Gündem Haberleri

    Bu mahkeme Karadayı’yı yargılayamaz

    Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA
    04.09.2013 - 01:29 | Son Güncelleme:

    Refahyol Hükümeti’ni 28 Şubat 1997 sürecinde devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla aralarında eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın da bulunduğu 37’si tutuklu 103 sanığın yargılanmasına devam edildi.

    Önceki günkü duruşmada mahkeme heyeti ile aynı kürsüde oturtulan TRT’nin 2 spikeri dün katiplerle aynı yerde görev yaptılar. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada avukatlar yetkisizlik itirazında bulundular. Karadayı’nın Avukatı Erol Aras, daha önce 28 Şubat’la ilgili suç duyurusu üzerine takipsizlik kararı verdiğini hatırlatarak, “Karara itiraz da İstanbul 4 No’lu DGM tarafından reddedilmişti. Bu durumda davanın açılabilmesi için itirazı reddeden mahkemenin kararı gerekiyor. Ancak, İstanbul 4 No’lu DGM’nin devamı olan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nden karar, bu dava açıldıktan sonra alınıyor. Dosya İstanbul’a gittikten 1 gün sonra karar alınmış. 1 günde bu belgeler nasıl incelendi? Şu an yapılan işlemler yoklukla malul” dedi. Mahkemenin Genelkurmay Başkanı’nı yargılama yetkisine sahip olmadığını kaydeden Aras, “Müvekkilim, o dönem Genelkurmay Başkanı olduğu için suçlanıyor. Genelkurmay Başkanı olmasaydı bu suçlamalara muhatap olmayacaktı. Bulunduğu görev nedeniyle yargılanan Karadayı’yı bu mahkeme yargılayamaz, yargılama yeri Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’dir” dedi.

    DAVA AYM’YE GÖNDERİLMELİ

    Çevik Bir’in avukatı Atilla Bingöl de yetkisizlik itirazı yaparak, “İddianamede Genelkurmay Başkanı, Kuvvet komutanları suçlanıyor. Mahkemeniz bu davada görevli değildir. Davanın, görevsizlik kararıyla Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekiyor” dedi. Avukat Mustafa Bir de davada yeni delil olmadığını, sanıklara yöneltilen suçlamaların görevleriyle ilgili olduğunu ve davanın usulen reddinin gerektiğini savundu.

    GÖREVİ CUMHURİYETİ KORUMAK

    Aydan Erol’un avukatı Fethi Öztürk ise müvekkiliyle ilgili 2 tane Batı Çalışma Grubu (BÇG) evrakı bulunduğunu belirterek, “Evrakın konusu bilgi toplamaya dönük. Bilgi toplama iddianamede fişleme olarak geçiyor. Ayrıca fişleme 765 sayılı mülga (yürülükte kalkmış olan) TCK’da suç değildir. Müvekkilimin bununla suçlanması yasalara aykırı” dedi. Sanıklardan Hüsnü Dağ’ın Avukatı Metin Yıldızhan da yargılamanın “Yüce Divan” sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini kaydederek şunları söyledi: “Ülkenin birlik ve bütünlüğünün sağlanması görevi Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Güvenlik Kurulu’na (MGK) verildi. İç ve dış tehditleri tespit etmek MGK’nın görevi. O günkü Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne göre iç tehdidin 1’incisi bölücülük, 2’ncisi de irtica. Burdaki herkes Cumhuriyeti koruma konusunda yemin etmiş. Askerin görevi Cumhuriyeti korumaktır. Bunun üzerine yemin etmiştir.”

    AYNI HÂKİM KARARI KALDIRMIŞ

    Çetin Doğan’ın avukatı Celal Ülgen ise müvekkilinin, 28 Şubat’ta Genelkurmay Harekât Başkanı olduğunu, eğer bir suç varsa bunun görevi sırasında işlendiğini belirterek, “28 Şubat dönemine ilişkin bir suç duyurusuna daha önce takipsizlik kararı verilmiş. Kesinleşmiş takipsizlik kararını veren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu’dur. Bu kararı, ‘yeni delillerin ortaya çıktığı’ gerekçesiyle kaldıran da yine Yılmazabdurrahmanoğlu’dur. Bu, yargı ikliminin zamana göre nasıl değiştiğine en iyi örnektir” dedi.

    GÖREVSİZLİK TALEBİ REDDEDİLDİ

    Sanık avukatlarının mahkemenin yetkisi olmadığına yönelik itirazı değerlendiren mahkeme heyeti ara kararda bu talebi reddetti. Heyet ayrıca, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği takipsizlik kararının da 19 Temmuz 2013 tarihinde kaldırıldığına dikkat çekerek soruşturma önünde herhangi bir engel bulunmadığını açıkladı.

    MGK: Tutanağı savcıya değil mahkemeye verebiliriz

    MİLLİ Güvenlik Kurulu (MGK), 28 Şubat kararlarının alındığı toplantı tutanaklarının mahkemeye gönderilmediği iddiasını yalanladı. MGK Genel Sekreterliği’nin açıklaması şöyle: “MGK ve MGK Genel Sekreterliği Kanunu’nun 10. maddesine göre, ‘MGK tutanakları ve görüşmeleri açıklanamaz ve yayınlanamaz.’ Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 125. maddesine göre ‘Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgeler ancak mahkeme hakimi veya heyeti tarafından incelenebilir.’ 28 Şubat 1997’de yapılan MGK toplantısına ait ses kayıtlarıyla tutulan tutanaklar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 9 Ekim 2012 tarihli yazıyla talep edilmiştir. Tutanaklar yetkili mahkeme tarafından talep edilmemiştir. Talep edilmesi halinde mahkemeye sunulacaktır.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı