Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bunun neresi iyileşme?

<B>AVRUPA Birliği'</B>ne uyalım, iyi... Bunun için <B>kurallarımızı </B>gözden geçirelim... O da iyi.

Gerçi Avrupa Birliği'ne uymak demek -bizdeki yaygın anlayışın aksine- her konuda vidaları gevşetmek anlamına gelmez.

Velakin... Genelde daha hoşgörülü, daha özgürlükçü bir düzenin kurallarını benimsemeyi gerektirir.

Diyoruz.

Bu dediğimiz konusunda siz de aynı kanaatte iseniz, hükümetin TBMM'ye sunduğu ‘‘uyum’’ amaçlı son yasa tasarısının, Türk Ceza Yasası'nın 159'uncu maddesini değiştiren önerisine birlikte bakalım:

Önce şu 159'uncu madde nedir?

Bu madde, özgür basın kavramıyla çatışır. Bu madde, dikta eğilimli (veya yapılı) yönetimlerin en çok kullandığı cezalandırma aracıdır. Çünkü bu madde özellikle hükümete, TBMM'ye, askeri kuvvetlere, emniyete, yargıya hakaret suçlarını cezalandırmayı amaçlar.

Aydınların, basın mensuplarının eleştiri amacıyla yazdıkları yazılar (veya radyo ve TV'deki yayınlar) çoğu kez bu maddeye toslar.

Hemen belirtelim:

Önce 1961 sonunda kurulan İsmet İnönü kabinelerinin, sonra Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın, basına karşı hoşgörülü bir politika izlemeleri yüzünden bu madde pek fazla can yakmadı. Oysa 1960'tan önce, özellikle Demokrat Parti'nin iktidar yıllarında gazetecileri -ve hükümeti eleştiren aydınları- sindirmek ve susturmak için en çok uygulanan madde şimdi sözünü ettiğimiz 159'uncu madde idi. Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Emin Yalman, Falih Rıfkı Atay gibi o dönemin önde gelen başyazarları bu madde yüzünden mahkeme mahkeme dolaşır dururlardı. Pek çok yazıişleri müdürü bu maadde yüzünden hapislerde yattı.

Daha önceki yılların durumu daha kötüydü. Hükümeti rahatsız etmek bir şekilde cezalandırılmak için yeterdi.

Şimdi getirilen hüküm, eğer mevcut durumu iyileştirmeyi amaçlıyorsa, doğrusunu söylemek gerekirse biz anlayamadık, neyi iyileştiriyor, nasıl iyileştiriyor.

Dahası... Bugünkü haliyle kalsa Avrupa Birliği normlarından hangi noktada farklı idi de... Şimdi ona uyum sağlamak için yeni hüküm getirildi?

Merak ediyoruz... Çünkü yürürlükteki hükümle yeni getirileni karşılaştırınca yasadaki dilin daha açık bir Türkçe ile kaleme alınmasından ve bir de evvelce suç sayılmayan bazı hususların maddeye suç sayılacak şekilde yerleştirilmesinden başka fark göremedik. Yani dil iyileştirilmiş ama içerik daha da kısıtlayıcı hale getirilmiş. Örneğin bugüne kadar yazınızda hükümet değil de siyasi iktidar deseniz suç işlemiş sayılmazdınız. Çünkü siyasi iktidar genel bir kavramdır. Oysa yeni şekliyle madde siyasi iktidar diyerek hükümete hakaret ettiğiniz için bir yıldan üç yıla kadar hapse mahkûm edilmenizi gerektirebilir. İyileştirme bu mu?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI