Bu nasıl mücadele

Hürriyet Haber
06.04.2016 - 10:21 | Son Güncelleme:

Alman Birinci Televizyonu’nda (ARD) Almanya’nın Ortasında: NSU adı altında yayınlanan ve üç bölümden oluşan dizi, aşırı sağcı neonazilerin oluşturduğu Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü teröristlerinin işlediği cinayetlerin boyutunu ve çekilen acıların derinliğini tamamen gözler önüne serdi.

NSU teröristlerinin ilk Türk kurbanı Enver Şimşek cinayetini konu eden Kurbanlar - Beni Unutmayın filmini izleyenlerin aklından hiç şüphesiz, “Emniyet birimlerine de soruşturma makamlarına da güven duymak hiç de kolay değil” diye geçmiştir.

9 Eylül 2000 tarihinde Nürnberg’de NSU teröristleri tarafından katledilen Enver Şimşek’in o dönemde 14 yaşında olan kızı Semiya’ya, kardeşine ve annesine zanlı gözüyle bakılması adeta “Pes” dedirtmiştir.

Eşini kaybetmenin derin acısını yaşayan kadına bir emniyet yetkilisinin bir kadın fotoğrafı gösterip, “Eşinizin bir sevgilisi olduğunu biliyor muydunuz?” diye sorması, masanın üzerinden bir başka fotoğraf alıp “İşte bunlar da eşiniz ve dostunun ortak çocukları” demesi izleyicilerin kafalarını karıştırmıştır.

Tabii sevgili ve ortak çocuk hikayesinin tamamen uydurma olduğunun ortaya çıkması, emniyet birimleri ve soruşturma makamlarının Türklere ve göçmen kökenlilere dönük olarak “Zaten önyargılı davranıyorlar” şeklinde var olan yaklaşımları daha da artırmıştır.

Enver Şimşek’ten sonra yine Nürnberg’de 13 Haziran 2001’de Abdurrahim Özüdoğru öldürüldü. 27 Haziran 2001’de Hamburg’da Süleyman Taşköprü, 29 Ağustos 2001’de Rostock’ta Habil Kılıç, 9 Haziran 2005’te Nürnberg’de İsmail Yaşar, 15 Haziran 2005’te Münih’te Theodoros Boulgarides (Yunanistan vatandaşı), 4 Nisan 2006’da Dortmund’da Mehmet Kubaşık, 6 Nisan 2006’da Kassel’de Halit Yozgat katledildi. 25 Nisan 2007 tarihinde de Helbornn’da Michele Kiesewetter isimli bir kadın polis öldürüldü. Bu cinayetlerin failleri yıllarca bir türlü bulunamadı.

4 Kasım 2011 tarihinde bir banka soygunundan sonra Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos isimli iki soyguncunun intiharı, bu cinayetlerin döner cinayeti değil, terör cinayeti olduğunu gösterdi.

Tabii “Almanya gibi bir ülkede nasıl olur da, bu cinayetler 10 yılı aşkın bir süre aydınlatılamaz?”, “Bu teröristlerin yardımcı ve yatakçıları var mıydı?”, “Federal Anayasa Koruma Teşkilatı ile Eyalet Anayasa Koruma Teşkilatları bazı şeylere göz mü yumdu?” gibi bazı sorular da gündeme geldi.

23 Şubat 2012 tarihinde Berlin’deki Konzerthaus’da (Konser Evi) NSU kurbanlarını anısına düzenlenen devlet töreninde konuşan Başbakan Angela Merkel, kurban yakınlarından özür diledi.

“Bu ülkemizin ayıbı” diyen Başbakan Merkel, bu olayların üzerine gidileceğini, kendisinin de her şeyin ortaya çıkması için gereken her türlü çabayı göstereceği sözü verdi.

NSU duruşmalarının 6 Mayıs 2013 tarihinde Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde başlaması öncesi Başbakan Angela Merkel’le yaptığımız söyleşide, “Almanya’daki NSU tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Alman güvenlik birimlerine yalnız Türk kökenli insanların değil, başkalarının da güven kaybettiği gözlenmekte. Bu güven yeniden nasıl kazanılır?” diye sormuştum.

Başbakan Merkel, “Aşırı sağcılar tarafından Almanya’da işlenen bu seri cinayetler hepimizi çok derinden etkiledi. Ben bunun bizim ülkemizin bir ayıbı olduğunu hissediyorum.

NSU cinayetleri ortaya çıktıktan sonra adalet ile güvenlik makamlarımız yoğun bir biçimde çalıştı.

Sizi temin ederim ki, Alman hukuk devleti bu cinayetlerin tüm yönüyle aydınlatılması ve suçluların hak ettikleri cezaya çarptırılmaları için gereken her şeyi yapacaktır. Buna paralel olarak bu cinayetlere yol açan kine ve ırkçılığa karşı kararlı bir biçimde mücadele etmeliyiz” dedi.

Evet, aradan yaklaşık 3 yıl geçti. Ama cinayetler hala tüm çıplaklığıyla aydınlatılamadı. Kin ve ırkçılık ise her geçen yıl artmakta. Almanya’da geçen yıl aşırı sağcılar tarafından 13 bin 846 suç işlenmiş. Yani suç oranı bir yıl öncesine nazaran yüzde 30 artmış.

Biri cinayetten olmak üzere Almanya genelinde 372 aşırı sağcı hakkında tutuklama kararı çıkarılmış. Ama bunlardan 342’si kayıplara karışmış. Bu mudur mücadele? Bu nasıl mücadeledir?

 

 

Etiketler: ahmet külahçı


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı