Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Burada bitmez

    Hürriyet Haber
    25.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan, hakkındaki 10 aylık mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onanmasının ardından dün Belediye Sarayı Tören Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, FP Genel Başkanı Recai Kutan ve FP Başkanlık Divanı üyelerinin de katıldığı toplantıda şunları söyledi:

    VARSIN TAYYİP MAHKÛM OLSUN

    Karar yalnızca ülkemizin hukuk anlayışını değil, bütün bir milletin adalete inancının üzerine gölge düşürdü. Yine de ben umutluyum. Çünkü milletim mahzun olmadığı sürece ben mahzun olmam. Varsın Tayyip Erdoğan mahkûm olsun. Yeter ki bu aziz millet hiç bir zaman mahkûm ve mahzun olmasın. Duygularımı paylaşanlara teşekkür ediyorum ve tekrar ediyorum: İşte ben buradayım. Sevgili yurdumun ve dünya kamuoyunun gözleri önündeyim ve müsterihim. Siz de müsterih olunuz. Bu şarkı burada bitmez. Çünkü biz bir maraton koşucusuyuz ve biz bu aziz milletin kara sevdalılarıyız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve diyorum ki Allah'ın dediği olur ve sizi Allah'a emanet ediyorum.

    HUKUK ADINA TRAJEDİ

    Bir şiir okuduğum için mahkûmiyet kararı almış bulunuyorum. Öncelikle bu kararın hukuk tarihimiz adına bir trajedi, bir utanç sayfası olduğunu belirtmek isterim. Mafyalaşmanın, çeteleşmenin, kokuşmuşluğun dibe vurduğu bir ortamda, benim yolsuzluktan değil, cinayetten değil, kul hakkı yemekten değil, sadece ve sadece okuduğum bir şiir nedeniyle ceza almam beni değil, sadece bu ülkenin hukuk anlayışını küçültür.

    YARGIYA GÖLGE DÜŞTÜ

    Bu ceza milyonların bana olan güvenini değil, adalete olan güvenini sarsmıştır. Yargının üzerine siyaset gölgesi düşüp, siyasallaşmaya başladığının endişesini uzun zamandan beri kapatılan partilerden, içeri tıkılan düşünce ve siyaset adamlarından, aydınlardan, gazetecilerden biliyorduk. Ama bir taraftan da yüreğimizin bir köşesinde adaletin eninde sonunda tecelli edeceği, hukukun yalnızca adalet ilkelerine göre işleyeceği ve bu karanlık döneme ait olumsuzlukları geride bırakacığımız günlere de içten içe inanıyorduk. Fakat, bu son karardan sonra görüyoruz ki adli yılın açılışında bizzat Sayın Yargıtay Başkanı'nın ifade ettiği gibi, yargı gerçekten bağımsız değil.

    ÇOCUKLARINIZA İZAH EDEMEZSİNİZ

    Siyasi rakiplerimiz, kendilerini iyi bilen güç ve çıkar odakları, seçim sandıklarında karşımızda duramayacaklarını, önümüzü kesemeyeceklerini iyiden iyiye anlamış olmalılar ki böyle bir yola başvurdular. Bu yanlış bir yoldur. Çünkü, adalet gün gelecek, yargıyı siyasallaştıranlara da lazım olacaktır. Bu kararı düşünce özgürlüğü kapsamındaki diğer yanlış kararları, kendi çocuklarınıza izah edemezsiniz. Yaşadığımız dünyaya izah edemezsiniz. Çünkü, her hangi bir zamanda, her hangi bir kimseye yapılan adaletsizliği, şimdiye kadar hiçbir hukuk anlayışı, hiçbir yönetim, hiçbir güç odağı meşrulaştıramamıştır.

    UĞRAŞTIĞIMIZ KONULARA BAK

    Bakınız bu ülkenin hukuk siyaset ve demokrasi tarihindeki Yassıada faciasını görünüz. Aradan 40 yıl geçmiş, dünya değişmiş ama bizim ülkemizin insan hakları ve demokrasi arayışında geldiği noktaya bakınız. 2000'li yıllara gireceğiz. Uğraştığımız konulara bakınız. Şiiri suçluyoruz, düşünceyi dışlıyoruz, özgürlükleri askıya alıyoruz. Sonra da dünya insan hakları konusunda, düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda bizi neden beğenmiyor diye şikâyet ediyoruz. Bu yasaklarla nereye kadar gidebilirsiniz? Hangi gerçeği yasaklarla örtebilirsiniz?

    KESİNLİKLE SUÇSUZUM

    Ben bu şiiri okumakla, herhangi bir hata yaptığımı düşünmüyor ve kesinlikle suçsuz olduğuma inanıyorum. Ben o konuşmamda, milli birliğe, sosyal barışa ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne çağrıda bulundum. Benim için değerli olan aziz milletimin vicdanının sesidir. Siyasetteki yerimi de aziz milletim tayin edecektir.

    YENİ BİR BAŞLANGIÇ

    Bu nedenle hakkımda verilen bu haksız karar demokrasi mücadelemiz için yeni bir milattır. Yeni bir başlangıçtır. Kutlu olsun. Tayyip Erdoğan, bölücülük mü yapmış, tahrik mi etmiş, yoksa sadece ve sadece bu millete hizmet mi etmiş?

    YILMAYACAĞIZ, GÜÇLENECEĞİZ

    Ülkemde düşünen konuşan, hizmet eden herkese çok çektirildi. Şimdi bize de çektirmek istiyorlar. Biz çekmeyeceğiz, yılmayacağız ve daha güçlü çıkacağız. Bu mahkûmiyet kararının onaylanmasıyla herşey burada noktalanmış olmadı. Bu can bu tende oldukça, haksızlık karşısında susmayacak ve evrensel hukuk kuralları çerçevesinde milletimin hukukunu savunmaya devam edeceğiz.

    Kutan: İkinci Tayyip daha çok oy alır

    Basın toplantısında ilk konuşmayı yapan FP Genel Başkanı Recai Kutan, Erdoğan'ın mahkûmiyetini, ‘‘Bir siyasi kazaya uğradı’’ diye yorumladı. Bu kararla Başkan Erdoğan'ın yerel seçimlerde aday olamayacağını hatırlatan Recai Kutan, ancak onun yerine FP tarafından aday gösterilecek, ikinci Tayyip Erdoğan'ın çok daha fazla oy alacağını ileri sürdü.

    Miting gibi

    Belediye önünde ve yan caddelerde toplanan yaklaşık 30 bin kişi dün Tayyip Erdoğan'a destek verdi. Dışarıya yerleştirilen 3 dev ekrandan canlı olarak yayınlanan basın toplantısını izleyen protestoculardan bazıları ellerindeki pankartlarla serin havaya aldırış etmeden belediyenin havuzuna girdiler. Siyasi hayatı biten Tayyip Erdoğan dün belediye binasında düzenlediği basın toplantısında duygusaldı. Çok üzgün olduğu gözlenen Erdoğan'ı dışardaki kalabalığın attığı destek sloganları da teselli edemedi.

    Basın toplantısından notlar

    Şiir, slogan oldu

    Basın toplantısı yerli ve yabancı 200'e yakın basın mensubu tarafından izlendi. Çok sayıda kameraman salonu dolduran kalabalığın arasından güçlükle görüntü almaya çalıştı.

    Dışarıdaki kalabalık, ‘Mücahit Erdoğan’, ‘Vur vur inlesin, Ankara dinlesin’, ‘Öl de ölelim, vur de vuralım’, ‘şerefsiz medya’, 'Çankaya'nın şişmanı, İslam düşmanı', ‘Başkan nerede, biz oradayız’, ‘ Türkiye seninle gurur duyuyor’, ‘Hükümet istifa’, ‘İsrail, Mesut’la gurur duyuyor', ‘Başkan burada, çeteler nerede’, ‘‘İnadına hepimiz birer Tayyibiz', ‘Tayyipler burada, şerefsizler nerede' sloganları attı, daha sonra tekbir getirdi.

    Hep birlikte İstiklal Marşı da söyleyen kalabalık, bir ara da ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yarmurda, şimdi sıra geldiği başbakanlığa' şarkısını söyledi. Ayrıca hep bir ağızdan, ‘Camiler kışlamız minareler süngümüz' diye bağırıldı.

    Erdoğan, toplantı boyunca soğukkanlı görünmesine rağmen, konuşmasının bazı yerlerinde duygusallaştı. Suçsuzluğunu öne sürdüğü yerlerde ise sesini aşırı yükseltmesi dikkat çekti.

    Erdoğan'ın duygusallaştığı anlarda FP Genel İdare Kurulu üyelerinden Oya Akgönenç ile bazı belediye görevlilerinin sessizce ağladıkları görüldü. GİK üyesi Nazlı Ilıcak da Erdoğan konuşurken sürekli olarak alkışladı, salondakilerin slogan atmalarına da tempo tutarak eşlik etti.

    Yabancı basın mensuplarının da ilgi gösterdiği toplantıda, Erdoğan ceza almasına neden olan şiirden söz edince, kalabalık ‘‘Bir daha bir daha' diye bağırdı. Ancak Erdoğan bu isteğe uymadı.

    Basın toplantısını Amerika'nın İstanbul Başkonsolosluğu'ndan da üç kişi izleyerek, notlar aldı.

    ANAP: Mahkumiyetten hüzün duyduk

    ANAP Genel Başkan Yardımcısı Agah Oktay Güner, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mahkumiyetinden hüzün duyduklarını söyledi. Güner, dün toplanan Genişletilmiş Başkanlık Divanı'ndan sonra düzenlediği basın toplantısında, Erdoğan'a ilişkin karar hakkında görüşlerinin sorulması üzerine şunları söyledi: ‘‘Tayyip Erdoğan'ın mahkumiyetinden, her siyaset adamının mahkumiyetinden duyduğumuz hüznü duyduk. Ancak Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde siyasiler de, diğer bütün vatandaşlar gibi mevcut kanunlara uymak zorundadırlar. Türkiye'de düşünceyi suç olmaktan çıkarmak ANAP'ın temel felsefesidir. ’’

    Avrupa: Utanç verici

    İstanbul Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan'ın cezasının Yargıtay tarafından onaylanması, Avrupa'da büyük tepkiyle karşılandı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 30'ya yakın üyesi bu konuda yazılı bir deklarasyon yayınlayarak Yargıtay kararını kınadılar. Konu AKPM'nin Siyasi ve Hukuk Komisyonlarında da ele alındı. AKPM'nin İzleme Komitesi de dünkü toplantısının büyük bir bölümünü bu konuya ayırdı. Türkiye'yi iki hafta önce ziyaret eden ve AKPM'ye sunacakları Türkiye raporu ile ilgili bilgi veren Macar Andras Barsony ve Avusturyalı Walter Schwimmer de Erdoğan'ın düşünce ve ifadeleri nedeniyle mahkum olduğunu belirterek, bu kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirttiler. Avrupa Parlamentosu da Erdoğan kararına tepki gösterdi. Parlamentoya Türkiye ile ilgili Kasım ayında bir rapor sunacak olan Avusturyalı Johannes Swoboda yayınladığı bir deklarasyonda kararı, 'Türkiye gibi AB üyeliğine aday olan bir ülke için utanç verici' olarak niteledi.

    GÜL: İKİNCİ MENDERES VAKASI

    FP Milletvekili Abdullah Gül de Avrupa Konseyi'nde düzenlediği bir basın toplantısında, 'Bu karar vicdanlarda kapatılamaz bir yara açmıştır' dedi. Gül kararı 'İkinci Menderes vakası' olarak niteledi. Çeşitli çevrelerin kendilerini hukuk ve demokrasi mücadelesinin dışına çekmek istediklerini belirten Gül, 'Bu oyuna gelmeyeceğiz' dedi.

    Basına saldırı

    Tayyip Erdoğan basın toplantısının ardından Recai Kutan'la birlikte balkona çıkarak kalabalığı selamladı. Erdoğan'la birlikte balkona çıkan basın mensuplarına, aşağıdaki kalabalık tarafından bozuk para ve çakmak atıldı. Aşağıdakilerin bu tepkilerine balkondaki bir grup da katılınca gazeteciler tartaklandı. Yeni Yüzyıl Gazetesi muhabirleri Ahmet Dumanlı ve Adnan Gül en çok tartaklanan kişiler oldular. Belediye önünde toplanan kalabalıktan yoğun tepki gören medya mensupları, bina içine girerek görevlerini sürdürmeye çalıştılar. Balkona çıkıp görüntü olmaya çalışan kameramanlar ve foto muhabirleri de meydandaki kalabalığın hakaretlerine ve bozuk para yağmuruna hedef oldular. FP Milletvekili Mukadder Başeğmez, balkona çıkarak, bu çirkin görüntüyü engellemeye çalıştı. Atılan bozuk paralardan biri de Başeymez'in kaşının üzerine geldi. Başeymez bunun üzerine balkondaki medya mensuplarını bina içine çekerek, güvenlik altına aldı. Toplantı sonrasında belediye binasından ayrılmak isteyen medya mensupları, kalabalığın saldırısına uğradılar. İçeriye girmek zorunda kalan medya mensupları, güvenlik güçlerinin yardımıyla binadan ayrıldılar.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı