"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Bu testleri ihmal etmeyin

Sağlık taraması önemli bir iştir. Mesela erken teşhis kanserlerde olduğu gibi hayat kurtarıcı bile olabiliyor. Bir meme tümörünü 1-2 cm’nin altında, bir akciğer kanserini henüz bir bilye kadarken, bir kolon kanserini daha henüz polip aşamasındayken yakalayabilmek müthiş bir avantaj...

Yaz bitmek üzere. Umarım yeterince dinlenip eğlendiniz, yeni bir okul ve iş dönemi için yeteri kadar enerji depolayıp işinize gücünüze döndünüz. Bana göre sonbahar “bir huzur mevsimi”, bir “kışa hazırlık” dönemidir. Sonbahar hazırlıklarımdan biri de bir sağlık taramasından geçmektir. Eylül ortalarında böyle bir taramadan geçip, sağlık risklerimi yeniden gözden geçireceğim.

NEDEN ÖNEMLİ?

Bir sağlık taramasından geçmek önemli bir iştir. Bu sayede bazı sağlık sorunlarınız hastalık haline dönüşmeden, dallanıp budaklanmadan yakalanabiliyor. Sonuçta bunlar ya tümüyle önleniyor ya da geciktiriliyor. En azından etkileri daha hafif düzeylere indirilebiliyor. Mesela erken teşhis kanserlerde olduğu gibi hayat kurtarıcı bile olabiliyor. Bir meme tümörünü 1-2 cm.nin altında, bir akciğer kanserini henüz bir bilye kadarken, bir kolon kanserini daha henüz polip aşamasındayken yakalayabilmek müthiş bir avantaj.

KOLAY ERKEN TEŞHİS

Örnekleri çoğaltmak mümkün: Şeker hastalığını daha insülin direnci/reaktif hipoglisemi aşamasında, gizli diyabet aşamasına gelmeden bile teşhis ederseniz, sadece beslenme ve aktivite tarzınızda küçük bazı değişimler şeker hastalığına yakalanmayı önleyebiliyorsunuz. Farkına varmadığınız bir hipertansiyonu sağlık taramaları sayesinde, ilaca bile gerek kalmadan yine yaşam tarzı değişiklikleri ile tamamen iyileştirebiliyorsunuz, en azından erken yakaladığınız için hipertansiyona bağlı göz, böbrek, beyin, kalp hasarlarını engelleyebiliyorsunuz.

Sağlık taramaları ile her hastalığı erken dönemde yakalamak da mümkün olmayabiliyor. Bir pankreas kanserini, mide tümörünü, mesane kanserini ya da kemik iliği sorununu değil sıradan bir sağlık taraması ile detaylı bir incelemeyle bile gözden kaçırabiliyorsunuz. Ama yine de kişiye özel, dikkatle planlanmış, güvenilir bir merkezde gerçekleştirilmiş bir sağlık taraması deneyimli bir uzman tarafından yorumlandığında çok önemli bilgiler oluşabiliyor.

Nelere DiKKAT?

Bunlar doğru ve güzel şeyler olsa da bir sağlık taraması yaptırırken dikkat edilmesi gereken önemli bazı noktalar var. Bunların başında işi ticari hale getirenlerden uzak durmak geliyor. “Laf olsun torba dolsun” gibisinden herkese fabrikasyon biçimde yapılan tarama programları da işe yarayabiliyorlar ama bunların kişiye özel planlanması ve güvenilir ellerde yapılması halinde, hele hele bir sağlık riski araştırması olarak anlaşılması durumunda “fayda maliyet ilişkisi” maksimuma çıkıyor, “teşhisi atlama” ya da “yanlış teşhis” ihtimalleri minimumda kalıyor. Bu testleri ucuza yaptıracağım derken bir sürü ihtimali göz ardı edebiliyor ya da “her şeyim incelensin” derken gereksiz bir sürü testten geçebiliyorsunuz. Üstelik çuvalla (!) para ödeyip bedeninize tonla radyasyonu yükleyerek!

KİŞİYE ÖZEL OLMALI

Bana göre taramalarda en önemli nokta “kişiye özel” planlamanın yapılıp yapılmadığıdır. Çünkü hepimiz farklıyız, biriciğiz. Hepimizin ailesinden gelen farklı genetik mirası, farklı riskleri, avantajları var. Herkesin geçmişteki sağlık hikâyesi farklı. İşlerimiz, yaşlarımız, cinsiyetimiz, mevcut sağlık sorunlarımız, yaşam tarzı seçimlerimiz de oldukça değişik. Çok farklı iklim koşullarında, farklı avantaj ve dezavantajları olan çevrelerde yaşayabiliyoruz. Sağlık riski taramaları yapılırken bunların her birinin ayrı ayrı dikkate alınması lazım. Tarama yapılacak kişinin kişisel sağlık hikâyesinin, mevcut sağlık durumunun, aile öyküsünün, iyi ve kötü alışkanlıklarının, yaşam tarzı seçimlerinin kullandığı ilaçların, gördüğü tedavilerin, olduğu ameliyatların tek tek dikkate alınması gerekiyor. Taramaları bütün bunları göz önüne alarak yaparsanız, yani herkese aynı “fabrikasyon” testleri tekrarlayıp durmaz da incelemeleri “kişiye özel” programlarsanız elde ettiğiniz sonuçlar daha doğru ve anlamlı oluyor.

Önerdiğim testler

-D vitamini seviyesi: Son yıllarda giderek önemli hale geliyor. Sağlıklı bir kişide 25 OH vitamin D seviyesinin 50’nin üzerinde olması öneriliyor. Bana göre 100 civarı daha güvenli bir rakam gibi görünüyor.
-İnsülin: Sadece kilo sorunu olanlar değil, sağlığının iyi olduğunu düşünenler de düzenli aralıklarla açlık insülin seviyelerini ölçtürmeliler, çünkü sık karşılaştığımız kronik hastalıkların neredeyse tamamı “insülin fazlalığı/hiperinsülinemi” ve sonuçta ortaya çıkan “insülin direnci” problemi ile yakinen ilişkili. Açlık insülininin 5’in altında olması en makbul durum. 8 ve üzeri, özellikle 10’dan daha yüksek olan rakamlar riske işaret ediyor.
-B12 vitamini: Eğer bedeninizde yeteri kadar B12 vitamini yoksa kansız kalırsınız, kan hücreleriniz yeteri kadar olgunlaşamaz, bölünüp çoğalamaz. Belleğiniz zayıf düşer. Makul olanı kanda B12 miktarını 500’ün üzerinde tutmaktır. Ben 700-900 civarındaki rakamları daha güvenli buluyorum.
-Hassas CRP testi: Özellikle ellili yaşlar ve sonrasında C- Reaktif Protein özellikle de bunun daha duyarlı tipi olan hs-CRP formunu sağlık taramalarına eklemekte fayda var. ‘hs-CRP’ özellikle damar sağlığının ciddi bir göstergesi gibi kabul edilmeli ve genelde 2’nin, hatta mümkünse 1’in altında olmalıdır. hs-CRP düzeyi 3’ün üzerindeyse yüksek risk söz konusudur.
-HDL kolesterol: Özellikle göbekli biriyseniz, karaciğeriniz yağlıysa, bel çevreniz genişse (kadınsanız 88, erkekseniz 100 cm.den fazlaysa), ailenizde şeker hastalığı, kalp krizi, felç gibi sağlık hikâyeleri yoğunsa LDL kolesterol kadar iyi kolesterol seviyelerinizi de izlemeniz çok ama çok önemlidir. HDL seviyeleri erkeklerde 45’in, kadınlarda 50’nin üzerinde olmalıdır. Bana göre her yaş için makul rakam 55 ve üzeridir. Eğer tekrarlanan HDL ölçümleriniz 35’in, hele hele 30’un altındaysa dikkatli olun ve mutlaka trigliserid seviyenizi de ölçtürün.
-Testosteron: Yaşı kırkı geçen her erkekte hiç olmazsa yılda bir defa testosteron seviyesini araştırmak lazım. Özellikle gençlik ve orta yaşlılık döneminde testosteron azalması cinsel yaşamı etkilemese de yorgunluk, enerjisizlik, depresyon, göbek bağlama, uyku kaybı, kas ağrıları gibi sorunlara yol açabilmektedir. Sağlıklı bir erkeğin testosteronu yaşa göre değişmekle birlikte 450 nanogramın üzerinde olmalıdır.

Sonuç

Önemli bir şeyi daha hatırlatmak istiyorum: Rutin sağlık taramalarında yer bulamayan bazı testler var. Oysa bunların önemi her gün biraz daha iyi anlaşılıyor. Bu yıl bu testleri de yandaki kutuda bulabilirsiniz. Bu testleri yaptırmayı düşünmelisiniz. Benim önerim şu: Sağlık taramalarından vazgeçmeyin. İmkânınız belirli aralıklarla bu taramalardan geçmeye çalışın. Ama bunların nerede, nasıl ve hangi koşullarda yapıldığını, fayda sağlayıp sağlamayacağını da dikkatle araştırın. Ayrıca “okul çağı” çocuklarının da belli yıllarda görme ve işitme, hatta gelişme düzeyi değerlendirmelerinden geçmeleri gerektiğini lütfen unutmayın.

 

X