"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Bulgar’ın 3 Euro’su tarihi canlandırıyor

<B>FORUM </B>İstanbul Başkan Yardımcısı <B>Şeref Özgencil</B> aradı:<br><br><B>‘Metin Hoca’yla birlikte Edirne’ye gidiyoruz...’</B>

Belli ki kendini Türkiye’nin tarihi varlıklarının canlandırılmasına adamış ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Metin Sözen’in Edirne’de anlatacakları vardı. Metin Hoca’nın rehberliğinde, Edirne Valisi Fahri Yücel’in önderliğinde küçük bir tur yaptık.

İlk durak geçmişte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin toplantılarına sahne olmuş Hafızağa Konağı... Konağın restorasyon çalışmaları ÇEKÜL’ün de katkısıyla 2003’ün ikinci yarısında tamamlanmış. Vali Yücel, müzeye dönüştürülecek Hafızağa Konağı için, ‘Maliyeti 1.5 trilyon lirayı bulabilirdi, biz 450 milyar liraya bitirdik’ diyor.

Arada Prof. Metin Sözen devreye giriyor: ‘Edirneliler’e ‘Bunlar paşa çocuğu, ellerini zor kaldırır’ ya da ‘Gündüz oynar, gece içerler’ diye takılırlar. Edirneliler ile birlikte Sayın Vali’nin de önderliğinde tarih ve kültür varlıklarının canlandırılması için epey yol aldık ve alıyoruz.’

Sonra Makedonya Kulesi’ne uğruyoruz. Geç Helenistik ve Erken Roma dönemi kalıntılarının ortaya çıkarıldığı alanda iki yıl öncesine kadar Edirne İtfaiyesi faaliyet gösteriyormuş. Uzmanlar, ‘Makedonya Kulesi’nin çevresinde önemli kalıntılar olmalı’ diye bastırınca, tarih canlanıvermiş.

Vali Yücel’in önemli projelerinden birini Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı’nın restorasyonu oluşturuyor. Edirne Çevre Koruma Vakfı’nın yürüttüğü projede ÇEKÜL büyük rol oynuyor. Yücel, projeyi özetliyor:

‘Burası Balkan Ticaret Merkezi’ne dönüşecek. Avrupa Birliği’nden (AB) proje için 3 milyon Euro hibe alacağız. 4 milyon Euro da kendi kaynağımızı koyup, 7 milyon Euro’ya tamamlayacağız. Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen konuklarımız için de önemli bir alışveriş ve eğlence merkezi yaratacağız.’

Peki, Edirne Valiliği tarihi canlandırmanın kaynak sorununu nasıl çözüyor? Vali Yücel, yanıtlıyor: ‘Sınır ticaretinden 2-2.5 trilyon liramız vardı. Faizle birlikte 3 trilyon lirayı buldu. Bunu kullandık. Ayrıca Bulgaristan her geçişte kişi başına 3 Euro dezenfekte parası alıyor. Biz de onlardan alıyoruz. Bulgar konuklarımızdan kişi başına 3 Euro’su Çevre Koruma Vakfımıza, dolayısıyla tarihi varlıkları canlandırmaya yöneliyor. Elbette asıl kaynağı İl Özel İdaresi’nden aktarıyoruz.’

Yücel,
restorasyon çalışmalarının istihdam yanına da dikkat çekiyor:

‘Halen 100 kişi restorasyon projleremizde çalışıyor.’

Bulgaristan’dan Edirne’ye Kapıkule’den günübirlik binin üzerinde kişi geliyor. Pazarkule’den günübirlik gelen yapan Yunanlı sayısı 100-150 arasında değişiyor. Bazı Yunanlılar düğün yemeklerini Edirne’de düzenliyor.

Yücel, ‘Emek harcanınca mutlaka sonuç alınıyor’ tezinden hareket ediyor. Sadece kısa değil, asıl uzun vadeli projlere odaklanıyor.

Edirneliye sesleniyor: ‘Israrcı olun, bizi tahrik edin, çok çalışalım.’

Tarihi canlandırmak için Prof. Metin Sözen, Vali’yi ‘tahrik’ ediyor... Buna daha fazla Edirneli desteği gerekiyor...

Hazır böyle Vali varken, buyurun ‘tahrik’ edin, çalıştırın...

Her 100 kamyon ithalat bir fabrika kapatıyor

GÜNEYDOĞU
İplik Sanayicileri Derneği Başkanı Muharrem Balat, önce ‘Ben, ‘Hanım sana pırlanta alayım mı’ diye tanımladığınız iplikçilerdenim’ dedi.

Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün iplik derdini, bazı iddiaları yazdım. İlk tepkiyi dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen verdi. Kimseye ayrıcalık yapmadıklarını söyledi.

Muharrem Balat da konuya iplik cephesinden baktı: ‘Türkiye’nin kurulu iplik kapasitesi 1.3 milyon ton. Kullanılan iplik 1.1 milyon tonu geçmiyor. Aslında ithalata ihtiyaç yok. Ama serbest piyasa bu, ithalat olmalı. Biz pamuğun kilosunu 1.60 dolara alıp, iplik yapınca maliyetini koyup, fiyatı belirliyoruz. Dışardan getirilen iplik 1.60 dolara piyasaya giriyor. Bununla nasıl rekabet edebiliriz. Bu hırsızlık gibi bir iş. Türkiye’ye böyle giren her 100 kamyon iplik, bir fabrikamızın kapanmasına yol açıyor.’

Konfeksiyoncu da, iplikçi de kendi pencerelerinden haklı görünüyor.

Doğru yolu bulup, iki tarafı da rahatlatmak Tüzmen’e düşüyor...
X