Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu krizin sorumlusu AKP

İKİ gün arka arkaya Anayasa Mahkemesi Yüce Divan olarak toplanıyor.

Pazartesi günü, Yüce Divan’da yargılanan eski bakanlardan Koray Aydın’ın savunması var. Salı günü ise, yine Yüce Divan’da yargılanan eski bakanlardan Cumhur Ersümer ile Zeki Çakan’ın savunmaları var.

Koray Aydın’ın belki değil, ama Ersümer ile Çakan’ın savunmalarının bir çalışma gününü kapsayacağı tahmin ediliyor.

Bu durumda Anayasa Mahkemesi fazla mesai yapacak. Çünkü Cumhurbaşkanlığı için ikinci oylama çarşamba günü. Anayasa Mahkemesi kararını çarşambadan önce vermek zorunda.

ÖNCE RAPORTÖR

Cumhurbaşkanlığı seçimi tam bir siyasal krize dönüşüyor. 367’yi bulamayan AKP karşısında, CHP dünkü oylamayı Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.

Anayasa Mahkemesi CHP’nin, oylamanın Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla ilgili başvurusunu, önce kendi üyelerinden bir raportöre veriyor. Raportör konuyu inceliyor, raporunu veriyor.

Mahkeme, bu raporu tartışıyor ve bir karara varıyor. Pratik süreç bu.

AĞIZLAR SIMSIKI

Dün Anayasa Mahkemesi’nin bazı üyeleriyle konuşuyorum. Ser veriyor, sır vermiyorlar. Ve doğru davranıyorlar.

Anayasa Mahkemesi’nin önemli çoğunluğu dün İstanbul’da. Kuruluş yıldönümü kutlamaları için. Ama, hepsinin aklı, TBMM’de.

Bu saatten sonra, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, artık hukuki olmaktan çıkıyor, siyasal niteliğe bürünüyor. Çünkü, koca koca Anayasa Hukuku profesörleri bile, birbiriyle taban tabana çelişkili görüşler dile getiriyor.

Eğer, mahkeme oylama geçersizdir, yolunda bir karar verirse, sonu belirsiz bir krizin tam ortasındayız.

SORUMLU AKP’DİR

Krizin sorumlusu, dört yıl boyunca, diğer partilerle hiçbir uzlaşma aramayan AKP. Gül’ün adaylığının açıklanmasına kadar, Cumhurbaşkanı seçim süreci, bu alışkanlığın devamı.

Abdullah Gül’ün
adaylığına kadar, bütün partilere tepeden bakan AKP, şimdi kanlı bıçaklı olduğu Genç Parti’nin bile kapısını çalmak zorunda kalıyor.

Bir adım ötesi var. ANAVATAN siyasal etik, YÖK ve yargı reformunu iki yıldır dile getiriyor. AKP hiç kulak asmıyor. Ama, dün sabah ansızın, AKP’liler acele bir basın toplantısıyla, "bunları hemen yapıyoruz" demek zorunda kalıyor.

Anayasa Mahkemesi dünkü oylamayı yok sayarsa, tam bir kriz. Krizden nasıl çıkılacağı ayrı bir sorun.

Ancak, acaba bu krizi halk nasıl anlayacak? Krize seçimde nasıl tepki gösterecek? Bu kriz kime yarayacak? İşte, bu noktada korkuyorum.

Bu blok ilgi çekiyor

ANAVATAN ile DYP arasında başlayan flört, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak tavır haline geliyor. Merkez sağ arayışında ek adım.

Bu blok şimdi biraz daha genişleme eğiliminde. DYP ve ANAVATAN arasında olduğu gibi, henüz somut bir adım yok. Ancak, sürpriz bir biçimde, Genç Parti bu blokla ilgileniyor. Sadece bir ilgi, bir düşünce.

Asıl sürpriz, bu blokla ilgilenen DSP bağlantısı. DSP bir süredir, solda birlik için SHP ve DİSK’in başını çektiği 10 Aralık Hareketi ile görüşüyor. İstanbul’daki son görüşmede, DSP, soldaki blok için, ANAP’ın da fikrinin alınmasını dile getiriyor.

Sol blok için çaba gösteren DSP, şimdi merkez sağdaki blokla ilgileniyor. Hiç kuşkusuz, gerek Genç Parti’nin, gerekse DSP’nin merkez sağ blokla ilgilenmesi, bu blokta yer alacakları anlamına gelmiyor.

Ama, ilgi ile izliyorlar.
X