Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bunlarla bu kadar...

Oktay EKŞİ

Rauf Tamer dostumuz yazısına dün, bir önceki gün yazdığı ‘‘Erez'li günler’’ başlıklı olanı çöpe atmak zorunda kaldığını söyleyerek başlamıştı.

Aslında yazı yayınlanmıştı ama anlaşılan ‘‘Erez'in hükümeti kurma çalışmaları sabote edilince artık geçerliği kalmadı’’ demek istiyordu.

Sebep malum:

Tansu Çiller'in ortalığı karıştıran (Tamer'e göre krizi çözen) önerisi üzerine siyaset dünyası çok hızlı bir trafik yaşamaya başladı.

En güzeli... Her biri ‘‘tutarlı’’ olmakla övünen siyasi liderlerimiz bu ‘‘tutarlılıklarını’’ korumak uğruna (ki hepsi de aslında çelişkiden çelişkiye sürüklendiler) hem kendilerini hem de birbirlerini bulundukları yere içeriden kilitlediler.

Kilitlemekle kalmadılar, -anlaşıldığına göre- anahtarı da pencereden dışarı attılar.

Şimdi ‘‘Peki ama biz buradan nasıl çıkacağız?’’ diyerek aynı şeyi yapan öteki liderleri suçlamaya başladılar.

Nitekim anımsarsınız:

Mesut Yılmaz ile Bülent Ecevit, şu anda hükümeti kurma görevini üstlenen Yalım Erez'i destekleyeceklerini kamuoyu önünde hiç tereddütsüz açıklayan liderlerdi.

Ama şimdi desteklememenin yolunu arıyorlar. Çünkü (Tansu Çiller'in destek vaadi üzerine) yeni hükümeti kurmak üzere Bülent Ecevit'in önünün açılmasını sağlamaya çalışıyorlar.

Oysa öte yanda Yalım Erez, kendisine verilmiş sözlerin (Yılmaz ve Ecevit'in destek vaatlerinin) tutulmasını talep ediyor. ‘‘Eğer vaatlerinden vazgeçtilerse bunu gerekçesiyle açıklamaları gerekir’’ demeye getiriyor.

Tansu Çiller, daha dün ‘‘Şapkadan tavşan çıkartır gibi hükümet çıkarmaya çalışmakla’’ suçlayıp ‘‘görevi iade edin’’ dediği Bülent Ecevit'i başbakanlığa getirmeye çalışmanın çelişkisini yaşıyor.

Deniz Baykal, Meclis'te 130 küsur sandalyesi olan ANAP'la aynı sayıda bakanlık isteyen, hatta bir CHP milletvekili Cumhurbaşkanı'na gidip, ‘‘Efendim bizden birkaç milletvekilinin kabineye girmesiyle sorun çözülür’’ anlamında bir şeyler söyledi diye ateş püsküren kendisi ve CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin değilmiş gibi, şimdi ‘‘Hiçbir özel şartımız yok. Şart müzakeresi yapmadık, anlayış paylaşması yapıyoruz’’ diyor.

Kısaca herkes kendi çelişkisinin açmazı içinde kıvranıyor.

İlginç bir açmaza da Fazilet Partisi düştü:

Yalım Erez'in kuracağı kabineye kesinlikle ret oyu vereceğini söyleyen Recai Kutan, şimdi mümkün görse CHP ile birleşip Erez'in kabinesini destekleyeceğini açıklayacak. Ama bunu yapma gücü yok.

İşte size bu siyasi liderler kadrosunun Türkiye'ye layık gördüğü durum bu...

Anımsatmak istemiyoruz ama, ikide bir aklımıza bir cumhurbaşkanı seçimini altı ayda sonuçlandırmayışları ve onu izleyen olaylar geliyor.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI