"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Bulaşıcı haSSaSlık

Hassasım Hassassın Hassas Hassassınız Hassaslar

Aşırı hassas olmak ne garip bir şey!

 

İnsan neden aşırı hassas olur?

 

Hassaslık bir hastalık mıdır?

 

Nerden bulaşır insana?

 

Bitki midir acaba?

 

Ekersin insanın içine küçükken, büyür ve yeşerir, sarmaşık gibi her yerini sarar ve “ssssss” lar.

 

Kesin bu bir hastalık!

 

Çünküüüüüü....

 

Ne zaman ki kızıma: “Üzülme, kızım ağlama” dedim, durdu ve “Anne, acaba bende ağlama hastalığı mı var?” diye sordu.

 

Demek çocuk bile, bu ancak bir hastalık olursa - olmalı ki – insan böyle olur dedi.

 

E der tabi!

 

O da hassas.

 

Çünkü ben hassasım, ve hassaslık hastasıyım.

 

Bu hastalık hem genetik, hem de bulaşıcı.  

 

Hapı yuttuk galiba!

 

İlacı var mı?

 

Kendisine karşı bağışıklık kazanma şansımız var mı?

 

Laboratuarda hapsedebilir miyiz bağışıklık kazandıktan sonra, çiçek hastalığı gibi, mesela?

 

Genetikçiler bu işe kesin çözüm bulacaktır elbet.

 

Üç vakte kadar “Hassaslık Hastalığının” ilacı bulunacak, dayan Falcı Yonca!

 

Bu hastalık, aslen hastalıklı bir BİTKİ.

 

Küçükken tohumu yuttun mu, bittin!

 

Büyüdükçe bitki dallanıp budaklanıp sarıyor her yerini; beynini, bilincini, bilinçaltını, en esas da kalbini.

 

Kesemiyorsun dallarını yanında “ya başka yerimi de kesersem yanlışlıkla” diye.

 

İlaçlayamıyorsun, zehirlenebilirsin diye.

 

Hem canını devamlı acıtmıyor bu hasta bitki.

 

Çoğu zarar, azı karar ve önemli.

 

İcabında çok işe yarar.

 

Seni, vurdumduymazlığa karşı korur.

 

Hem İNSAN olmak için,

Hem de kendini başka insanların yerine koymak ve onları anlayabilmek için lazım bu bitkiden.

 

Geriye tek çare kalıyor;

 

Bu bitki ile yaşamayı öğrenmek lazım.

 

İş çığrından çıkmadan, dallar budaklar kulaklarından, ağzından, gözünden ve beyninden fışkırmadan,

 

Az az budamak lazım.

 

Budadığın dal ve yapraklarından bitkisel bir çay yapıp, yudumlayıp aşılanmak lazım.

 

Ben kararımı verdim.

 

Akşam evde, kendi haSSaSlığımdan yaptığım “Saf bitkiSel” çaydan bir yudum içicem.

 

Kendimi aşılayıp, önce BEN güçlenicem.

 

Hem haSSas olucam, hem de kuvvetli olucam aşırı haSSaSiyete karşı,

 

Çabalarken yıkılmamak için vurdumduymazlara karşı.

 

Ha bir de “Ağaç yaşken eğilir” deyip, çocuklarıma içiricem.

 

Eminim bu yatırımın, kızıma da oğluma da vardır uzun vadede bir hayrı!

 

Yonca

Sssarmaşık”

X