Dünya Haberleri

    Burada hasta hangi dilden isterse o dilden hizmet alıyor

    Ayhan CAN / DONAUESCHINGEN
    06.05.2017 - 10:31 | Son Güncelleme:

    Almanya’nın kür bölgesi Kara Ormanlar’ın eteğindeki Donaueschingen kentindeki MediClin’deki Kültürlerarası Psikosomatik Rehabilitasyon Bölümü’nde göçmen kökenlilere de sağlık hizmeti veriliyor. Bu birimde görev yapan psikologlar, terapistler, sosyal danışman ve hemşireler, hastalarla Türkçe konuşuyor. Birimin başında Almanya’nın önde gelen transkültürel psikoterapistlerinden Prof. Dr. Jan Kızılhan bulunuyor. Kızılhan, halen 12 hastanın tedavi gördüğü birimin kapasitesinin iki yıl içinde 40’a yükseltmeyi planladıklarını söyledi. Kızılhan’ın “En büyük destekçim” dediği eşi Mona Kızılhan da hastanenin organizasyonunda görevli. Kızılhan çifti, Hürriyet’in sorularını yanıtladı.

    TÜRK hastaları, Alman hastalardan farklı kılan nedir?
    * Farklı kültürlerden gelen insanlar hastalık ve tedavide farklı anlayışlara sahiptir. Göçmen hastaların tedavisinde, kültür ve göç faktörleri yeterince dikkate alınmıyor. Oysa psikosomatik hastalıklarda özellikle bu faktörler önemli bir rol oynuyor. Göçmenler, genellikle kendilerini Almanca olarak yeterince ya da hiç ifade edemedikleri için, dertlerini anlayacak birilerini bulmak için doktor doktor geziyor. Bunun neticesinde hem hayal kırıklığı yaşıyor, hem gereksiz yere zaman harcıyor, hem de bu arada hastalık dereceleri artıyor. Bu nedenle örneğin depresyon veya korku gibi psikolojik rahatsızlığı bulunan göçmenlerin tedavilerine ortalama olarak sekiz yıl gecikmeyle başlanabiliyor.
    Hastalarınız en çok hangi şikayetle size başvuruyor?
    Genellikle, gelecek endişesinden, ailevi sorunlardan, kuşak çatışmasından veya şiddet ve zorla evlilik kaynaklı depresyon, korku, psikolojik ağrı ve travma şikayetiyle bize başvuruyor. Fiziki güç kaybı ve buna bağlı olarak erken emeklilik talebiyle bize geliyorlar. Ancak bizim vereceğimiz raporlarla kesinlikle emekli olunacak diye bir şart yok. Tedavi sonucundaki sağlık durumuna göre rapor veriyoruz. Ayrıca organik olmayan uyku bozuklukları ve stres kaynaklı rahatsızlıklar da sayılabilir.

    Burada hasta hangi dilden isterse o dilden hizmet alıyorGöçmen hastalarınızın Alman sağlık sisteminde karşılaştığı en büyük zorluk nedir?
    Almanya’da nüfusun yüzde 20’si göçmen kökenli. İstatistiki olarak önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık 1 milyon 200 bin Türkiye kökenli emekli olacak. Birinci nesil Türklerin arasında bakıma muhtaç olanların sayısı da önümüzdeki yıllarda artacak. Ancak Almanya genelinde kültürlerarası bakım konsepti olan huzurevlerinin sayısı 10-12’yi geçmiyor. Almanya’daki sağlık ve bakım sektörü, yaşlanan göçmen nüfusa hala hazırlıklı değil. Bu kesimi önümüzdeki 10-20 yıl için büyük zorluklar bekliyor. İnsanların ömrü giderek uzuyor ve yaklaşık 80-90’a dayanıyor. Yaşlandıkça da rahatsızlıklar artıyor. Biz de ileride göçmenlerin tıbbi ve bakım ihtiyacına cevap verebilmek için göçmen yaşlılara özgü somatik hastalıkların tedavi edildiği merkez kurmayı planlıyoruz.

    Burada hasta hangi dilden isterse o dilden hizmet alıyor

    Kültürlerarası Psikosomatik Rehabilitasyon merkezinde görev yapan Mona Kızılhan, Psikolog Şükran Sever-Kettler, Psikolog Vakkas Çelik, Hemşire Belgin Dökmeci, Doktor Cornelia Beinhofer, Psikolog Zeynep Öztan ve Sosyal Danışman Berna Horozoğlu (soldan sağa).


    Eşinizle birlikte MediClin am Vogelsang Kliniği’nde kurduğunuz ve başkanlığını yaptığınız Kültürlerarası Rehabilitasyon Bölümü’ne ilişkin hedefiniz nedir?
    * Her hastanın kültürel özelliklerinin göz önünde bulundurulmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Göçmenlerin sağlığına kavuşmaları ve yaşam kalitelerinin artmasını misyonumuz olarak görüyoruz. Bütünsel, biyo-psiko-sosyal tedavi yaklaşımımız ile hastalarımızın günlük yaşamını yeniden sürdürebilmelerine giden yolda onlara eşlik ediyoruz. Hastalar sunduğunuz hizmetten memnun mu?
    * Hem uyguladığımız terapi konsepti hem de iki dilli terapistlerimiz, hastalarımız tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Taburcu ettiğimiz hastalarımız, evlerine döndüklerinde bizleri yakınlarına tavsiye ettiklerini görüyoruz. Tedavi konseptimizin başarısını, istatiksel olarak bir yıl sonraki yapacağımız analiz sonucunda açıklayacağız. Hizmetlerimizin başarılı sonuçlar verdiğini şimdiden söyleyebiliriz. Zira yaptığımız çalışmalar, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin başlattığı ‘Göç ve Psikolojik Rahatsızlıklar’ konulu iki araştırmaya konu ediliyor. Ayrıca, üniversitelerde göç ve psiko-sağlık konularında akademik düzeydeki doktora ve master çalışmalardan elde edilen bilimsel bulguları, merkezimizde hayata geçirmek istiyoruz.

    Burada hasta hangi dilden isterse o dilden hizmet alıyor

    Tedavi konseptleriniz hakkında biraz bilgi verir misiniz?
    Başta depresyon, korku, ağrı ve stres faktörüne bağlı birçok psikolojik rahatsızlıkların yanı sıra, kişilik ve davranış bozuklukları konusunda da terapi hizmeti sunuyoruz. Bir diğer tedavi uzmanlık alanımız, göçmen kökenli hastalarımız için özellikle Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak sunduğumuz özel ve yüksek kaliteli psikosomatik rehabilitasyon konseptidir. İhtiyaç duyulması halinde, ayrıntılı bir sosyal ve sosyo-hukuki danışmanlık ve mesleki entegrasyon konularında da yardım sunuyoruz. Bize başvuran göçmen hastalarımıza, arzu ettikleri dilde terapi görme imkanı sunuyoruz. Dil engeli olmayan hastalarımız, tedavilerini Alman terapistler eşliğinde de görebiliyor. İstenmesi halinde iki dilli hekimler tarafından tıbbi bakım da veriliyor. Hastalarımızın beslenme alışkanlıkları gibi kültürel ve inançları, tıbbi ve tedavi ihtiyacı, toplumsal yaşama entegrasyon ve katılımlarını teşvik etmek amacıyla dikkate alınıyor. Bunun için klinik içinde özel hazırladığımız bir çay odamız da var.

    İLK BAŞVURU AİLE HEKİMİNE YAPILMALI

    Mediclin’in organizasyon yönetiminde görev yapan Mona Kızılhan, kendilerinden sağlık hizmeti almak isteyecek hastalar için şu öneride bulundu:
    “Rehabilitasyon başvurusunun ilk etapta aile hekimine (hausarzt) yapılması gerekiyor. Aile hekimi hastayla birlikte başvuru formunu doldurup, sağlık sigortasına veya Alman Emeklilik Sigortası’na gönderir. Çalışma hayatından kaynaklanan bir rahatsızlıksa, yetkili kurum Alman Emeklilik Sigortası’dır, değilse kişilerin üyesi oldukları sağlık sigortasıdır. Önemli olan rehabilitasyon ihtiyacını iyi bir şekilde gerekçelendirilmesidir. Başvuru reddedilirse itiraz hakkı var. Hastalar, Almanya’nın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, bu klinikte tedavi görme talebinde bulunabilir. Emeklilik Sigortası, yol masraflarını karşılıyor. Başvuru süreciyle ilgili hastalarımıza bilgi vermek ve tedavileri konusunda yönlendirmek için çeşitli dillerde danışmanlık hizmeti veriyoruz. Vatandaşlarımız, arzu ettiklerinde bizimle temasa geçip, rehabilitasyon başvuru prosedürüne ilişkin bilgi alabilir.”

    AYRINTILI BİLGİ ALMAK İÇİN

    MediClin Klinik am Vogelsang, Donaueschingen kentinde Alte Wolterdinger Straße 68 adresinde hizmet eriyor. Pazartesi, salı ve perşembe günleri 09.00 ila 11.00 saatleri arasında 0771 / 851 613 numaralı telefondan veya info.vogelsang@mediclin.de mail adresinden klinik hakkında bilgi alınabilir.

    1100 KADIN VE ÇOCUĞU DEAŞ’TAN TURTARDI

    Batman doğumlu Prof. Dr. Jan İlhan Kızılhan (50), 1973 yılında Almanya’ya geldi. Bochum ve Washington Üniversitelerinde psikoloji öğreniminden sonra Los Angeles’te İnsan Hakları Projesi kapsamında psikolog olarak bilimsel çalışmalar yaptı. Kültürlerarası psikiyatri alanında 20 yıldır 180’i aşkın yaptığı bilimsel araştırma ve çalışmalarla çok sayıda ödül aldı. Villingen Schwenningen Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu Psikoloji ve Göçmenlik Bölümü öğretim üyesi ve aynı zamanda Freiburg Albert Ludwigs Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü Göç ve Rehabilitasyon Çalışma Grubu Projesi’ni yönetiyor. Baden Württemberg eyalet hükümeti tarafından 2015’te başına getirildiği Yardıma Muhtaç Kadın ve Çocuk Kontenjanı adlı proje kapsamında, terör örgütü DEAŞ’ın elinden kurtarılan yaklaşık bin 100 kadın ve çocuğun Almanya’ya getirilerek tedavi olmalarını sağladı. Bu çabasından dolayı eyaletin liyakat nişanı ile ödüllendirildi.
    Prof. Kızılhan, 12 ve 16 yaşında iki çocuk babası.

     Burada hasta hangi dilden isterse o dilden hizmet alıyor

    ‘DEMOKRASİ ÖDÜLÜ’ ALMIŞTI

    Prof. Dr. Jan İlhan Kızılhan ile savaş muhabiri Düzel Tekkal, IŞİD terör kurbanı Yezidi kadın ve çocuklara yaptıkları yardımlardan dolayı Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) tarafından Demokrasi Ödülü’ne layık görülmüştü. Berlin’deki törende konuşan AJC Direktörü Deidre Berger, Kızılhan ve Tekkal’ın, IŞİD teröristleri tarafından Irak’ta baskı gören, katledilen ve yurtlarından sürülen Yezidi kadın ve çocuklara yardım eli uzatarak çektikleri ıstırabın dindirilmesine yaptıkları katkılardan dolayı ödüllendirildiklerini söylemişti.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı