"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Burhan Doğançay’a bir gün Konya’dan da alıcı çıkacak

BERLİN hem duvarın yıkılmasının, hem İstanbul ile “kardeş şehir” olmanın 20. yılını kutluyor.<br><br>Almanya’nın başkenti ne zamandır duvarın yıkılmasıyla ilgili etkinliklere hazırlanıyordu.

Onları kaçırdım ama hafta sonunda “kardeş şehir” kutlamaları çerçevesinde Berlin’deki “İstanbul Next Wave” sergilerini gezdim


İBB, Berlin Senatosu
ve 300 yıllık Akademie der Künste’nin işbirliği gerçekleştirilen “İstanbul Next Wave” üç sergiden oluşuyor.


Üçü de birbirinden muhteşem tek kelimeyle.


Türkiye’nin çağdaş sanatını tanımak isteyen Almanlar için kaçırılmayacak bir fırsat.


Kentin en görkemi sanat mek^anlarından Martin-Gropius- Bau’daki “İstanbul Modern- Berlin” Sergisinde İstanbul Modern’den 66 eser var.


Akademie der Künste
’nin iki değişik mek^anındaki iki serginin birinde kadın sanatçılarımız var, diğerinde ise toplumsal konuları işleyen sanatçılar.


Sergilerin kürotörleri Çetin Güzelhan, Levent Çalıkoğlu, Beral Marda ve Akademie der Künste’den Johannes Odenthal.


Ancak İstanbul’un Berlin’e armağan sadece görsel bir şölen değil.

 

KEŞKE ÖZDEMİR GELSEYDİ


Sergilere paralel etkinlik olarak hafta sonunda “Kozmopilitlik” meselesinin tartışıldığı bir panel de düzenlendi Berlin’de.

Almanya’da sesini göç, entegrasyon, zorunlu evlilikler gibi çalışmalarıyla duyuran sosyolog-yazar Necla Kelek’i böylelikle ilk kez dinleme fırsatını buldum.


Kelek-Bedri Baykam
ikilisinden sonra, İstanbul’un “kozmopolitliğini” en iyi anlatan yazarlardan biri Mario Levi ile Almanya’da yaşayan Suriye asıllı ressam Marwan’ı dinledik.


Yeşiller Partisi
’nin eş başkanı Cem Özdemir de panele bekleniyordu ancak gelmedi.


Gelseydi eminim ki, Türk/Alman bir politikacı olarak “kozmopolitliğin” tartışıldığı panele önemli bir katkı sağlayacaktı.


“Kozmopolitlik”
panelinin sponsorları Akademie der Künte ile Contemporary İstanbul ikilisiydi.


Aynı zamanda İkon Turizm’in sahibi olan Ali Güreli, Contemporary İstanbul’un Yönetim Kurulu Başkan.


Contemporary İstanbul
Direktörü Dr. Emin Mahir Balcıoğlu ile birlikte Türkiye’de “çağdaş sanatı kanatlandıracak” sayısız fikirleri var Güreli’nin.

 

SANATA CİDDİ YATIRIM

 

“Uluslar arası iş birlikleriyle etkinlikler düzenleyerek Contemporary İstanbul olarak daha yararlı olmaya karar verdik” diyor.

Berlin’deki “Kozmopolitlik” paneli “CI Diyalog” adıyla başlatılan konferans dizisinin üçüncü halkası.


Daha önce aynı tema İstanbul’da uluslar arası iki panelde ele alınmış.


“Kozmopolitlik”
kavramı dördüncü ve son kez nisan ayında New York’ta tartışılacak ve bir kitap haline getirilecek.

Contemporary İstanbul, bienal nedeniyle iki serginin de sponsorluğunu üstlenmiş.


Ayrıca Montreal Uluslar arası Yeni Sinema Festivali’ndan de ödülle dönen, genç sinemacı İsmail Necmi’nin “Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım?” filminin ana sponsoru.


“Sanata ciddi bir yatırım yapıyoruz”
diyor Ali Güreli.


“İstanbul Sanat Etinlikleri AŞ.’yi kurduk. K^ar amacı gütmüyoruz. Hedefimiz sanat konuşanların, izleyenlerin ve satın alanların artması o kadar”
diyor.


Bunların hepsi güzel.


Ancak ne yalan söyleyeyim beni en fazla heyecanlandıran başka bir projesi var Güreli’nin.

 

ANADOLU ZENGİNLERİNE DANIŞMANLIK

 

Sanatı geçtiğimiz son yılda hızla sanayileşen, zenginleşen Anadolu kentlerine taşımak.

“Anadolu Kaplanları”nın gerçek anlamda burjuvalaşmasını sağlayabilecek önemli bir girişim bu.


Nereden bakarsanız bakın, geçtiğimiz 10 yıl zarfında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde büyük sermaye birikimi yapmış aileler var.


Çoğu için sanata yatırım yapmanın vakti geldi.


Sorun şu:


Onlara kim yol gösterecek?


Ali Güreli “Birinci kuşak olsun, ikinci kuşak olsun Anadolu Kaplanları arasında mutlaka sanatla ilgili birileri vardır. Özellikle de resim sanatı.
Bunlara danışmanlık yapacağız”
diyor.


İyi resim nedir, ne değildir?


Nasıl bilinçli bir sanat yatırımcısı ve koleksiyoner olunur?


İşte bu gibi konuları işleyen seminerler verilecek.


2010
yılında Ankara, Konya, Bursa, Trabzon ve Gaziantep’te başlayacak seminerler için hem yurt içinden, hem yurt dışından Sotheby’s’in ayarladığı konuşmacılar gelecek.


Söz konusu şehirlerin ticaret odalarıyla temaslar başlamış bile.


Biz bunları Ali Güreli ile konuşurken Burhan Doğançay’ın “Mavi Senfoni” tablosunun 2 milyon 200 liraya satıldığı haberi geliyor.


Birkaç yıl sonra Doğançay’ın başka bir tablosuna bu kez Konya’dan alıcı çıkarsa fena mı olur? 
 

Krize rağmen Contemporary İstanbul’a büyük talep var

 

CONTEMPORARY İstanbul’un dördüncü çağdaş sanat fuarıaralık ayının ilk haftasında Lütfi Kırdar’da.


Bu yıl kriz nedeniyle katılım nasıl?


“Büyük talep oldu krize rağmen”
diyor Güreli.


Fuara katılmak için 184 galeri başvurmuş ancak yerin kısıtlı olması nedeniyle 73 tanesi kabul edilmiş.


Dünyada da böyle.


Kriz sanat galerilerini ve alıcıları teğer geçmiş gibi.


Önümüzdeki yıl Lütfi Kırdar’daki fuar alanı iki katına çıkacak ancak galeri sayısı “kalite” kaygısıyla sadece yüzde 20 oranında artacak.


Contemporary İstanbul
bu yıl Suriye ile “yeni bir açılım” süreci başlatmış.


Ülkenin önde gelen beş çağdaş sanatçısı davet edilmiş.


Suriye’
de çağdaş sanat galericiliği pek gelişmemiş olduğundan bizzat sanatçılar davet edilmiş


Fuara ayrıca Dubai, İsrail, Güney Kore, Çin ve “kardeş şehir” etkinlikleri nedeniyle Berlin’deki galerilerden katılanlar var. 

X