"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Bunalıma giriyoruz

MEB’nın dikkatine.... Bizler Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesinin 2006-2007 öğretim yılı mezunlarıyız.

Mezun olduğumuz bölümün adı ’Uygulamalı Sanatlar’ iken ’Mesleki Resim Öğretmenliği’ olarak 12 yıl önce değiştirildi. Öğretmen atamaları bölüm listelerinde bölümümüzün adı bulunmamaktadır. 2007-2008 öğretim yılında ’Sanat ve Tasarım’ bölümü olarak adı tekrar değiştirilmektedir. Bizden önce mezun olan ve KPSS sınavından yüksek puan alan Zeynep adlı arkadaşımızın da ataması yapılmamıştır.

Okulumuzdaki öğretim görevlilerinden Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Neşe Güneş ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla İlkyaz ile görüşmemizde ’Biz Milli Eğitim Bakanlığına atamanızla ilgili gerekli yazıyı yazdık. Gidin Bakanlıktan araştırın’ dediler. Bakanlığın ilgili birimleriyle görüştüğümüzde ise ’Bize öyle bir yazı gelmedi" diye söylediler.

Arkadaşlarımızla Talim Terbiye Kuruluna okulumuzun adının atamalarda ’Mesleki Resim Öğretmenliği’ olarak dikkate alınması için 2006/190965 dilekçe numarasıyla başvurduk. İlgili kuruldan bugüne kadar herhangi bir bilgi alamadık.

Bizden önce mezun olan arkadaşlarımızdan Bursa’da Resim Öğretmeni olarak ücretli çalışan Şengül ve Batman’da Nuran adlı arkadaşlarımız atamaları yapılmadığından bunalıma girerek intihar etmişlerdir. Bizler, çok sevdiğimiz öğretmenlik mesleğine başlayamadığımızdan ruh sağlığımız bozuldu. Ailelerimize de söyleyecek söz bulamıyoruz. Severek ve büyük bir emekle okuduğumuz 4 yılın sonunda öğretmenlik mesleğinde görev almak istiyoruz.

Basınımızın biz mağdurların bu hassas konusuna kayıtsız kalmayacağına güvenimiz tamdır.

2006-2007 mezunları adına Gülçin ÇETİN, Burcu GÖK, Işılay ERDOST ve Mustafa GÜNDOĞDU

Bakan Çelik, istifa etmeli

OKS’de yaşanan skandalın sebebi, kadrolaşmak adına iş bilmez insanların Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetim kademelerine getirilmesidir.

Milli Eğitim Bakanlığı OKS’de öğrencilerin diploma notlarını sisteme yanlış girerek büyük bir skandala imza atmıştır. Yüz binlerce öğrencinin geleceğini ilgilendiren bir sınavda böylesine ciddi hataların yapılması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu skandal, eğitim sisteminin iflasının bir göstergesidir. AKP hükümeti, iktidar olduğu günden itibaren kadrolaşmaya başlamış, 4.5 yılda imamı camiye değil, okula atamıştır. OKS’de yaşanan skandalın sebebi, kadrolaşmak adına iş bilmez insanların MEB’nin yönetim kademelerine getirilmesidir.

Geleceğini bu sınava bağlamış olan yüz binlerce çocuk ve veli açıklama beklerken Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in olayı ’Bunu böyle skandal, vahim bir hata şeklinde yorumlamak yanlıştır. Böyle büyük sistem içerisinde bu tür yanlışlıklar, hatalar olabilir." şeklinde yorumlaması, sorunun ciddiyetinin farkında olmadığını göstermektedir. Bakan Çelik’in ifadesi ile ’bazı okullarda girilen yanlış bilgiler’in düzeltmesi halinde bile, tüm Türkiye’de sınava giren öğrencilerin sıralamaları değişecektir. Dolayısıyla, söz konusu kargaşa, bütün öğrencilere yansıyacaktır.

Ayrıca, mağdur olan öğrencilerin, EĞİTEK’e bir dilekçeyle başvurmaları, dilekçelerinin incelemeye alınması için EĞİTEK’in banka hesabına 10 YTL ’itiraz ücreti’ yatırması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı kendi hatasının bedelini yine öğrenci ve veliye ödetmektedir.

Sorunun ciddiyeti kabul edilmeli ve biran önce harekete geçilmelidir. Böylesine ciddi bir skandala imza atan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de görevinden derhal istifa etmelidir.

Yüksel ADIBELLİ-Eğitim-İş Genel Başkanı

Gökçek ve anketler

MELİH Gökçek "AKP+DTP koalisyonu olursa isyan etmezsem şerefsizim" demiş.

Demek ki AKP tek başına iktidara gelemiyor.

Halbuki AKP’yi en yüksek gösteren anketleri hep Melih Gökçek yaptırıyordu.

AKP tek başına iktidara geliyorsa başbakan, meclis başkanı niye bu kadar sinirli acaba, önüne gelene çatıyorlar?

Allah kolaylıklar versin.

Ercüment KARAÖZ

’Karalama amaçlı’

BÜYÜK Anadolu Otel Genel Müdür Yardımcısı Murat Kodaman’ın, ’Bu Aquapark böyle çalıştırılamaz!"

yazısı üzerine şu açıklamayı yaptı:

"Adı geçen şahıs otelimiz Aquaparkına gelmiş ve partnersiz olarak aquaparka girmek istemiştir. İçeriye partnersiz alınmadığı kendisine söylenince çocuklarını havuzumuza göndereceğini uygun olup olmadığını görmek istediğini söyleyerek görevli arkadaşımıza içeriyi gezmek istediğini belirtmiştir. Aquapark giriş görevlimiz yine kurallar gereği içeride kıyafetli olarak kendisini gezdiremiyeceğini, havuzda eğlenen mayolu misafirlerin kıyafetli kişilerden rahatsız olduklarını belirtmiş ve isterse kendisini Aquapark hakkında bilgilendirmek üzere aktivite ve Aquapark müdürü Hakan Oruç Beyle görüştürebileceğini söylemiştir. Ancak Gökhan Gönenli Beyin belirttiği gibi Hakan Beyle görüşmek istememiş, daha üst bir müdürle görüşmek için otel binasına gelmiştir.

Yaşadıklarını tarafıma anlatıp Aquapark görevlisini şikayet etmiştir. Ben de kendisine aquaparkımızın bazı kuralları olduğunu ve görevli arkadaşımızın bu kuralları uygulamakla yükümlü olduğunu belirterek, eğer Hakan Beyle Aquapark içinde görüşseydiniz size elinden gelen yardımı yapacağını söyleyip isterse kendisine Aquaparka kadar eşlik edebileceğimi ve birlikte Aquaparkı gezebileceğimizi bildirdim. Ancak beyefendi oraya gitmek istemediğini, görevlilerin davranışlarını bana şikayet etmek için geldiğini ve işletmemiz hakkında karalama kampanyası başlatacağını söyleyerek sinirli bir şekilde oteli terk etmiştir. Gönenli, sözünü ettiğim konuların hiçbirinden bahsetmemektedir. Görevlilerimizden istediği ve kendisinin küçük bir talep diye nitelendirdiği şeyler işletme kurallarına uymayan taleplerdir.

Gönderdiği yazı tamamen karalama amaçlı ’Çamur at izi kalsın’ amaçlı bir yazıdır.

Murat KODAMAN

GÜNÜN SÖZÜ

"Çivisi çıkmış, balı kurtlanmış, tuzu kokmuş bir ülke nereye varabiliriz? Varabilirse de fatura budur. Anketlere göre AKP gelebilirse, muhafazakarların söylediği ’saz aynı saz, çalan eller değişik’; sosyal demokratların söylediği ’hamam aynı hamam, tellaklar değişik’ Sazı kırmak, hamamı yıkmak bu kadar zor mu?"

(Eski gazeteci Salim Taşçı)
X