"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bugün MİT'ten postaya verilecek kitap

<B>MİT </B>6-7 Ocak'ta kuruluşunun 75'inci yılını kutluyor. MİT'in Ankara'daki genel merkezinden bugün çeşitli kişi ve kurumlara bir kitap postalanıyor.

Tahmin ediyorum, gönderilen kişiler kitabı pazartesi günü önlerinde bulacaklar.

RESMİ TARİH

Bu kitap MİT'in tarihini anlatıyor.

Ne önemi var diyebilirsiniz.

Çünkü MİT tarihi çeşitli kişilerce daha önce de yazılmıştı.

Ama bu kitabın bir özelliği var.

MİT, ‘‘kendi tarihini’’ ilk defa kendisi kaleme aldırdı.

Kitabı, MİT'in arzusu üzerine bir doçent hazırladı.

Kitabın bir başka özelliği de şu:

1965 yılına kadar geçen sürede teşkilat içinde veya başka istihbarat teşkilatlarıyla yapılmış yazışmalar belge olarak ilk defa açıklanacak.

MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, böyle bir kitap yazdıklarını iki yıl önce açıklamıştı. Şimdi kitap tamamlandı.

MİT'le ilgili son kitap, Yunanistan'da yayınlanmıştı.

Bu kitap daha sonra Türkçe'ye de çevrilmişti.

Bunu MİT'in tercüme ettirdiği de söylenmişti.

Bu bilgileri verdikten sonra, günün önemli olayına geleyim.

MİT Müsteşarlığı Rus televizyonu birinci kanalı ORT'de yer alan haber üzerinde bir açıklama yapmak istemiyor.

Nedenini araştırdığımda karşıma şöyle bir yanıt çıktı:

‘‘Bu tamamen operasyonel bir konu, üzerinde konuşulmaz...’’

Bununla birlikte dün konunun uzmanları ile konuştum.

Rus Gizli Servisi FSB'nin, elindeki belgeleri verip televizyon programı yaptırması MİT tarafından elbette hiç hoş karşılanmamış.

Gizli servisler, aralarındaki ‘‘ajan takasını’’ bugüne kadar televizyon ekranlarına hiç yansıtmadılar.

RACON BOZULDU

Çünkü birbiriyle kanlı bıçaklı olan istihbarat örgütlerinin bile kendi aralarında bir ‘‘centilmenlik kodu’’ vardır.

Bu kurallar hiçbir yerde yazılı değildir.

Bu tür ilişkiler çoğunlukla gizli kalır.

Çünkü alınan görevliye karşılık mutlaka biri de verilir.

Bunun dışına çıkan servisler ise ‘‘Racon dışı davranışta bulundu’’ şeklinde kabul edilir, diğer servisler tarafından da bu durum kayda geçirilir.

Hatta böyle bir şey yaptıklarında diğer servisler bu durumu ‘‘O servisin iç disiplininde bozulma başlamış’’ biçiminde yorumlarlar.

YA MİT DE YAPARSA

Vicdan Şanslı
olayı, Rus istihbaratının bu ‘‘centilmenlik anlaşmasını’’ tek taraflı olarak bozduğunu gösteriyor.

Öyleyse Ruslar 1996 yılında geçmiş bir olayı neden açıklama ihtiyacı duydular?

Rusya'yı iyi tanıyan ve istihbarat konularını çok iyi bilen bir yetkili şu yorumu yaptı:

‘‘KGB dağıldıktan sonra Rus istihbaratı büyük bir darbe yedi. Bugünlerde herhalde devletten yeterince para alamıyorlar. O nedenle, ‘Bakın biz ne kadar önemli işler yaptık' havası vermek için bu olayı basına sızdırmış olabilirler.’’

Ama böyle olaylar risklidir.

Çünkü istihbarat işlerinde her şey iki taraflı yürür.

Bakarsınız yarın bir gün Türk istihbaratı da, ‘‘bazı Rus istihbarat görevlileri’’ ile ilgili bilgi ve fotoğrafları sızdırabilirler.

Çünkü MİT de hep, ‘‘görevlileri deşifre edilen örgüt’’ olarak kalmak istemez.

Ama Türk istihbaratının bu tür alışkanlıkları yoktur.

Özellikle uluslararası istihbarat meselelerinde ciddi bir tutumları vardır.

Yukarda sözünü ettiğim, ‘‘centilmenler kodunu’’ ihlal etmeyi pek istemezler.

Ben dünkü tezimde ısrar edeceğim.

Bu işin basit bir ‘‘bütçe koparmak’’ olmadığını düşünüyorum.

Herhalde son zamanlarda Türk istihbaratı Rusya’nın ‘‘nüfuz bölgesinde’’ iyi işler yaptı ki, onlar da bir ‘‘gözdağı’’ verme ihtiyacı duydular.

SAVAŞ PATLADI

MİT ve Dışişleri bu konuda sessizliğini sürdürdüğüne göre, meselenin arkasında başka şeyler de var.

Her halükárda bu program, Kafkasya ve öteki BDT üyesi ülkelerde Türk ve Rus istihbaratı arasında müthiş bir savaşın patladığını gösteriyor.

Rus televizyonu, bu programın ikinci bölümünü de yayınlayacağını duyur- muştu.

Bakalım o bölümde neler çıkacak?
X