Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu kurultay umut olmalı

YARIN başlayacak CHP kurultayı, artık geride başarısızlığı kamufle edecek tek mazeret dahi bırakmayacağı için Kemal Kılıçdaroğlu adına yeni bir aşamadır.

Önceki yazımda aktardığım gibi kurultayın ana hedefi olacağı görünen yerel seçimlerde bir başarısızlık hali Kılıçdaroğlu için son anlamına gelir. Bunun olmaması için CHP’nin, bu kurultay ardından hem kendi içinde hem Türkiye’ye yansıyan güçlü bir umut havası doğurması şart.
Yerel seçimlerde bırakın İzmir veya Antalya’yı kaybetmeyi, bunlara büyük illerden birini daha ilave etmeye mahkum bir CHP’nın ortaya çıkması şart.
CHP yönetiminde yer alacak her kişinin bu bilinçle hareket etmek, kişisel çekişme ve kaygıları bir kenara bırakmak dışında yapabileceği bir şey yok. Çünkü başarı, herkesin payına yazılacaktır ve CHP, yıldızlaşmak isteyen her siyasetçi için Türkiye’deki tek doğru adres; tek ihtiyaç siyasi zeka olsun.

ÇALIŞKAN BİR GENEL BAŞKAN

Evet, kurultay Kılıçdaroğlu için son da olabilir; ama bundan daha güçlü seçenek bir umut yaratma şansıdır; yeter ki kararlı bir yürüyüş yapılsın. Kılıçdaroğlu, bu kurultaydan Türkiye’yi yönetebilir bir kadro ile çıkarsa, örgütü şöyle ya da böyle değişmiş CHP’nin genel merkezini buna uyumlu hale getirirse o zaman değişimi gerçekleştirmiş olur.
Bakın, iki yıllık genel başkanlığı döneminde Kılıçdaroğlu, 2 PM, 4 de MYK değişikliği sonucu yaklaşık 200 arkadaşıyla çalışmak zorunda kaldı.
Diyelim ki CHP’nin yaptığı tüm hatalar bu 200 kişiye mal edilerek Kılıçdaroğlu kenarda tutuldu; ama yarından sonra tablo asla bu olmayacak. Ancak ‘Kurultay Faaliyet Raporu’ dahi, doğru kadro seçimi halinde Kılıçdaroğlu ve CHP’nin ileriye umutla bakmasının mümkün olduğuna kanıt.  
Çünkü son iki yılda CHP önceki dönemlerde pek görmediğimiz atılımlar yaptı.
Neredeyse boş bırakılmış olan uluslararası arenada 106 görüşme; ‘Sadece eleştiriyor, çözüm önermiyor’ tezini çürüten, Türkiye’nin en önemli sorunlarını da içeren 112 rapor veya öneri; Türkiye’nin her ilinde 214 miting; 496 yasa teklifi; daha önce kullanılmayan interaktif kanalla 133 bin kişiyle ilişki; internet sitesine 6.3 milyon ziyaretçi çekme; mobil üyelik ve mobil aidat ödeme; üye tabanını yenileme ve üye sayısını iki yılda üçte bir oranında yukarı çekme; kadın ve gençlik kurultaylarını yapma; halkla ilişkiler çağrı merkezini faaliyete geçirme; tüzük değişikliğini yapıp çarşaf listeyi hayata geçirme; eksik de olsa örgüt seçimlerinde sandığı ortaya koyma...

YÖNETEBİLİR BİR CHP VE KADRO

İlk fırsatta gözümüze çarpan bu etkinlikler en azından hem Kılıçdaroğlu’nun çalışkanlığını hem de CHP’de ne tür dönüşümler sağladığını ortaya koyuyor.
Şimdi yapılması gereken burudan ilerlemek, CHP’de değişimin önündeki diğer küçük atılımları da gerçekleştirerek, Türkiye’nin önüne ‘yönetebilir’ bir kadro ile çıkma başarısını gösterebilmekte.
Kılıçdaroğlu’nun çok kez ifade ettiği gibi, yenilikler yeni yüzler gerektirir; ama bu her yüzün yeni olması anlamına da gelmez.
Kurultay, yeni yüzlerle deneyimli kadrolar arasında denge sağlayabilmeli.
CHP, kendi iç çekişmeleri güçlü bir parti olduğu için insan öğütme makinesi gibi çalışsa da yıldızlaşmak isteyenler için de son derece elverişli bir yapı.
Tam bu noktada Gürsel Tekin örneğini vermek durumundayım.
Gördüğüm, sevmeyenleri dahi Tekin’i yeniden yönetimde görmek istiyor; çünkü kenara çekildiği şu 2 ayda dahi CHP’nin halka dönük yüzü olmaya devam etti.
Tekin, CHP’nin içe dönük değil, dışa dönük yüzü olarak kullanılabilir.
CHP, Tekin gibi en az 10 isim daha yaratabilecek potansiyele sahip.
Kılıçdaroğlu da herkese bu şansı tanıyabilecek en uygun isim.

X