Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bundan iyisi, KKTC’nin bağımsızlığıdır

    Hürriyet Haber
    01.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BURGENSTOCKAnnan planının son durumu, Türk tarafıının şimdiye kadar elde ettiği en ileri avantajları kapsıyor. Bundan daha iyisi bulunabilir miydi? Gayet tabii, eğer gücümüz varsa KKTC’nin bağımsızlığını ilan eder ve herkese de kabul ettirebilsek mesele kalmazdı. Bunu yapamayacağımıza göre, Türk tarafının bu planla iyiye en yakının elde ettiğini söyleyebiliriz.Bu yazıyı yazdığım sırada, Kıbrıs pazarlığının son aşamasına girilmişti. İçeride kıyametler kopuyordu. İkili görüşmeler, telefon trafiği, zaman zaman yükselen sesler. Her kafadan bir ses çıkıyor, herkes karşı tarafı etkilemek için sürekli “yarı doğruları” açıklıyordu. Gazetecilerin yanına gelen sözcüler iyi planlanmış söylentileri yayıp avantaj elde etmeye çalışıyorlardı. Bir an Yunanlılarla Rumlar salonu terkettiler haberi geliyor, bir saat sonra Türk tarafının canının çok sıkkın olduğu söyleniyor, bir süre sonra bütün bunlar yalanlanıyordu. Bir pazarlığın en zor yönü son dakikalarıdır.Blöfler yapılır, büyük abilere telefonlar edilir, medya kullanılır ve bir iki noktada avantaj sağlanmaya çalışılır. Bazen karşı tarafın avantaj sağlamaması için yalanlar söylenir, dramlar sahnelenir. Herşey o kadar hızlı gelişir ki, sizde neyin doğru neyin yanlış olduğunu bir türlü anlayamazsınız.Bundan dolayı sizleri gereksiz ayrıntılara boğmak, her saat başı değişen gelişmelerle yanıltmak istemiyorum. Dördüncü Annan planının ortaya koyduğu büyük resmi sizlerle paylaşmayı arzuluyorum. Burada varılan anlaşmanın, bildiğimiz kadarıyla, imzalansa da imzalanmasa da, referandumda kabul edilse veya reddedilse dahi Türk tarafına şimdilik ne getirdiğine bakmak istiyorum.1. Rumların denetimi ve yönetimi altındaki Kıbrıs Cumhuriyeti yok oluyor. Türkler ile Rumlar yeni bir Cumhuriyet kuracaklar. Herşey yeni, bayrağından milli marşına, yasalarından yargısına kadar eski ile ilgisi bulunmayan bu Cumhuriyet Türk ve Rum halklarından oluşuyor. 2. Şimdiye kadar Rumlar tarafından azınlık diye nitelendirilen Türk toplumunun ilk defa siyasi eşitliği sağlanıyor. 3. Türk toplumu tamamıyle kendi kendini yönetme hakkını elde ediyor. Kendi anayasası, kendi parlamentosu, kendi yasalarıyla apayrı bir varlık oluyor. 4. Bugüne kadar sadece Türkiye’nin tanıdığı, kağıt üstünde kalan, ambargolar altında inleyen, Uluslararası kamuoyunda itilip kakılan, kişi başına geliri 2.500 dolarda kalan KKTC, Uluslararası saygın bir statü kazanıyor, dünyanın tanıdığı yeni Kıbrıs Cumhuriyetinin ortak kurucu devleti haline geliyor. Avrupa Birliğine’de üye oluyor. 5. Türk tarafı ilerde Rumlar tarafından istila edilme tehlikesine karşı, göçmen sayısına ve mal-mülk edinme konularına getirilen kısıtlamalarla kesin ve somut güvenceler alıyor.6. Türk askerinin adada süresiz kalması ve garanti anlaşmalarının geçerliliği sağlanıyor.7. Kıbrıs Türk devletinin Türkiye ile ilişkisini sürdürebilmesine izin veriliyor.8. Avrupa insan Hakları Mahkemesinde sıra bekleyen 4.000 ve karar aşamasına giren 47 davadan kurtulunuyor. 9. Türkiye’nin AB ile müzakereleri başlatma yolundaki en büyük engel olarak görülen Kıbrıs sorunu ortadan kalkıyor.BUNDAN İYİSİ OLABİLİR Mİ?Yukarıdaki listeyi daha uzatabilirim.Ancak bir an için duralım ve kendi kendimize soralım: “ dördüncü Annan planından daha da iyi bir çözüm elde edilemez miydi? Daha fazla avantajlar sağlanamaz mıydı?”Gayet tabii sağlanabilirdi. Ancak bu mantığın sonu yok.İyisinin de iyisi olur.Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmakta vardır.Bazılarımız için en ideali, KKTC’nin bağımsızlığını ilan etmek, dünyanın tanımasını sağlamak veya Kuzey Kıbrıs’ı Türkiye’ye ilhak etmektir!Bunlara gücümüz yetse son 30 yıl içinde belki yapabilirdik. Oysa yapamadık ve bundan sonra yapılması da imkansız.Bugün varılabilecek en iyi çözüm dördüncü Annan planı ile önümüze konmuştur. Orasıyla burasıyla oynamak, bardağın boşlukları üzerine politika yapmak yerine bu planı nasıl işletebileceğimize bakalım. Kıbrıs Türklerinin elde ettikleri avantajları iyi kullanabilmeleri için yardımcı olalım.YUNANLILAR VE RUMLAR İŞTE BUNDAN DOLAYI KIZGINLARDördüncü Annan planı Yunanistan’da ve Kıbrıs Rumları arasında önce büyük hayal kırıklığı yarattı, ardından da hayal kırıklığı kızgınlığa ve tepkiye dönüştü.35 yıldır bu tip görüşmeleri izliyorum. Şimdiye kadar hiçbir zaman bu kadar rahat etmemiştim. İlk defa Türk tarafı ne istediğini biliyor, topu taca atmak yerine kararlı şekilde hedefine yürüyordu.Buna karşılık Rumlar sinir içinde kaçırdıkları bir treni son dakikada yakalamanın çarelerini arıyorlardı.Rumların bu kadar sinirli olmaları son derece doğal.Nasıl olmasınlar ki: - Sahip oldukları Cumhuriyeti kaybediyorlar ve düne kadar parya muamelesi yaptıkları, azınlık olarak gördükleri Türklerle ortaklığa zorlanıyorlar. Devleti birlikte yönetmek zorunda bırakılıyorlar.- Türk tarafı üzerindeki bütün ambargolar, tüm siyasi baskılardan vaz geçme durumunda kalıyorlar.- Kişi başına 18 bin dolarlık gelirlerini birkaç misli arttırmak varken Türklerle paylaşma durumunda bırakılıyorlar.- Bütün bunlara karşılık Kuzeyden doğru dürüst toprak alamıyorlar, göçmenlerinin büyük bir bölümünü geri gönderemiyorlar, Kuzey’deki mal-mülklerine geri dönemiyorlar.Siz Rumların yerinde olsanız çıldırmaz mısınız?Artık oyun bitti.Bundan sonra Türk toplumunun kendi geleceğine hakim olması ve politik oyunları bir yana bırakması gerekir. Bundan sonra zenginleşmek ve rahat etmek artık onların elinde. Bundan sonra Ankara’dan gönderilecek paralarla yaşamını nasıl sürdüreceğinin hesaplarını yapmak değil, Avrupa Birliği üyesi olarak Türkiye’ye nasıl avantaj sağlayacağını düşünmek gerekir.Gelin artık bugün memnun olalım.Birbirimizi yiyeceğimize elimize geçen bu fırsatı iyi kullanalım.* * *(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı