"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Bu yaz

Bu yaz hava çok sıcak oldu. Ben bunu yazarken bile sıcak.

Canım yine, her zaman olduğu gibi, rüzgârı yağmuru bol kuzey ülkelerine gitmek istedi. Bunu yazarken de istiyor. Bu yaz tanıdığım birkaç insan evine klimalar taktırdı, öyle rahat etti. “Çeşme hep esiyor” dendi yine. Bilmiyorum geçen yaz da böyle miydi, ama bu yaz deniz bile sıcaktı. “Ayvalık da buz gibi” dendi yine.

Bu yaz suyun altında paletle, iki ayağımı birleştirip deniz kızı mı desem, yunus mu öyle kıvrılarak gitmeyi öğrendim. Kimsenin öğretmesine gerek olan bir şey değil. Basit. İki ayağını yüzgeç gibi çırparken, belini de dans ediyormuş gibi kıvırıyorsun. Fakat bunu izleyen biri olmalı ki, yapıp yapamadığını söylesin. En son sorduğumda, “Yapıyorsun” dediler.
Bu önemsizmiş gibi durabilir ama balıklama atlamayı öğrendiğim yaz kadar önemli benim için. Suyun içini sevmeye, onunla arkadaş olmaya çalışıyorum. Şahika kadar olamam tabii. O suya girince en dibine gidip, yatıp orada rahat ediyor. Ama o dünya rekoru kırmış bir dalgıç. Omuriliği kılçık, kolları yüzgeç onun. Birkaç dakikalığına Şahika olup, derinlerle onun kurduğu ilişkiyi yaşamak isterdim. Ben denizde koyu laciverti görünce ürperiyorum.

Bu yaz, Peri’ye bir kardeş geldi. Yani o ocakta geldi ama ben bu yaz tanıştım. Beş aylık haliyle tanışınca, fazla bir sohbetimiz olmadı. Bol bol dokunmamız, havalara atıp tutmamız, koklamamız oldu. Peri de şaşkın. Bir insan abla olunca nasıl da değişiyor. Biraz olgunlaştı, sessizleşti. İkinci olmayı öğretip duruyor kendine. Kıskanmadan sevmeyi, konuşmadan anlaşmayı, yeni birini sahiplenmeyi öğreniyor. Ben de öğrenmiştim kardeşim doğduğunda. “Tamam sıra bendeee” deyip o koskoca 8 yaşımdaki halimle, onun bebek arabasına az mı oturdum Tunalı Hilmi’de.

Bu yaz, kardeşimin yeni iPhone, iPad oyunu ‘Canyon Rush’ çıktı. Öyle koştur babam koştur gidiyorsun bir vadide. “Up You Go oyunun kadar zor olmasın bu” dedim. “Değil değil” dedi. Bakalım Gül bayağı ilerlemiş, onu geçerim bu yaz. Kardeşimi de gider görürüm belki bu yaz.

Bu yaz hiçbir şarkı öyle çok popüler olmadı. Yani en azından benim istemeden de olsa ezberlediğim bir şarkı olmadı.

Bu yaz değişiklikler yazıydı. Yani bu yaza bir isim vermem gerekse, adı bu olurdu.

Bu yaz geçen yazdan daha zayıfmışım.

Bu yaz daha bitmedi. Ama bitmiş gibi vitrinler kabanlarla, yün kazaklarla doldu bile.

Yaz işte.

X