Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu lig karakolda biter

Hakemler üzerinden mesaj vermek, Şenol Güneş gibi bir futbol bilgesine hiç mi hiç yakışmıyor. Sorumlu mevkide olanlar, ellerini hakemlerin üzerinden çekmeli. Aksi takdirde bu lig, karakolda biter!

- Şenol Güneş’in son dönemde Aykut Kocaman’ı kastederek; “Ben rakipleri ve hakemleri konuşursam küçülürüm” demesi; buna karşın Trabzonspor resmi sitesinin, “Ankaragücü maçında penaltımız verilmedi” diye yazması... Bütün bunları nasıl değerlendirmeliyiz?
Ligin ikinci yarısı yeni başladı ve ilk puan kaybında hakemlere yüklenildi. Demek ki puan kayıpları devam edecek olursa, hakemler yandı! Ayrıca hakemler üzerinden mesaj vermek, Şenol Güneş gibi bir futbol bilgesine hiç mi hiç yakışmıyor. Kaldı ki, geçen haftanın önemli maçlarını seyrettim ve hakemlerde oyunun kaderine hükmedecek büyük hatalar görmedim. Sorumlu mevkide olanlar, ellerini hakemlerin üzerinden çekmeli. Aksi takdirde bu lig, karakolda biter!

Fenerbahçe, el freni çekilmiş lüks araba gibi

- F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, her açıklamasında, “Bu kadro şampiyonluk için bize yeter” diyor. Gerçekten yeter mi yoksa takviye yapılması gerekiyor mu?
Futbolcuları isim isim değerlendirdiğinizde, transfer ücretlerine baktığınızda, Aziz Yıldırım’ı haklı çıkartan bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Fenerbahçe’de un var, yağ var, şeker var ama, ne yazık ki, iyi helva yapılamıyor! Antalyaspor maçını hep birlikte seyrettik. Fenerbahçe belki de tarihinde ilk kez, son 10 dakikayı santrforsuz oynadı! Görünürde Alex bu görevi üstlenmişti ama, koşacak hali yoktu! Oysa Fenerbahçe denildiğinde taraftarın aklına hemen, müthiş goller gelir! Fenerbahçe kültürü bu gollerle oluşmuştur! Peki şimdi öyle mi? Ne gezer! Sanki takım, el freni  çekilmiş lüks araba gibi! Antalya maçının ikinci yarısında öylesine katı defans yapıldı ki, herkese “Çanakkale Geçilmez” dedirtti... Sanırsınız Fenerbahçe Barcelona ile Şampiyon Kulüpler finalini oynuyor, 1-0 galip durumda ve skoru korumak için katı defans yapıyor. Oysa rakip Antalyaspor!.. Pes doğrusu!

Beşiktaş başarıya daha yakın

- Bir tarafta “Büyük hedeflere büyük futbolcularla gidilir” düşüncesiyle Simao, Almeida, Guti, Quaresma’yı transfer eden Beşiktaş... Diğer tarafta “Büyük hedeflere, başarıya ve paraya aç futbolcularla ulaşırız” diyerek, Culio, Zapata, Yekta, Stancu ve Kazım’ı alan G.Saray... Hangi yol doğru?
Her iki görüşün de haklı olduğu taraflar var! Büyük hedeflere ulaşmak için getirilen büyük isimlerin, bizim kulüpleri büyük borç batağına sürüklediğini de unutmamak gerekir! İster ünlü olsun, isterse ünsüz, seyircinin takımlardan tek beklentisi var; Güzel futbol, bol gol ve başarı... Şimdilik Beşiktaş, başarıya daha yakın gözüküyor.

Polat o gece istifa etmeliydi

- Galatasaray Başkanı Adnan Polat, olağanüstü kongre isteyen Mehmet Helvacı ile iki arkadaşının talebini reddetti ve onları kamuoyu önünde istifaya davet etti. Diğer yandan, camianın birçok önemli ismi, bir an evvel kongreye gidilmesini istiyor. Ne dersiniz, G.Saray’ın gerçekten kongreye ihtiyacı var mı?
Adnan Polat’ın Türk Telekom Arena’nın açılış gecesinde yaşananlardan sonra, daha o gece istifa etmesi gerekirdi. Böylece tarihe, taraftarını ve yönetici arkadaşlarını siyasi iktidarla kamuoyuna ihbar eden Galatasaray Başkanı olarak geçmekten kurtulurdu! Ama yapamadı. Bundan sonraki gelişmeler hep Adnan Polat’ın aleyhine olur. Yeri gelmişken söyleyeyim, “Türk Telekom Arena” ismi beni fena halde rahatsız ediyor, G.Saraylılara haksızlık yapıldığı duygusuna kapılıyorum. İşte bu nedenle, bundan böyle yeni stadyuma sadece “Ali Sami Yen Spor Kompleksi” diyeceğim. Benim protestom da bu!..

Müşterinin daima haklı olduğu unutulmamalı

- Bilet fiyatları çok sık tartışılan bir konu... Son olarak Antalyaspor yönetiminin, Fenerbahçe maçının kale arkası biletlerini 100 liradan satması çok eleştirildi. Federasyon bilet fiyatlarına müdahale edip bir sınırlama getirmeli mi, yoksa “İsteyen istediği fiyata satsın” mı demeliyiz?
Bir yanda kulüplerin içine sürüklendiği mali darboğaz, diğer yanda ekonomik sıkıntılarla boğuşan taraftar!.. Yatağan kılıcı gibi, iki tarafı da keskin bir durum. Üstelik ortada güzel futboldan eser yok! Sonuçta fiyatı arz-talep belirleyecek. Yani ne kadar futbol, o kadar bilet fiyatı!.. Müşterinin daima haklı olduğu da unutulmamalı!

Yeni bir Sheva çıkana kadar Servet, Servet’tir

- Rijkaard döneminde Galatasaray’dan ayrılma noktasına gelen ve forma şanı bulamayan Servet, Türk Telekom Arena’daki ilk golü atan futbolcu olarak tarihe geçti ve Hagi ile birlikte performansı çok değişti. Teknik adam bu kadar önemli bir unsur mudur? Yoksa yetenek her zaman ve her yerde yetenek midir?
Kabul edelim ki Servet Çetin, büyük gerileme süreci içindeki futbolumuzda önemli bir isimdir ve milli takımda da rahatlıkla oynar. Hırslı, savaşçı, takımı ateşleyici bir futbolcu... Ancak nereye kadar? Karşısına bir Shevchenko veya ona benzer bir futbolcu çıkana kadar!

X