Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu piyasa bizim değil - 2

Türkiye piyasaları artık kendi piyasalarımız değil. Seçtiğimiz ekonomik yönelim nedeniyle artık küresel ekonomik yapıya sağlam bağlarla eklenmiş durumdayız. Bu eklemlenme hali de aslında tek bir piyasanın oluşması sonucunu getiriyor.

Yasal altyapı olarak tek tipleşmiş, aynı ya da benzer yatırım araçlarının işlem gördüğü ve hepsinden önemlisi sermayenin herhangi bir kısıtlama altında kalmadan istediği yere, istediği vakit girdiği, istediği yatırımı yapabildiği ve yine istediği zaman çıkabildiği bir piyasa.

Türkiye’de bu sistemin altyapısını Kemal Derviş’in ithal bakan olarak yer aldığı DSP, MHP ve ANAP’tan oluşan 57. koalisyon hükümeti kurarken, gelişmesini ve gürbüzleşmesini ise Erdoğan başbakanlığındaki 58. Erdoğan hükümeti sağladı.

Güçlü ekonomiye geçiş programı aslında küresel ekonomiye eklemlenme programı olarak tasarlandı ve işletildi.

Bu gelişmenin hangi siyasal ya da ekonomik kararlarla ortaya çıktığının ayrıntılarını bir başka yazıya bırakalım.

Ama elimizde öyle bir veri var ki tek başına bu bile başlıktaki iddiamızı destekliyor: Yabancıların Türkiye piyasalarındaki yatırımları…

AK Parti hükümeti iktidara geldiğinde Türkiye’de yabancı yatırımcıların gerçekleştirdiği portföy yatırımlarının miktarı 8,2 milyar dolar seviyesindeydi.

2003 yılında bu tutar hemen hemen iki kat artarak 15,9 milyar dolara çıktı.

2004 yılında da ikiye katlanan portföy yatırımları 32 milyar doları aştı.

2005 yılı da yabancı yatırımların katlanarak arttığı bir yıl oldu ve yabancıların toplam yatırımı 58 milyar dolara bir sonraki yıl olan 2006 sonunda ise geçmişe kıyasla çok küçük bir artışla 64 milyar dolara ulaştı.

2007’nin Temmuz ayı sonunda 98 milyar dolara ulaşan yabancıları yatırımları nihayet bu yılın eylül ayı sonunda 101 milyar dolara kadar çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Yabancıların yatırımlarını sıraladığımız bu yıllar boyunca yatırımların dağılımı da pek bir değişiklik göstermemiş. Hisse senedi yatırımları hep en az yüzde 50 olmak üzere bono yatırımlarından daha fazla olmuş.

Son rakamlara baktığımızda ise yabancıların yatırımlarının 64,5 milyar dolarının hisse senedinde olduğunu görüyoruz. Bu rakam halka açık kısmın yüzde 72’sinin üzerinde bir orana denk geliyor. Ve bu yatırımlar da ağırlıklı olarak İMKB 30 ve onun yanında da İMKB 100 şirketlerine yapılmış.

Yabancıların bono piyasasında ise 33 milyar dolarlık bir yatırım var. Bu yatırımın büyük çapta uzun vadeli kâğıtlara yapıldığını da aklımızın bir köşesinde tutalım.

Nasreddin Hoca’nın düdüklü fıkrasında dile getirdiği teori aynen bizim piyasalarımız için de geçerli. Parayı veren düdüğü çalar. Parayı koyan yabancılarsa düdüğü bizim çalmamıza izin verirler mi sizce?

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI