Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bu Türk modeli değil Baas modeli

    AA
    04.07.2012 - 12:00 | Son Güncelleme:

    Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin gömdüğü bir geçmişin, kardeş Mısır'a bir gelecek olarak önerilmesinin akıl dışı olduğunu, "Ordunun vesayeti altındaki kukla bir sivil hükümetin, Türk modeli olmadığını" belirtti.

    Bakan Bağış'ın "Demokrasi ve Ekmek: Türkiye'nin AB ile Ortadoğu arasındaki bağı" başlıklı makalesi The Huffington Post internet haber sitesinde yayımlandı.

    Makalesinde Türkiye'nin komşularının tarihi bir değişim rüzgarının etkisi altında olduğuna dikkati çeken Bağış, Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarının artık daha iyiyi talep ettiğini ifade etti. Bağış, "Daha iyi bir hayat, daha iyi bir ekonomi, daha iyi bir eğitim, daha iyi bir sağlık sistemi ve hepsinden önemlisi daha iyi bir yönetim istiyorlar. Böyle bir yönetim için de demokrasi ve iyi yönetişim gerekiyor" dedi.

    Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile bütünleşme hedefine olan sıkı bağlılığının yanı sıra doğu ve güneydeki komşularıyla da eşit derecede yakın ilişkiler içinde olduğuna işaret eden Bağış, Türkiye'nin batı ile ittifakı ve batıya bağlılığını, doğu ile kurmuş olduğu tarihi ve kültürel bağlarla tamamlandığını kaydetti.

    Bu bileşimin, Türkiye'yi AB için stratejik bir değer haline getirdiğini ifade eden Bağış, benzer şekilde, Avrasya'daki benzersiz pozisyonunun, Türkiye'nin küresel anlamda kilit bir aktör olmasını sağladığını belirtti.

    Türkiye, doğunun en batılı, batının da en doğulu ülkesi iken, İstanbul'un Asya'nın en Avrupalı, Avrupa'nın da en Asyalı şehri olduğuna dikkati çeken Bağış, şunları kaydetti:

    "Uzmanlar, Ortadoğu'daki yeni dönemin başlangıcından itibaren, bu tarihi olayı kategorize etmek ve modellemek için yoğun çaba harcamaktalar. Biz en başından beri, Türkiye'nin bölge için bir 'model' olma konusunda herhangi bir talebinin veya niyetinin bulunmadığını vurguladık. İstendiğinde tabii ki bölgeyle her türlü deneyimi paylaşmaya ve mümkün olan her desteği sağlamaya hazırız ve en iyisinin olmasını diliyoruz. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da zaten bu hususun altını açıkça çizerek, Türkiye'nin, Ortadoğu'daki demokratikleşmeyi desteklemek ve bu büyük dönüşümü kolaylaştırmak için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söylemişti.

    Hatırlanacaktır, Başbakan Erdoğan, Kahire'de binlerce Mısırlı tarafından sıcak bir şekilde karşılanmıştı. Başbakan, demokrasi ve özgürlüğün Mısır halkı için ekmek ve su kadar temel bir hak olduğunu ifade etmişti. Tahrir Meydanı'ndan yayılan özgürlük mesajının, Trablus, Şam ve Sana'daki tüm mazlumlar için bir umut ışığı olduğunu vurgulamıştı. Başbakanımız ayrıca, Mısırlı kardeşlerimize, laiklikten korkmamaları ve laiklik ilkesini yeni anayasalarına dahil etmeleri konusunda da içten ve samimi tavsiyelerde bulunmuştur."

    "DOĞRU KELİME TÜRK MODELİ DEĞİL BAAS MODELİDİR"
    Türkiye'nin her durumda, Mısır'ın ve bölgedeki diğer kardeş ülkelerin, geçmiş deneyimlerinin ışığında ve halklarının sağduyusuyla kendi kaderlerini belirleyeceklerinden emin olduğuna işaret eden Bağış, "Eğer Türkiye, Müslüman milletlerin, demokrasi, ekonomik reformlar, toplumsal dinamizm ve istikrarlı demokratik yönetim sayesinde ilerleyebileceği konusunda bir ilham kaynağı olarak görülüyorsa, ilham kaynağı olmaya devam etsin" dedi.

    Bu "Türk Modeli" olarak kabul ediliyorsa kendilerinin bir itirazının bulunmadığını ifade eden Bağış, şunları kaydetti:

    "Ancak bu arada, hayal gücü yüksek bazı yazarların, uydurmuş oldukları başka bir 'Türk Modeli'yle zihinleri bulandırmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu uyduruk modelde sivillerin, gölge bir askeri hükümet tarafından uzaktan kumandayla yönetilmesi öngörülüyor. Seçilmiş hükümetlerin çeşitli vesilelerle engellendiği veya kenara itildiği anti demokratik bir sistemden söz ediliyor. Türk Modeli bu olamaz. Türkiye'nin maalesef geçmiş dönemlerde birkaç on yıldır 'vesayetçi demokrasi' adı verilen bir kandırmacayla yönetildiği bir gerçektir. Ancak AK Parti'nin Kasım 2002'de kazandığı seçim zaferiyle Türkiye'deki bu trajedi sona ermiştir.
    O tarihten beri Türkiye, o trajik dönemin yaralarını daha fazla demokrasiyle sarmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin gömdüğü bir geçmişin, kardeş Mısır'a bir gelecek olarak önerilmesi akıl dışıdır. Ordunun vesayeti altındaki kukla bir sivil hükümet, Türk modeli değildir... Bu iftirayı tamamen ve katti surette reddediyoruz. Bu siyasi kandırmaca Türkiye için talihsiz bir emrivaki olmuş olabilir, ama artık sona ermiş ve tarihe gömülmüştür. Söz konusu model, yolsuzluk, siyasi suikastlar, çeteler, siyasi kutuplaşma, yağmalanmış bankalar, yüzde 110 enflasyon ve yağmacılığa dayalı kapalı bir ekonomi anlamına gelir. Bu hayal gücü yüksek yazarlar, bu kandırmaca için bir 'model' arıyorlarsa, kullanabilecekleri doğru kelime Türk modeli değil, Baas modelidir. Bu halihazırda Şam'da uygulanmakta olan modeldir. Ve bu model çok uzun ömürlü olmayacağı gibi, kesinlikle Kahire'ye uygulanamaz."

    Türkiye'nin, son 10 yıldır AK Parti'ye verilmiş olan demokratik yetki ile büyük bir gelişme gösterdiğine dikkati çeken Bağış, Türkiye'nin AK Parti yönetimiyle daha demokratik, müreffeh ve istikrarlı bir ülke haline gelmesinin tesadüf olmadığını vurguladı.

    Bağış, "AB üyeliğini hedeflediğimiz bu yol geri dönülmezdir; ulaşmak istediğimiz hedef, ülkemizi geliştirmek, siyasi, ekonomik ve demokratik standartlarımızı AB standartlarına çıkarmaktır. Halkının demokratik beklentilerini tam olarak karşılamayan herhangi bir siyasi sisteme göz yumamayız ve yummayacağız. Bu tutumumuz, kardeş Mısır halkı için de geçerlidir, mazlum ve mağrur Suriye halkı için de geçerlidir" dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı