Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu rezaleti kim durduracak?

<B>TÜRKİYE </B>donuyor. <B>‘‘Temizdir, ucuzdur’’ </B>masalıyla doğalgaza geçirilen milyonlarca aile şimdi perişan. Faturalarda yedikleri korkunç kazıkla boğuşuyorlar.

Çoğu aile, gelirinin neredeyse tamamını doğalgaza yatırmak zorunda kalıyor. Doğalgazda anormal kazık yiyoruz. Üzerine vergiler ve korkunç kár hadleri biniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, doğalgazı halka satarken üzerine yüzde 40, Ankara Büyükşehir Belediyesi yüzde 46 koyuyor.

Dünyanın ve Türkiye'nin neresinde bir kamu kuruluşu yüzde 46 kár ile halka mal veya hizmet satar? Bu mümkün müdür?

Burada yazıyoruz, ekranlarda söylüyoruz, hiçbir yetkiliden ses yok, tık yok. Bu belediyeler devlet içinde devlet olmuşlar, karışanı soranı yok.

Halka kazık atanlarda, halkı soyanlarda ve bunlara göz yumanlarda ise Allah korkusu yok.

İnsanlar evlerinde, apartmanlarında iki seçenekle karşı karşıya bırakılmış.

Ya ısınmak için soyulacaksın, ya da titreyeceksin.

Dün bu konuları konuşurken, gazeteci arkadaşlarımız içinde bulundukları durumu aktarıyordu. Bazısı evin salonundaki kaloriferi kapayıp ailesiyle tek odaya sığınmış. Bazısı 50 milyonluk gaz almış, 6 gün sonra bitmiş. Bir arkadaşımız anasının yanına taşınmış.

Önceki gün yazımda ve NTV ekranında bu doğalgaz konusuna girdim, inanın yüzlerce telefon ve mesaj geldi. Herkes yakınıyor, bütün kesimler ağlıyordu. Zavallı yaşlı ve emekli insanlar haykırıyor, bu vurgunu yapanlara ve göz yumanlara beddua ediyordu.

***

Ankara'da İ. Melih, faiz borcu var diye Ankara Üniversitesi'nin doğalgazını 4 gün önce kesti. Binlerce hoca, personel ve öğrenci titredi. Rektör Prof. Dr. Nusret Aras dün basın toplantısı yapıp bu rezaleti kamuoyuna açıklamak zorunda kaldı. Dün Aras'la konuştum. Şöyle diyordu:

‘‘Belediye 130 milyar faiz borcumuz olduğu iddiasıyla bizi icraya verdi. Mahkeme devam ediyor. Birkaç gün önce gazımızı kestiler. Üniversitede rezalet yaşadık ve donduk. Belediye ekipleri toprağı kazıp boruları çıkardılar. EGO Genel Müdürü ile Belediye Başkanı'nı defalarca aradım, telefonuma çıkmadılar. İki dekanım EGO'ya gitti, özel kalemle bile konuşamadılar. Sonunda Ankara Valisi'ne yazdık. Kazı yapıp boruları çıkardıkları yere polis ekibi gönderdi. İçişleri Bakanlığı ve savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve sonuçta bugün (dün) gazı yeniden bağlamak zorunda kaldılar.’’

Rektör dertliydi... ‘‘Üniversitede anarşinin yapamadığını Ankara Belediyesi yaptı’’ diyordu.

***

Rektörle muhatap olmayan EGO Genel Müdürü, İhsan Fincan isimli bir şahıs. Geçen yıl sülalesiyle birlikte hacca giderken, Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan onun adına Suudi Arabistan Büyükelçiliği'ne yazı yazıp torpil istemişti. 21 Şubat 2001 tarihli mektubun İngilizcesi aynen şöyleydi:

‘‘Mr. Mohammed Al Bassam. Your Excellency, the people whose names are given below, are members of our party. They are going to visit Saudi Arabia for Hadj. I will be very thankful if you can help them for Hadj visa. Recai Kutan.

Names of people: İhsan Fincan, Zehra Fincan, Fatih Fincan, Necdet Üçer.’’

Türkçesi: ‘‘Aşağıda isimleri verilen kişiler, partimizin üyesidir. Hac için Suudi Arabistan'a gidecekler. Hac vizesi için yardım ederseniz sevinirim.’’

İşte bu şahıs, Ankara'da İ. Melih'in sağ kolu olan hacı İhsan, Ankara Üniversitesi Rektörü'nün telefonlarına çıkmıyor, dekanlarını kabul etmiyor ve gazını kestirip binlerce insanı soğuktan donduruyor.

Dahası var. Recai Kutan, mektubunda bu şahıstan ‘‘partimizin üyesi’’ diye söz ediyor. Bir kamu görevlisi olan bu genel müdür gerçekten Fazilet'in üyesi miydi, yoksa Recai Bey Araplara hiç utanmadan ve yüzü kızarmadan yalan mı söylüyordu?

Kamu görevlisi parti üyesi olamaz, yasaktır. Recai Bey palavra atıyorsa, günahtır. Hangisi, hangisi?

***

Türkiye'de milyonlarca aile doğalgaz vurgunu yemiş inim inim inliyor. Dolar düşüyor, doğalgazın fiyatı yine artıyor. Bursa ve Eskişehir bu durumun farkına varıp fiyatta indirim yapıyor. İstanbul ve Ankara'da ise milyonlarca insanımız, bu furyada ceplerini doldurmaya çalışan belediyelerin insafına terk edilmiş. Bunlara hesap soran yok, doğalgazdan elde ettikleri katrilyonların nereye gittiğini soran yok.

Onlar da bulmuşlar işin kolayını, zamları bindirdikçe bindiriyorlar ve insanları perişan ediyorlar.

Bunları yazıyoruz, söylüyoruz ama kime? Cumhurbaşkanı, Başbakan, İçişleri ve Enerji bakanları, valiler umursamıyor. Onlar sıcak köşklerinde, konut ve lojmanlarında mutlu.

Doğalgaz satanlar öylesine önemli büyük adam olmuşlar ki (!) üniversite titrerken rektörlerle bile muhatap olmuyorlar. Ama iş hacca gitmeye gelince, Recai Bey onlar için torpil mektupları yazıyor.

İstanbul ve Ankara, işte bu kafalara emanet. Çankaya ve hükümet uyusun da büyüsün ninni!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI