Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bülent Arınç'tan önemli açıklamalar

    Hürriyet Haber
    12.09.2013 - 11:35 | Son Güncelleme: 12.09.2013 - 11:58

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, katıldığı bir televizyon programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. İşte Arınç'ın açıklamaları:

    NEFRET SUÇU

    Akil insanların raporlarını da esas aldık. Elimizdeki hukuk dokümanlarını da esas alarak demokratikleşme paketine nefret suçunu ayrıca tanımlamak yerine nefret suçuyla ilgili Türk Ceza Kanunu’nda bir düzenleme yapacağız

    GÜÇLÜ BİR DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ

    Konunun sahibi olarak Başbakanımızı göstermemiz isabetli. Bütünü ile meseleyi ona bırakmak doğru bir yaklaşım olur. Bugüne kadar kanunlarımızda bazı hükümler var. Ama bunların yeterli olmadığı görülüyor. İslamofobi arttıkça sadece Almanya’daki Müslümanlar zarar görmüyor. Türkiye’deki farklı gruplar da zarar görebilir.

    Rahip cinayetleri oldu Türkiye’de. Zirve olayı aklıma geliyor. Dink cinayeti aklıma geliyor. Eğer dil, din, ırk, cinsiyet, felsefi farklılıklar sebebiyle işlenmişse o ceza daha büyük bir sonuca katlanmış olacak. Ben bunu ileri bir hukuk başarısı olarak görüyorum. Bunu Ekim ayında yasalaştırmış olacağız.

    Türkiye’de insanların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak, laik bir yaşamın şartlarını hazırlama noktasında başka maddeler olacak. Bir kısım insanlar bunu da azımsayacaktır ama biz bu tür düzenlemeleri 2002’den beri yapıyoruz. Terör örgütünün baskılarıyla, aba altından sopa göstermeleriydi… Bunlarla ilgisi yok.

    RUHBAN OKULU GÜNDEMİMİZDE

    Ruhban okulu gündemimizde. Bu paketin içinde olmadan önce de gündemimizdeydi. İç ve dış bazı şartlarının oluşması gerekiyor. Onun gerçekleştiği anda biz bu okullar faaliyete geçebilir diyeceğiz.

    MOR GABRİEL KONUSU… MORU ÖNCE RENK ZANNETMİŞTİM

    Ben önce moru renk olarak sanmıştım ama aziz anlamında, din büyükleri anlamında. Bu 20 yıllık bir sorun… Mor Gabriel konusunda bizden arazi istemeleri karşısında bir hukuk duvarı var. Elbette mahkeme kararlarına uymak zorundayız ama bir başka formülle çözebilecek noktadayız. Kendileri de bundan haberdar. Süryaniler de bu toprağın bir parçası. Berlin’de bir konferansa gittiğimde Suryani kilisesine davet ettiler beni. Yedik, içtik, konuştuk. 80 yaşlarındaki bir din büyüğü ‘’Ben Türkiye’yi o kadar çok seviyorum ki bütün rüyalarım orada geçiyor’’ dedi bana.

    ANA DİL GÜNDEMİMİZDE YOK AMA…

    Ana dilin öğrenilmesi konusunda mevzuatımız müsait. Eğitim dili olması konusunda BDP hariç itirazlar var. O konu gündemimizde yok. Pek çok üniversitemiz Kürt Dili edebiyatı üzerine mezun vermeye başladı. Biz onları seçmeli olarak okutulan seçmeli Kürtçe derslerine öğretmen olarak atayacağız. Yerel TV’lerde, radyolarda sorun yok. Öğrenilmesi konusu bizim için önemliydi. Resmi dil Türkçe’dir, eğitim dili böyle olur diye anayasa uzlaşma komisyonu bir anlaşmaya varırsa o da kabulümüz.

    CAMİ-CEM EVİ YAN YANA DİYE RAHATSIZ OLANLARA SORMAK LAZIM: NEDEN

    Aleviler de bir parçamız. Bu konuda Bekir Bozdağ’ın geçmişte hazırlanan raporların üzerine yenilerini koymak suretiyle bir girişimde bulunacağını söyleyebilir. Bir kısmı cem evleri ibadethane olsun diyor. Bir de yeni konsept var. Cami ile cem evi yan yana olmaz diye sokak gösterileri yapanlar var. Onlar da ne kadar Alevileri temsil ediyor? İki ibadethanenin yan yana olmasından ne zarar görüyorsunuz da itiraz ediyorsunuz diye sormak lazım. İzzettin Doğan bu güzel bir şeydir derken, bir kısmın sokaklarda molotof atması farklı düşünceler olabilir diye orta yolu bulmak için çalışma içindeyiz.

    PKK’NIN ÇEKİLMEYİ DURDURMASI


    Cemil Bayık bir örgütün belli noktasındaki bir insandır. Bu örgütün ne yaptığı biliniyor. Onun sözüne karşı TC’nin Başbakan Yardımcısı’nın ne düşündüğü soruluyor. Ben bunu kabul etmem. Duran Kalkan şöyle demiş, Cemil Bayık böyle demiş –noktasında cevap vermeye istekli değiliz. Bu örgüt liderini dinler mi dinlemez mi, çıkar mı çıkmazsa ne olur bunlar başka. Biz hala Nevruz’da mektubu okunan kişi kendi örgütü üzerinde söz sahibi ise bunun sonuçlarını görmemiz lazım. Ya çıkacaksınız ya çıkmayacaksınız. Çıkarsanız liderinizin sözünü yerine getireceksiniz. Çıkmazsanız da o kim oluyor noktasında olacaksınız.

    ÇIKANLARIN NİTELİKLERİ NEDİR BİLİYORUZ

    Bu sizin sorununuz. Talimat size verildi. Görev size düşüyor. Sözleriniz gerçekse bu militanların Haziran’da çıkması gerekirdi. Onlar 600 diyor, bize göre daha az. Bu çıkan kişilerin nitelikleri nedir? Gözümüz bağlı mı sanıyorsunuz. Hepsini biliyoruz
    Bizim bunlara laf yetiştirmek ya da muhatap almak gibi bir düşüncemiz yok.

    İMRALI’YA TUR DÜZENLEYECEK DEĞİLİZ

    BDP Öcalan’ın da kabul ettiği vekillerdi. 10 mu 15 mi kaç kez gittiler bilemiyorum. Ne zaman izin isterlerse Adalet Bakanlığı izin veriyor, gidiyorlar. Yok Kandil’den bunlar gitsin görüşsün fala. Bunlar abes. Yakınları gidebilir. Ama vekiller ya da başkaları gitmek isterse izne bağlı. Oraya turlar düzenlenecek değil ya.

    3 GAZETECİ İMRALI’YA GİTSİN İSTEĞİ

    Bence şu aşamada doğru olmaz. İzin konusunda söz sahibi değilim. Ben bu işin medya boyutuna indirgenmesini doğru bulmam. O zaman başka mecralara yürüyebilir iş. Süreç aksayabilir.

    SURİYE’DE SAVAŞSIZ ÇÖZÜM FORMÜLÜ

    Suriye konusu öncelikli konumuz. ABD’nin bir müdahale hazırlığı içinde olduğunu biliyoruz
    Dün 11 Eylül’dü. Daha sonrası Irak’a yapılan operasyon, Irak’ın meydana getirdiği trajik sahneler ve kimyasal silah karşısında ABD’nin buna cevap verilmesi demesi dünyayı harekete geçirdi
    Türkiye’ye saldırıya uğraması halinde NATO’nun Türkiye’yi koruyacağını söyleyebiliriz
    Bizim doğrudan bir müdahalede bulunmamız söz konusu değil

    KERRY’NİN SÖZLERİ BÜYÜK BİR GAF

    Cameron oylama yaptı. Netice hükümetin aleyhine oldu
    ABD’de de çok büyük bir yanlışlıkla Kerry’nin kimyasal silahların verilmesi karşısında vazgeçeriz sözü müdahaleyi ortadan kaldırdı
    Bu Rusya’nın da Esad’ın da işine yaradı Kerry’nin bu sözleri. ABD bundan dönemedi. Bence bu çok büyük bir gaf
    Türkiye insani amaçlı her şeyi yaptı. 500 binden fazla insan Türkiye’ye geldi. Son kimyasal silah saldırısından sonra Esad’ın saldırılarının devam ettiğini görüyorum
    Bomba ile oluyor, silahla oluyor.
    Zamana yayılmış bir süreç var önümüzde

    AHMET ATAKAN’IN ÖLÜMÜNE ÇOK ÜZÜLDÜM

    En son Atakan rahmetli oldu. Çok üzüntülüyüz. Bunu bir siyasi söylem olarak değil herkesin bir gencin karşısında üzülmesi lazım.
    Bu tür olaylarda silah da kullanılabiliyor. Bir olayda olduğu gibi meşru müdafaa hudutları içerisinde kalmış ölüm hadisesi de olabiliyor
    Her ölümlü olaydan sonra adli soruşturma yapılıyor. Bu savcıların işi. Savcılar her türlü delili toplamalı. 40 tane ihtimal var.

    ALİ İSMAİL’İN ÖLÜMÜNDE BAŞTA SÖYLENEN POLİS İDDİASI İDDİANAMEYE GİRECEK KADAR CİDDİYMİŞ

    Bunu mutlaka şunlar yapmıştır diye tahkikatın seyrini değiştirecek söylemler olursa kasıtlı gibi oluyor
    Ali İsmail olayında başta iddia edildiği gibi polisin ölüme neden olması da iddianameye konu olacak kadar ciddiymiş.

    TALEPLERE KULAK VERMEK GEREK

    Son olayda sanırım yüksekten yere düşüğü söyleniyor. Bunları değerlendirmek savcıların işi. Genç insanlar. Neden eylemlerin içinde olduğunu da bilmiyoruz
    Yasa dışı eylemde olmak herkese zarar getirir
    Bu işleri önlemenin tek yolu taleplere kulak vermek, dinlemek, gereğini yerine getirmek
    İlk gezi olayları başladığında önce BDP’li Önder’le görüştüm, sonra o platformu temsil eden arkadaşlarımla görüştüm. Gereğinin yapılacağını söyledim. Başbakan da aynısını söyledi
    Bu niyetler işlerse kötü niyetlilerin marjinal kalacağını düşünüyorum

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı