Bu sokak görenleri şaşırtıyor

Hürriyet Haber
10.05.2011 - 07:23 | Son Güncelleme:

Hong Kong'da omuz omuza yaşanıyor, sokaktaki hayat gerçeküstü filmlere benziyor.

 

    

   

 


Geçen hafta uzun bir yolculuktan sonra Çin’in özerk kenti Hong Kong’a gittim. Volkanik tepelerle, okyanus arasına sıkışan bu kent, Çin’den çok Batı’ya benziyor. Eğer Uzak Doğu’yu yaşamak istiyorsanız burası yanlış bir adres. Ama ünlü mimarların gökdelenlerini, en zenginleri ve en fakirleri, modern barları, seks gücünü artırıcı yüzlerce gıda satan dükkanları, elektronik dünyasını görmek istiyorsanız, kısa süreliğine bu kentte konaklayabilirsiniz.

Hong Kong, artık anı arşivimin iyice dip raflarına taşınmıştı. Aradan geçen 12 yıl, belleğimdeki görüntüleri silikleştirmişti. O geziden arda kalanları, bir sis perdesinin ardındaymış gibi zor hatırlar olmuştum ki, kendimi yeniden bu uzak kente doğru uçarken buldum. Aslında asıl hedefim burası değildi. Bu “yapma şehirde” uzun süre kalmayacaktım. Buraya bir selam verip, Çin’in Kanton kentine geçecektim.

GENÇLERE SEYAHAT BURSU

Çorum’un Hitit Yolu şenlikle açılıyor
Bu sokak görenleri şaşırtıyor
St. Paul Yolu, Likya Yolu gibi Türkiye’nin ünlü yürüyüş parkurlarına bu hafta sonu yeni bir güzergah ekleniyor. Çorum Valiliği’nin girişimiyle, fotoğrafçı ve araştırmacı Ersin Demirel, Hitit Uygarlığı’nın Anadolu’daki en önemli kentlerinden Alacahöyük, Hattuşa, Şapinuva’yı birleştiren yolların haritasını çıkardı. Toplam uzunluğu 236 kilometreyi bulan 17 yürüyüş ve bisiklet parkurunun GPS koordinatlarını içeren haritalar “Hitit Yürüyüş Parkurları” adıyla üç dilde kitaplaştırıldı. Parkurlar işaretlendi. Hitit Yolu’nun açılışı 13 Mayıs’ta üç gün sürecek “Güneş Kursunun İzinde” şenliğiyle açılıyor.

Genç gezginlere seyahat bursu

Seyahat kültürünü yaymak amacıyla geçen yıl iletişimci Özlem Yücel’in oluşturduğu “Genç Gezgin Seyahat Bursu” için başvurular başladı.

Hamamönü projesi EDEN’le taçlandı

Ankara’nın Altındağ İlçesi’nde, yerel yönetim tarafından iki yıllık çalışmayla restorasyonu tamamlanan Hamamönü semti, Türkiye’nin 2011’deki “Avrupalı Seçkin Turist Destinasyonu” seçildi.

THY’den engelli yolcular için özel kontuar
Bu sokak görenleri şaşırtıyor 

Türk Hava Yolları (THY), İstanbul Atatürk Havalimanı’nda engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı yolcuları için özel bir check-in alanı oluşturdu.



Uzun bir yolculuk olacağını biliyordum. Ama geçen onca yıl uçakları daha da rahat kılmıştı. THY’nin uçağında, lezzetli yemekleri yedikten sonra, yatak olan koltukta uykumun gelmesini beklerken, geçen gezimi hatırlamaya çalıştım. Dedim ya, çoğu silinmişti, silinmeyenler de gözümün önüne gelmiyordu. Neyi ne zaman gördüğümü karıştırıyordum. Yoruldum, vazgeçtim ve göz maskesini takıp, uykunun kucağına atıldım.

Uyandığımda sabah olmuştu. Pencereden baktım, etrafı gökdelenlerle kaplı koylar gördüm. Hong Kong’un yerini kestirmeye çalışırken, uçak piste kondu ve yarısını uyuyarak geçirdiğim 12 saatlik yolculuk sona erdi. Pilotun uyarısı ile saatimi 5 saat ileriye aldım. Ve kendimi birden “gelecek” zamanda buldum. Bir gün önce beraber uyandıklarımdan, bir anda yarım gün daha ileri gittiğimi düşündüm.

Pasaport kuyruğunda beklerken, üç dört girişin sadece “hizmetçilere” ayrıldığını görünce şaşırdım. Bir önceki gelişimde böyle bir uygulama görmemiştim. Veya gözümden kaçmıştı. Oradan, Asya’nın daha fakir ülkelerinden gelen hizmetçiler geçebiliyordu.

Minibüste bu özel pasaport geçiş yerlerini rehbere sordum. Gördüğümü doğruladı. Kentte çok sayıda çocuk bakıcısı ve hizmetçi çalıştığını söyledi. 40 metrekarelik evlerde bu yardımcılar ya banyoda küvetin içinde ya da mutfakta, yer yatağında yatıyordu. Demek kölelik düzeni sürüyordu. Bir farkla ki, bu yüzyılın köleleri “gönüllüydü”.

GÖKYÜZÜNE TIRMANIŞ

Havaalanından otele giderken geçen geziden görüntüler aradım. Gökyüzünü tırmalayan binalara yenileri eklenmişti. Gökdelenlerin sayısı ne kadar da artmıştı. Hong Kong gökyüzüne doğru büyüyen bir kentti.

Hong Kong nereden nereye gelmişti! Afyon savaşları sırasında Hong Kong’a kaçan İngilizler, acaba bugünleri hiç düşlemişler miydi? İhtimal dahi vermedim. O günlerde altı bine yakın köylü ve korsanın yaşadığı bu küçük toprak parçasının, bugün ne hale geldiğini düşlemeyi, ünlü kahin Nostradamus bile beceremezdi. 1898 yılında buraları Çinliler’den tam 99 yıllığına kiralayan İngiltere Krallığı acaba ne gibi hesaplar yapmıştı? Muhtemelen bir asır sonrası onlara kıyamet günü kadar uzak görünmüş, imzayı atarken, “gün ola harman ola” demişlerdi. Yıllar su gibi akmış, 1 Temmuz 1997 günü saat tam 00.00’da, gönderlerden İngiliz bayrakları indirilip, yerlerine Çin bayrakları asılmıştı. Bu olay bence Uzakdoğu’nun meşhur sabrının en tipik göstergesiydi.

Otelim Kowloon yarımadasındaydı. Hong Kong “kent devleti”, dört ana bölgeden oluşuyordu. Kowloon Yarımadası, New Territories, Hong Kong Adası ve diğer adalar. İnsan bu “diğer” adaları gezmeye niyetlense, bir yılda bile bu işin altından kalkamazdı. Çünkü Hong Kong Adası’nın etrafında, irili ufaklı tam 235 ada bulunuyordu. Bunların çoğunda henüz insan yaşamıyordu. Henüz diyorum çünkü, kısa bir süre sonra Hong Kong’da gökdelen dikecek yer kalmayacak, insanlar buralara göç edecekti.

Bin 92 kilometrekare büyüklüğündeki Hong Kong’a tam 7 milyon kişi sığmıştı. Kilometre kareye tam 5 bin kişi düşüyordu. Kowloon’un bazı bölümlerinde ise kilometre kareye 300 bin kişinin düştüğü oluyordu. Yani burası omuz omuza yaşama konusunda dünya rekorunu elinde bulunduruyordu.

SEKSİ HONG KONG

Shanghai’nin arka sokaklarında dolaşırken, Hong Kongluların sekse düşkün olduklarına şahit oldum. Çünkü bir sokak, tamamen seks gücünü artırıcı yiyeceklere ayrılmıştı. Dükkanları dolduran kalabalıklara bakılırsa, satışlar oldukça iyiydi. Vitrinlerde sergilenen seks gücünü artıran gıdaların başında, köpek balığı yüzgeci yer alıyordu. Hemen her dükkan vitrinini çeşitli büyüklükteki yüzgeçlerle süslemişti. Onu takip eden gıdaları şöyle sıralamak mümkündü: Denizatı, ayı penisi, geyik bacağı kemiği, çeşitli boynuzlar, her derde deva olan ginseng kökü ve ne olduklarını öğrenemediğim onlarca madde.

Mehmet Yaşin'in yazısının tamamını buradan okuyabilirsiniz

  

 

Etiketler:

    Sayfa Başı