Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu kez baldız enişteyi öpüyor!

Cüneyt ÜLSEVER

Tam Yalım Erez emin adımlarla (!) 56. Hükümeti kuruyor derken, Tansu Çiller bir atak yaptı ve hem Bülent Ecevit'i, hem de Mesut Yılmaz'ı bamtelinden yakaladı!

Bu atak, zaten arapsaçına dönen siyasi arenayı iyice karıştırdı.

Tansu Çiller bu son dakika çıkışını niye yaptı?

Ortaya atılan ulvi görüş, Yalım Erez'in 28 Şubat'ın baş aktörlerinden birisi olarak engellenmesidir. Ancak, artık siyasetin o kadar ulvi olduğuna inanmak için biraz saf olmak gerekiyor.

DYP Lideri, Erez'in, partisini bir kez daha bölmesinden ürkmüştür. Ayrıca, artık hakemlik görevini unutan ve yekten aktörlük görevine soyunan Cumhurbaşkanı'na atılacak bir golü de hesap etmemek olmaz. Belki de Çiller bu hamlesi ile seçimleri 18 Nisan'dan ileriye atacak bir Meclis aritmetiğine de set çekmek istiyor. Bu çaba da ebediyete kadar ‘‘ülkeyi kurtarmayı’’ şiar edinen Cumhurbaşkanı'nın planlarına çomak sokabilir.

* * *

Muhakkak ki Çiller, Erez'in merkez sağı toparlama gayretlerini de boşa çıkarmak istiyor!

Erez'in bu uğurda olası bir başarısı, Mesut Yılmaz'ı da yeteri kadar ürkütmüş ki, ‘‘Baldız niye şimdi bizi öpüyor’’ diye sorgulamıyor ve daha evvel Erez'e ‘‘koşulsuz destek’’ vermesine rağmen bu yeni (!) öneriye sıcak bakıyor.

Diğer enişte de herhalde artık kanına girmiş olan ‘‘20 yıl gecikmeli-3 aylık bir başbakanlığa’’ hayır diyemediği gibi, iktidarda kucaklanacak bir seçimde Deniz Baykal önünde daha şanslı olabileceğini hesap ediyor.

Şimdi seyreyleyin gümbürtüyü!

İki merkez sağ parti, merkez sol bir partinin azınlık hükümetine omuz verecek!

Bunun gerçekleşmesi için Cumhurbaşkanı daha evvel Meclis'te 4. parti olmasına rağmen demokratik teamüllerin dışında görev verdiği, ancak görevi ‘‘Ben kuramıyorum!’’ diyerek iade eden Bülent Ecevit'e, ‘‘Allah'ın hakkı üçtür’’ diyerek yeniden görev verecek.

Bunun da gerçekleşebilmesi için Yalım Erez'in o kadar emin olarak giriştiği çabalarından vazgeçip ‘‘Ben yoruldum, sen oyna!’’ demesi gerekiyor. Bu durumda, herhalde Erez daha yılın ilk günlerinde ‘‘1999'un en 'baba' kazığını yemiş olmak’’ konusunda oldukça iddialı bir duruma gelecek!

* * *

Cumhurbaşkanı açısından da sakal ile bıyık arasında sıkışmak söz konusu! İlk tercihi olmamasına rağmen, Yalım Erez onun açısından ehven-i şer idi. Kendisine biçtiği misyonda Erez hükümeti merkez sağın hareket yeteneğini azaltacak ve belki de hükümetin terkibi TBMM'nin 18 Nisan konusunda ileriye çark etmesini (!) sağlayacaktı. Cumhurbaşkanı zaten ‘‘neyin olmayacağını’’ göstermek amacı ile görevlendirdiği ve ilk rauntta da Demirel'in tezini ispat eden Ecevit'e bir kez daha görev vermek durumunda kalır ise bu sefer inisiyatif tekrar Meclis'e geçecek.

Nerede ise tüm siyasi aktörlerin ‘‘alicengiz oyunlarında’’ ihtisaslaştığı ülkemizde, ‘‘3 aylık başbakan’’ kim olursa olsun, ben sadece sağ salim 18 Nisan 1999'a ulaşmayı şiar ediniyorum.

Hele bir normalleşelim de gerisi Allah kerim!..



X