Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bunlardan sonra kim Fransız

    Hürriyet Haber
    25 Ocak 2012 - 00:00Son Güncelleme : 25 Ocak 2012 - 09:39

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fransa’ya yaptırımlar konusunda tutarlı, kararlı politika izlerse hükümetin yanında olacaklarını söyledi. Ancak Kılıçdaroğlu, Fransa’ya NATO kapısını Başbakan Erdoğan’ın açtığını belirterek, “Şimdi beni Fransız’la falan kıyaslamaya kalkıyor. Bütün bunlardan sonra kim Fransız? Sen otur yaptıklarına bak” dedi.

    Kılıçdaroğlu, CHP Grubu’nda özetle şunları söyledi:

    Hani 1789 Devrimi
    “Fransa Senatosu’nun aldığı kararla ‘Kendisini inkâr eden ülke’ olayına tanık olduk. Hani 1789 Devrimi? Hani aydınlanma, düşünce özgürlüğü vardı? Bunu düzeltmek Fransız halkı ve aydınlarının görevidir. Bu kara leke Fransız tarihinden çıkarılmak isteniyorsa, Fransız Parlamentosu’na düşen görev, teklifi anayasa mahkemesine götürmeleridir. 21’inci yüzyılın kara lekesiyle ilgili hükümetin atacağı kararlı adımların da yanında olacağız. Ancak bu konuda kararsızlık sergilenirse hükümeti eleştiririz.
    NATO kapısını açtın
    Sen Sarkozy’nin Fransa’sına NATO kapısını açtın mı, açmadın mı? Açtın. Libya’da Kaddafi linç edilirken sen keyif çattın mı? Gittin Kaddafi’nin elinden ödül aldın, o linç edilirken Türkiye’de keyif çattın. Şimdi beni Fransızla falan kıyaslamaya kalkıyor. Bütün bunlardan sonra kim Fransız? Sen otur yaptıklarına bak. Her türlü yaptırımı uygulayacağını söyledin. Göreceğiz bakalım nasıl uygulayacaksın.
    Dehlizlerin efendisi
    Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü basına, ‘Cinayetin herhangi siyasi boyutu ve örgüt bağlantısı yok’ dedi. Şimdi Osmaniye’de vali. O dönem İstanbul Valisi Muammer Güler, bu olayları bilmiyor muydu? Getirdik devletin en kozmik yönetimlerinden Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın başına. Dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü, şimdi Emniyet Müdürü. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü, şimdi Emniyet İstihbarat Daire Başkanı. 17 ihbar dilekçesi gidiyor, ‘Cinayet şurada, şu silahla işlenecek’ diye. ‘Haberimiz yok’ diyorlar. Hepsi örgütlü. Eski üst düzey istihbarat görevlisi, 20 Eylül 2010’da, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi’ne ifade verip süreci anlatıyor. Sayın Başbakan’a ‘Bu ifade tutanağı neden Dink’in avukatlarına verilmiyor?’ diye soruyorum. Başbakan, ‘Ankara’nın derin dehlizlerinde bu kaybolmayacaktır. Örgüt varsa bulunacaktır’ diyor. Beyefendi, derin dehlizlerin efendisi, sahibi sizsiniz. Pişkinliğin bu kadarına ‘Pes’ diyorum. Hâkim, ‘Örgüt suçlaması için yeterli delil yok’ dedi. Bu yargıcın çığlığıdır. Mahkemeler değil, savcı toplar delili. O delilleri, o yargıcın önüne kimler getirmedi. Az önce saydığım insanlar, AKP’nin gözde bürokratları. Bu dava AKP’nin gözetimi ve koruması altında yürütülen davadır. Başbakan ‘Mahkemelerin işine karışmayız’ diyor. Hâkimleri savcıları sağa sola dağıttığını bilmeyen mi var? Mahkemelerin işine karışmazmış. Sen bunu külahıma anlatırsın.
    Basmazsanız namertsiniz
    Belediye başkanımıza 397 yıl istiyorlar. Pazar günü isimsiz bir mail gelmiş Adalar Belediyesi’ni basmışlar. Biz Kayseri’de rüşvet defterini gönderdik. Orayı basan var mı? Orası AKP’nin belediyesi çünkü. Basacaklarmış bizim belediyeleri, basmazsanız namertsiniz. Genelkurmay Başkanı’ndan terörist olursa, belediye başkanı da örgüt lideri olur. İzmir teslim olmayacak. Başkanımız da teslim olmayacak.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı