GeriSeyahat Buda’nın dişi yılda bir temizleniyor günde üç kez altın kılıfta sergileniyor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Buda’nın dişi yılda bir temizleniyor günde üç kez altın kılıfta sergileniyor

Buda’nın dişi yılda bir temizleniyor günde üç kez altın kılıfta sergileniyor

Sri Lanka Adası’nın merkezindeki Kandy, imparatorluk döneminde başkentti. Çay bahçeleri, tropik ormanlarla çevrili şehir Budistlerin kutsal mekânı. Kutsal Diş Tapınağı, 280 yıldır Buda’nın tek dişini koruyor. Bu sayede şehir de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Okurumuz Belma Köylü gitti, izlenimlerini yazdı.

Seyahat tarihimizde Sri Lanka’ya Türkiye’den direkt uçuş olmadığı için Mumbai’den aktarmalı gittik. Yerel bir havayoluyla en büyük kenti Colombo’ya indiğimizde gün doğmamıştı bile. Hızlı ve kolay geçtiğimiz vize, pasaport kontrolünden sonra, internetten ayarladığımız şoförlü araçla buluşup yola koyulduk.
Turistik cazibesi olmayan Colombo’da zaman kaybetmeden Dambulla’ya hareket ettik. Sabahın saat 05.00’inde işe ve okula gidenlerin kalabalığına şaşırırken uyuyakalmışız. Gözümüzü açtığımızda, yemyeşil bir ülkenin sakin insanları ve daracık yollarının kural tanımaz trafiğiyle karşılaştık. Dört saatte alabildiğimiz 135 kilometrelik yol, daha sonra kat edeceklerimiz kadar yoğundu.

PENCERENİ AÇMA MAYMUN GİREBİLİR

Dambulla, Sigiriya derken birkaç gün sonra UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Kandy şehrine geldik. Yapay gölün etrafındaki eski başkentin yapılaşma çılgınlığı, inşaat gürültüleri bizi üzdü. Çok sayıda yeni otel vardı. Bunlardan birisinde göl manzaralı odamıza yerleştiğimizde, pencerede “maymunlara karşı kapalı tutun” uyarısını gördük. Fakat tahmin ettiğimiz kadar çok ziyaretçimiz olamadı. Çünkü inşaatlar maymunların yaşam alanlarına dikiliyor. Yine de şehrin birçok yerinde bir sürü maymunla karşılaştık. Bir tapınakta sevimli ve akıllı bir  maymunun elimdeki içeceği aniden kapıp büyük bir beceriyle kapağını açıp içmesi de bizi hem korkuttu hem de çok eğlendirdi.

Kandy’de, izlenmesi özellikle önerilen bir dans gösterisine de gittik. Kültür merkezindeki gösterinin tüm izleyicileri turistlerdi. Bir saatlik gösteri izleyicileri pek memnun etmedi. Beklentilerimizin çok altında bir performansla sunulan dans bir saat sonra bittiğinde, seyircilerin çoğu hemen yakındaki Sri Dalada Maligawa’ya yürümeye başladı.

Bazı kaynaklarda Budizmin doğduğu ülke olarak yazan Sri Lanka’da; budistlerin dünyadaki en değerli kutsal emanet olarak kabul ettikleri Buda’nın  dişi, iç içe geçirilmiş 7 katlı muhafazası içinde özel bir bölümde bu tapınakta saklanıyor. Diş tapınağında saat 05.30, 09.30 ve 18.30’daki ‘Tevava’ denilen törenlerde küçük bir pencereden sadece dişi saklayan altın muhafaza ziyaretçilere gösteriliyor. Biz de günün son tevavasına yetişiyoruz.

GÖREVLİLER ÇİÇEKLERİ SÜPÜRÜP ATIYOR

Yeni biten iç savaşın hafızalardaki izi silinmemiş, Tamillerin 1998’deki bombalı saldırısının dehşeti unutulmamış. Tapınağa sıkı güvenlik kontrolleriyle giriliyor.

Ayakkabıları çıkarttıktan sonra, kişi başı yaklaşık 16 TL ödeyip biletimizi ve tanıtım CD’mizi aldık. Bu kalabalıkta nereye, nasıl gideceğimizi bilemedik bir an. Ziyaretçilerin çoğu beyaz giymişti. Ellerinde çiçekler vardı. Dışarıya kadar taşan davul seslerinin kaynağına geldiğimizde sadece kalabalığı izleyerek İngiliz sömürge döneminde bile koruyabildikleri en önemli kutsal emanet olan dişin muhafazasını görebilmek için sıraya girdik. Daracık pencerenin önüne doğru sağlı sollu 2 kuyruk oluşturulmuş. Sağ taraf beyaz kıyafetlerle gelenler için. Yerli halkın dışında başka ülkelerden gelen Budistler de var. Her iki kuyruktakiler de ellerindeki çiçekleri pencerenin önüne bırakarak salonun başka yerlerinde beklemeye başladıkları için kalabalık her dakika artıyordu.

Sıramızın gelmesi ve görevlilerin “hızlanın” uyarılarıyla ne gördüğümüzü bile anlayamadan pencereden uzaklaşmak zorunda kaldık. Beklediğimiz sürede yakınımızdaki Sri Lankalılar bizimle sohbet ederek sırtımızı kutsal emanetlere dönmeden pencereden geçmemiz gerektiğini, beyaz giymelerinin dişin renginden kaynaklandığını anlattılar. Buda’nın dişine tapınmadıklarını, yeryüzündeki her nesne gibi bunun da Buda’yı anlamak için  yalnızca bir araç olduğunu söylediler. Sırada bekleyen oldukça yaşlı, sevimli, minicik bir teyze de çoğunu anlayamadığımız bir İngilizceyle Buda’nın öğretilerini uzun uzun anlattı bize. Bu arada, havanın kararması ve  kalabalık nedeniyle tapınağı tam gezememiştik. Görevlilerin ertesi sabah aynı biletle tekrar gidebilme ricamızı kabul etmelerinden çok mutlu olduk.

Tapınaktan çıktığımızda görevliler hemen yandaki kilise, Hindu tapınağı gibi farklı inançların ibadethanelerini de gezmemizi önerdi. İnançlara hoşgörüde sorun yok gibi görünüyordu. Yolculuğumuz boyunca yerleşimlerden geçerken çokça gördüğümüz camiler, kiliseler de bunun göstergesi.

Baharatları, çayları, tertemiz sahilleri bile bu güzel adada terörün bıraktığı olumsuz izlenimleri henüz silememiş gibi. Yılda sadece 1 milyon turist çekebiliyormuş. Güler yüzlü insanların yeşil ülkesini biz çok sevdik. İsthuti (teşekkürler) Sri Lanka.

Tapınak geçmişte saraydı

İlk gün tapınağın tümünü göremeyince ertesi sabah yine gittik. Saat 09.30’da pencerenin önünde olabilmeyi umuyorduk ki, tapınağın girişindeki kültür merkezinde bir düğün gördük. Rengârenk kıyafetli davetliler, gelin ve damat neredeyse tapınağa dönme nedenimizi unutturuyordu. Fakat asıl sürpriz tapınakta akşamkinden yoğun insan seliyle karşılaşmamızdı. Bizi hatırlayan görevlilerden birisi hiç sormadan rehberlik yapmaya koyuldu. Ambarawa tüneli denilen rengârenk desenli kısa koridoru hızla geçtik. Geçmişte saray olan tapınakta son kralın yaptırdığı sekizgen oda ve büyük bir Buda heykelleriyle fresklerin bulunduğu bölümü gördük.

MYANMAR’DAKİ BUDA SAÇINI DUYMAMIŞLAR

Küçük pencerenin önünde tekrar kuyruğa girdik. Yılda bir kez ‘sembolik’ olarak fil üzerinde şehirde dolaştırılan dişin haftada bir kez de ‘sembolik’ olarak temizlendiğini öğrendik. Yılda bir kez de gerçekten temizliği yapılıyormuş. Pencerenin tam karşısındaki uzun mermer masanın üzeri ziyaretçilerin bıraktığı çiçeklerle doluydu, bir görevli de yenilere yer açmak için masadakileri çöpe süpürüyordu. Gönüllü rehberimiz, Buda’dan kalan tek kutsal emanetin bu diş olduğunu anlatırken, biz Myanmar’da Golden Rock’da Buda’nın saç telinin olduğunu hatırlattık. Yüzümüze anlamaz bir ifadeyle baktı. Birkaç yıl önce binbir zorlukla  ulaştığımız kayanın uçurum kenarında durabilme mucizesinin sebebi olarak  Buda’nın saç teli anlatılmıştı. Ama rehberimizin olaydan bihaber olduğunu anlayınca konuyu kapattık.

BUDA’YA SIRT DÖNMEK YASAK

Tapınağın içinde konferans salonları, kütüphane, Budist okulu ve müzesi de var. Özellikle Buda’nın hayatı ve dişin Kandy’e getirilmesini konu alan resimlerin bulunduğu salonda görevliler büyük Buda heykeline sırtını dönerek fotoğraf çektiren ziyaretçileri çok sert uyarıyor. Rehberimizle vedalaşıp, çalan davulların artık içimize işleyen sesinden uzaklaşarak bahçede liseli kız öğrencilerin neşeli kalabalığına karışıp, fotoğraf çektik.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle