Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    ‘Bugün çekilen acıların aynısını Suat Derviş de yaşadı’

    AHMET ÇAĞATAY BAYRAKTAR cagataybayraktar64@gmail.com
    03.11.2017 - 14:27 | Son Güncelleme:

    Suat Derviş: Gazeteci, yazar, sosyalist ve kadın hakları savunucusu... Babıâli’nin öncü kadın gazetecilerindendi, makaleleri Avrupa basınında sıkça yer aldı; ‘Fosforlu Cevriye’ başta, kıymetli edebi eserlere imza attı, dönemin baskıcı ortamından nasibini de aldı... Osman Balcıgil’in ‘İpek Sabahlık’ adlı biyografik romanı bu güçlü entelektüel kadının ilham verici yaşamını okuyucuyla buluşturuyor. Balcıgil ile Suat Derviş’i konuştuk...

    ‘İpek Sabahlık’ nasıl bir çalışma sürecinin ürünü?
    Ben yedi tane roman yazdıktan sonra ‘Ela Gözlü Pars Celile’yi yazmıştım. Bu romanlar da arka planında tarih olan ve ilgimi çeken konulardı. Destek Yayınları’nın dahi bir genel yayın yönetmeni var; bana “Ağabey, bu kadar uğraşıyorsun, okuyucuya daha fazla ulaşacak bir konuyu ele al” dedi. “Benim aklıma gelenler halihazırda basılmış kitaplarım, sen bana bir konu söyle, ben yazayım” dedim. Bana ‘Celile’yi yazmamı tavsiye eden, Destek Yayınları’nın genel yayın yönetmeni Ertürk Akşun’dur. Sabahattin Ali’yi ele aldığım ‘Yeşil Mürekkep’ kitabımın da başarısının ardından, madem okuyucu bu tarzda çalışmalar istiyor, bu çizgide devam edeyim dedim.

    Bu kez Suat Derviş’i ele almaya nasıl karar verdiniz?
    Suat Derviş’i yazmayı şunun için istedim; ‘Ela Gözlü Pars Celile’ ve ‘Yeşil Mürekkep’te bir yandan da bugünü yazdım. Nâzım Hikmet’in annesi Celile’nin ve Sabahattin Ali’nin döneminde yaşananlar ile günümüzde yaşananlar arasında bir fark yok. Aslında Türkiye’de 150 yıldır aynı şey yaşanıyor. Suat Derviş de günümüzde çekilen acıların, yaşanan olumsuzlukların aynısını yaşadı. Suat Derviş 1902 doğumlu, 1918’de gazeteciliğe başlıyor. Ve Lozan Konferansı’nı izliyor, İstanbul’un kurtuluşu esnasında Refet Bele ile ilk röportajı yapan o oluyor. 16 yaşında romanı basılıyor, 20’sine geldiğinde eserleri en çok satan eserlerin arasında yer alıyor. Biz eskilerden Yakup Kadri, Halit Ziya gibi yazarları çokça sayıyoruz fakat gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, Suat Derviş aralarında en iyisiydi. Hem gazeteci hem roman yazarı olarak hem de insan hakları savunucusu olarak başarılı biriydi ve dünya çapında bir kişiliğe sahipti Suat Derviş. Abla Almanya’ya müzik okumak için gittiğinde, orada Alman gazete ve dergilerinde Almanca yazıyor. Fransa’ya gittiğinde romanlarını Fransızca yazıyor. Üzerine konuştuğumuz kişi, Türkiye’nin yetiştirdiği ender isimlerden biriydi. ‘İpek Sabahlık’ ile siyasi bir duruş sergilediğimi düşünüyorum. Günümüzde ülkeleri için iyi bir şey yapmaya çalışan tüm aydınlar, aslında Suat Derviş’in yaşadıklarını yaşıyor maalesef. Bu kitabı yazma sebebim de meslektaşı olmaktan mutluluk duyduğum Suat Derviş’e olan borcumdur. Günümüzde yaşanan bu zorlukları ve sıkıntıları anlatmak adına, geçmişte aydınlarımızın yaşadıklarını anlatınca okuyucuya daha kolay ulaşılıyor. Çoğu kişi ‘Yeşil Mürekkep’ ve ‘Ela Gözlü Pars Celile’yi okuduğu zaman “Günümüzde de aynı şeyler yaşanıyor” dedi.

    Sizce Suat Derviş’in hayatındaki kırılma noktaları nelerdi?
    Çok güzel soru! Suat Derviş, Tan gazetesi tarafından Sovyetler Birliği’ne gönderiliyor. Gözlemleri sonucu Sovyetler Birliği’ni bir başarı öyküsü olarak görüyor ve Türkiye’ye döndüğünde bu konu hakkında bir yazı dizisi hazırlıyor. O yıllarda yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti, kendine belli bir düzen kurmaya çalışıyor ve bu esnada Batı’nın medeni ölçülerini hedefliyor. Fakat Suat Derviş Sovyetler’den dönüp de “Sovyetler Birliği’nde güzel şeyler oluyor” dediği zaman, yazdıkları hoş karşılanmıyor. Suat Derviş için bu olay bir kırılma noktası oluyor ve devamlı üzeri kapatılmaya çalışılıyor. O da bunun üzerine daha sert ve keskin bir üslup takınıyor.

    Suat Derviş, erkek meslektaşlarından da cesur bir üsluba sahipti. Sizce Suat Derviş’in hangi özelliği bu cesur duruşa katkı sağlıyor?
    Kendisi çok iyi bir eğitim görüyor, ailesi de o dönemin entelektüel kişileri. Dedesi Derviş Paşa’nın yazdığı kitapları var, babası doktor ve tıp fakültelerinin kurulması için girişimlerde bulunmuş biri. Keza annesi de. Küçüklükten itibaren entelektüel bir ortam içinde yetişmiş. Suat Derviş bu şartlar içinde daha bilgili diğer meslektaşlarına göre. Bunu ilk yazdığı romanlardan anlayabilirsiniz. Almanca, İngilizce ve Fransızcadan okuduğu ve çevirdiği eserler var. Aynı zamanda Batı’nın edebi ve siyasi akımlarını ve dönüşümlerini takip eden biriydi. Tüm bu birikimle masanın başına oturduğu zaman da güçlü olduğunu görüyoruz.

    Eserinizde Suat Derviş’i hangi yönüyle ele aldınız?
    İşte bu kısımda biyografik özellikler ağırlık kazanıyor. Bildiğiniz üzere Suat Derviş gazeteci ve yazar kimliğinin yanında, feminist ve sosyalist bir kişi. Fakat yıllar içinde kendini değiştirmiş, dönüştürmüş biri. Mesela 1925 yılına kadar komünizm ile bir ilgisi yok, tabii ülkesinin sorunları üzerine düşünüyor. Bu noktada hangi yılda ne yaptıysa bunları kronolojik bir şekilde ele aldım. Onun yaşamında kendimi gözlemci olarak konumlandırdım.

    Hangi kaynaklardan faydalandınız?
    Bir kere Suat Derviş’in tüm kitaplarını okudum. Yazdığım diğer eserlerde olduğu gibi Suat Derviş’in yaşadığı dönemdeki tarihsel öneme sahip olaylar hakkında bir okuma yaptım. Suat Derviş üzerine yazılan fazla bir eser yok maalesef. Fakat bunların dışında dönemi siyasi ve sosyolojik anlamda anlatan kaynaklardan yararlandım. Kişiler olarak sorduğunuzda bu kitap için değil fakat daha öncesinde Suat Derviş’i tanıyan, karşılıklı oturup konuşan arkadaşlarım ve büyüklerim oldu. Fakat bu kitap bağlamında görüşmeler değildi bunlar.

    Suat Derviş’in hak ettiği değeri gördüğünü düşünüyor musunuz?
    Görmeye başladığını düşünüyorum. Aynı dönemde yaşamış birçok yazara göre bilinirliği az ama şu anda ilgi görmeye başladı. Çünkü zamanında Nâzım Hikmet’e, Sabahattin Ali’ye de yapılan üstü kapatılma girişimleri Suat Derviş için de artık kalkmış bulunmakta. Çünkü Suat Derviş eskide kaldı. Fakat Suat Derviş’in kitapları basılmaya devam ediyor. Ben Suat Derviş gibi üstü kapatılmaya çalışan değerli insanların hatırlanmasını istiyorum.
    ‘Bugün çekilen acıların aynısını Suat Derviş de yaşadı’
    İPEK SABAHLIK
    BİR SUAT DERVİŞ ROMANI
    Osman Balcıgil
    Destek Yayınları, 2017
    432 sayfa, 29 TL.

    Etiketler: Kitapsanat
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı