Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bugünleri de gördük! Kurtar bizi Rum tarafı!

<B>KIBRIS </B>olayında umudumuz önce <B>Allah</B>’a, sonra <B>Rumlara </B>kaldı. Sadece Kıbrıs değil, <B>borsada, dövizde, faizde </B>bile öyle!

Yunanistan ve Rum Kesimi ah bir ‘evet’ diyecek olsa!.. Borsa yükselecek, döviz düşecek, faizler düşecek, ekonomi düze çıkacak!

Önceki gün Yunanistan Başbakanı Karamanlis bu doğrultuda bir göz kırpınca borsa son saatlerinde toparlanmış, dövizde aşağı doğru bir gidiş olmuş.

Vay canına, ne günlere kaldık!

Kıbrıs’ı, KKTC’yi falan da unuttuk, borsayı, dövizi, faizi bile Yunanistan’a, Kıbrıs Rum Kesimi’ne endeksledik. Onların ağzının içine bakıyoruz.

Gazetelerde büyük patron kulüplerinin tam sayfa ilanları çıkıyor. İmzalarda laik, Müslüman, entel-liboş, ilerici, gerici, yobaz, sağcı, solcu, hiç fark etmiyor.

İlanların altında her birinin ayrı ayrı imzası. Dolambaçlı yollarla ‘verelim kurtulalım, başımızdan bu Kıbrıs belasını def edelim’ demeye getiren ilanlar.

Önemli olan Kıbrıs’ı mıbrısı değil, borsayı morsayı, dövizi mövizi kurtarmak.

Vay be, bugünleri de gördük!

***

KKTC
Başbakanı Bay Talat, Kıbrıs Rum Kesimi’ne geçiyor ve orada Rumlara dil döküyor.

‘Bakın biz evet diyeceğiz. Siz de evet deyin, bu işi bitirelim. Aynı çatı altında kardeş kardeş yaşayalım. Sizin çıkarlarınız da böyle yapmanızı gerektirir...’

Rumlar kaçın kurası kulağı kesikler!

Bay Talat’a güzelce nasihat verdiler, sırtını sıvazlayıp yolcu ettiler.

Arkalarında Yunanistan var, AB var. Onlar ulusal çıkarlarının farkında. Tuzları kuru. Hayır demekle kaybedecekleri hiçbir şey yok. Mayıs ayında Rumların AB üyeliği tamam.

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan taaa Japonya’da açıklama yapıyor:

‘Perşembe günü Denktaş’ın Meclis konuşması yapacağı saatte Cumhurbaşkanı ile haftalık görüşme yapacağız. O yüzden Meclis’e gelmeyeceğim.’

Cumhurbaşkanı İstanbul’da olacağını bildiriyor, şık bir çalımla haftalık görüşmeyi iptal ediyor. Bu durumda ne beklersiniz?

Başbakan Meclis’e gelir, Denktaş’ın yapacağı konuşmayı göstermelik bile olsa dinler.

Hayır, tam tersi oluyor. Başbakanlıktan acele bir açıklama yapılıyor:

‘Sayın Başbakan öğleden sonra Türk-İş’i ziyaret edecektir.’

Cumhurbaşkanı erteleme yapınca Başbakan boşta kalıyor. Meclis’e gidip Denktaş’ı dinlemek yerine, programında olmadığı halde apar topar Türk-İş’e gidiyor!

Başkanın odasında televizyon açılıyor, Denktaş’ın konuşmasının ilk bölümlerini orada izliyor.

Meclis’te değil!

Hükümet Denktaş’ı takmıyor!

Annan, AB, ABD, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ne gösterilen saygının binde biri bile Denktaş’a gösterilmiyor.

O çoktaan ‘tu kaka-istenmeyen adam’ ilan edilmiş durumda.

O ve ulusal davayı savunan herkes suçlu!

Vay anasını sayın seyirciler, bugünleri de gördük!

***

İşin buraya geleceği en baştan belliydi. Ege Denizi’nde hiçbir değeri, hiçbir anlamı olmayan Kardak kayalıklarına bir papaz Yunan bayrağı çekti diye bundan birkaç yıl önce oraya botlarla komandolar çıkaran Türkiye, AKP iktidarıyla birlikte yön değiştirdi.

Şimdi önemli olan, önümüzdeki aralık ayında -ne pahasına olursa olsun- AB’den müzakere tarihi alabilmek. Bunun için Kıbrıs dahil, vermeyeceğimiz ödün yok.

Uslu çocuk, cici çocuk, uysal çocuk olmak zorundayız ki, mamamızı kesmesinler!

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti teslim bayrağını çekti, yabancı güçlerin arzu ve direktiflerinden çıkmaz oldu. Ne güzel bir gelişme bu!

Umudumuz önce Allah’a kaldı, sonra da referandumda
‘evet’ demesi için yalvar yakar olduğumuz Rumlara!.. Ve onların büyük abisi Yunanistan’a!

İşte efendim, şükürler olsun bugünleri de gördük! Bekleyin, daha da neler göreceğiz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI