"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bu köşe yazı köşesi

Doğan HIZLAN

Ayşen Gür'ün, ‘‘10 gazetede 561 köşe yazarı’’ (Gazetepazar, 5 Nisan 1998) incelemesi, köşe yazarlarının durumunu, işlevini, gazete içindeki yerini tartışma gündemine getirdi.

Gür, köşe yazarı konusundaki biçimsel ölçütünü açıklamış:

‘‘Köşe yazarı, belli bir sayfada, belli aralarla (en az haftada bir), ayırt edici bir logonun ve resmin yanında, kişisel yoruma rahatlıkla yer veren serbest bir yazı kaleme alan kişi.’’

Ben, köşe yazılarının artmasıyla televizyon kanallarının artması arasında doğru bir orantının varlığına inanıyorum.

Çünkü görüntü, bir anlık bir tesbittir ve üzerinde yorum da yapılsa, insanın belleğinde yeretmez.

Oysa köşe yazarının yorumunu okurken, haberin ötesinde sizin de yorum çeşitliliğine gidebileceğiniz, onunu üstüne yeni düşünceler kurabileceğiniz bir malzeme sunulur.

Gürsel Göncü, ‘‘Köşe yazarı ve haber köşeleri’’nde (Yeni Yüzyıl, 6 Nisan 1998), köşe yazılarının bir uzmanlaşma sonucu arttığını savunuyor:

‘‘Son yıllarda Türk basınındaki yazar yelpazesinin genişlemesi, esas olarak çeşitli konulara olan ilginin artık uzmanlık gerektirmesine bağlı.’’

Yazının daha sonraki bölümlerinde Göncü, okurların gazetenin tavrını, yazarın tutumunu merak ettiklerini belirtiyor.

Yağmur Atsız, bu düşüncelerin, tesbitlerin tam karşıtını savunuyor, ‘‘Bayramlar, yortular’’ adlı yazısında(Yeni Yüzyıl, 6 Nisan 1998):

‘‘Muhabirler... Evet, muhabirler...

Rütbesiz fedai müfrezelerinin bilinmeyen neferlerine benden selam olsun !!!’’

Yazısının bir yerinde de onları, Meçhul Askerler olarak nitelendiriyor.

***

HABERİN objektif, yani yorumsuz olduğu kuralını kabul ediyorsak, muhabirin yazdığıyla köşe yazarının yazdığı arasındaki fark ortaya çıkar. Çünkü köşe yazısı, kişiseldir, orada en çok kullanılan, yazıda geçmese bile, satırlarda kendini sezdiren, ben'dir. Haberde, ben, aradan çekilir.

Muhabir, gerçek bir olayı, araştırararak sayfaya yansıtır. Köşe yazarı da araştırma yapar ama bunu belli bir boyutuyla değerlendirme özgürlüğüne sahiptir.

Köşe yazarı, tememennilerde bulunabilir ama sanırım bu, haberde yapılamaz.

Uzmanlık, artık köşe yazarları arasında bir iş bölümünü zorunlu kılmıştır. Okuyucular da uzmanlaştığından, yazardan da onu beklemektedir.

Köşe yazarları da şimdi muhabirler gibi bilgi veriyor. Uzmanlık alanına giren konuya çoğu zaman girdiği kapı, haberdir. Somut olaylar, onların da köşelerinin malzeme listelerinde ön sırayı alıyor.

Zaman zaman muhabirlerin haberlerinden yola çıkıp yazıyorlar.

Ben ikisinin de bir gazetede bütünü oluşturduklarını savunuyorum.

Yağmur Atsız'ın muhabir arkadaşlarımızı övmesine katılıyorum.

Ne var ki, şimde onlar birer meçhul asker değil, kitap yazıyorlar, araştırmalarını yayınlıyorlar, yazarlar kadar adları biliniyor.

***

BENİM bu yazımı, lütfen, köşesini kaptırmak istemeyen bir yazarın savunması olarak yorumlamayın. Köşe yazılarının önemine siz de inandığınız için yazma gereği duydum.













X