Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu nasıl bir egodur?

BEN bir Hülya Avşar hayranıyım.Bir kadında güzellik ile zeká bir araya gelince o kadın beni teslim alır.

Hülya Avşar da beni teslim almış bir kadındır. Zira onda bu iki nitelik fazlasıyla var. Çeşitli yetenekleri arasında da beni en fazla sinema oyunculuğu etkiliyor.

Kendi adını marka yapmış bir insana hayran olmamak elimde değil.

Ancak, Hülya Avşar eşinden boşandıktan sonra ettiği kelamlar ile beni sürekli şaşırtmaya başladı. Avşar’ın eski eşi ve özel hayatı ile ilgili söylediği sözler, onun akıl seviyesine uymayacak kadar çelişki ve mantık hatası taşımaya başladı.

Ben de zamanında boşanmış bir insan ve psikolojik ölçümlerde boşanmanın insan ruhunda en fazla yara açan eylemlerden birisi olarak tespit edildiğini bilen bir kişi olarak Avşar’ın bir travma geçirdiğini düşünebilirim.

Ancak, Hülya Avşar’ın bambaşka alanda sarf ettiği bir söz beni hem şaşırttı, hem de ürküttü!

* * *

Gazeteciliğin röportaj alanında duayeni Yener Süsoy’un haftalık söyleşilerini muhakkak okurum. Zira, Yener Abi’de çok önemli bir özellik var. İnsanları en mahrem, en özel, en tabu konularda çok rahat konuşturuyor.

Galiba insanlar onun karşısında bütün özdenetim mekanizmalarını kaybedip, bülbül gibi şakıyorlar.

Yener Abi bu hafta Hülya Avşar ile bir söyleşi yaptı.

Bu söyleşide Avşar, "özel hayat" ile ilgili yine çelişkili görüşler ileri sürdü. Ama ben bu sözleri yerine Avşar’ın Süsoy’un bir sorusuna verdiği cevap karşısında daha çok irkildim.

Yener Süsoy, sanatını kastederek soruyor:

- Arkandan yeni kuşak geliyor, hep böyle yalnız koşacak değilsin ki!

Hülya Avşar’ın cevabı şöyle:

"Kendi kategorimde, benim gibi biri daha gelmeyecek. Benim gibi iki kişi daha sayabilirim; Sezen Aksu ve İbrahim Tatlıses. Zaten kimsenin gelmesine ben izin vermem. Çünkü işimde ölmemek için öldürürüm. Bana çok iyi bakmaları lazım. Beni sanat hayatından kaçırırsanız çok kötü olur. Bu benim mesleğim, ben bir profesyonelim. Allah sağlık verdiği sürece, bensiz zaman geçmeyecek Türkiye’de. Bugüne kadar sahip olduğum her şeye, hep böyle sahip oldum." (Hürriyet-01.08.2006)

Bu sözler bir insanın özdenetimini tamamen yitirmesinin belgesi!

* * *

Hülya Avşar adeta bir medyum gibi geleceği biliyor: "Kendi kategorimde, benim gibi biri daha gelmeyecek."

Kendini Türkiye’nin en büyük şarkıcıları arasında ilan ediyor: "Benim gibi iki kişi daha sayabilirim; Sezen Aksu ve İbrahim Tatlıses."

Rakiplerini adeta tehdit ediyor: "Zaten kimsenin gelmesine ben izin vermem. Çünkü işimde ölmemek için öldürürüm."

Halka kendisini taşıması için görev yüklüyor: "...Bensiz zaman geçmeyecek Türkiye’de. Bana çok iyi bakmaları lazım. Beni sanat hayatından kaçırırsanız çok kötü olur."

Üstelik tek-benci ruhunun eskiden beri böyle davrandığını; örneğin geçmişte de "işinde ölmemek için öldürdüğünü (rakiplerini ezdiğini)" itiraf ediyor.

* * *

Hülya Avşar her kelamıyla kamuoyunu etkileyen bir insan.

Söylediklerinin sorumluluğunu taşıması lazım!

Not: Yıllık iznimi kullanacağım. 20 Ağustos 2006 Pazar günü görüşmek üzere.
X