Bu işin içinde rant savaşı var

Hanife BAŞ
17.02.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 16.02.2011 - 22:30

Türkiye’deki baz istasyonu tartışmasının yüzde 60 rant savaşlarından kaynaklandığını söyleyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, “Belirli grup ve sivil toplum örgütlerinin de bu işten çıkar temin etme çabaları var. Fikrini söyleyen herkes uzman değil” dedi.

BİLGİ Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye’de baz istasyonu konusunun büyütülmesinin yüzde 60 oranında rant savaşlarından kaynaklandığını söyledi. Barcelona’da (İspanya) düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde soruları yanıtlayan Acarer, “Belirli grup ve sivil toplum örgütlerinin de bu işten çıkar temin etme çabaları var. Aralarında öğretim görevlileri de bulunuyor. Bir çıkar ummaları söz konusu. 17 yıldır saptanmış tek olumsuz bir olay yokken bunun bu kadar eşelenmesini doğru bulmuyorum” diye konuştu.

Her fikir veren uzman değil

Türkiye’deki baz istasyonu sistemleri ve cihazların dünyadakilerle aynı olduğunu da tekrarlayan Acarer, şu bilgileri verdi: “Avrupa’dan dört kat daha fazla güvenliyiz. Millet ya anlamıyor ya anlamak istemiyor. Almanya, İspanya veya Fransa’da bu tip tartışmalar olmuyor. İstasyonları sökmek çözüm değil. Haberleşme bittiğinde ne olacak? Özellikle yerel idareler bunun altından nasıl kalkacak? İnsanlar dava açarsa ne olacak? Anayasada haberleşmenin bir hak olduğu yazarken bunlar iptal mi olacak? Fikrini söyleyen herkes uzman değil. Konunun dışındaki insanlar yüzünden olumsuz kararlar alınıyor.”

Sadece bizde tartışılıyor

Tayfun Acarer, çözüm olarak sunulan baz istasyonlarının şehir dışına taşınmasının ise teknolojik olarak mümkün olmadığını hatırlattı. Acarer, şöyle konuştu: “Bu şekilde mobil iletişim yapılmaz. Mobil iletişim de artık sadece konuşma ve kısa mesaj atmak değil. Katma değer sağlayan hizmetler de veriliyor. Tartışmamız gereken baz istasyonları değil, neden sadece Türkiye’de bu tartışmaların olduğudur.”

Danıştay’la görüşeceğiz

Acarer, Danıştay’ın baz istasyonlarıyla ilgili yönetmeliğin yürütmesini durdurmasına ilişkin kararıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Karardaki maddeler üzerinde çalıştık. Biz yürütme organıyız, sürekli çözüm bulmaya çalışıyoruz. Yönetmelik çıkarken yüz kadar kuruluştan fikir almıştık. Danıştay başka kuruluşlardan da görüş almamızı istedi. Onlarla görüşeceğiz.”

3G’de 17 milyon aboneye ulaşıldı

TÜRKİYE’de 1.5 yıl önce hayata geçen 3G’de 17 milyonluk aboneye ulaşıldığını anlatan Tayfun Acarer, şöyle konuştu: “3G’de bütün dünyada 17 milyonluk abone sayısına 4 yılın sonunda ancak ulaşılabildi. Çünkü bizim 3G’ye geçişimizde zamanlama çok önemliydi. Geçen yıl Türkiye’ye 16 milyon telefon girdi. Bunların hepsi 3G. Telefon sayısı bu yıl 17-18 milyona çıkacak. Yolcu beraberinde gelen, hediye gönderilen telefonlar da var. Bunların sayısı 1 milyonu geçiyor.”

Bilişimin mutlaka bir vadide olması gerekmiyor

BİLİŞİM vadisiyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Tayfun Acarer, “Buranın mutlaka bir vadide olması gerekmiyor. Burada çalışacak insanlar sıradışı insanlar. Ar-Ge yapacaklar. Onları yaşam alanlarının dışında bir yere götüremezsiniz, kimse gelmez. Bizim bilişim vadimiz şehrin göbeğinde iki kule veya çok büyük bir yerleşim mekanı olabilir” diye konuştu.

‘Baz’ın sağlığa zararı için bilimsel bulgu yok

TÜRKİYE’de gündemi meşgul eden baz istasyonuyla ilgili tartışmalara bir yorum da GSM Birliği’nden (GSMA) geldi. GSMA Araştırma Direktörü Jack Rowley, her ülkede baz istasyonlarının uluslararası standartları olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bu standartlar hem cihazlar, hem de yaydığı elektromanyetik dalgalar için belirlendi. Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgaların standartlarının limit değerleri Türkiye’de, diğer ülkelerle kıyaslandığında çok daha düşük. Türkiye’de bir risk görmedik.” Rowley, hiçbir konudan yüzde yüz emin olunamayacağını ancak baz istasyonlarının sağlığa etkisinin bilim insanlarına bırakılması gerektiğini ifade ederek, sağlıkla ilgili henüz bir bilimsel bulguya rastlanmadığını kaydetti.

Motorola’nın Xoom’u Avrupa’ya ayak bastı

BU yılın başında ABD’de dünyanın ilk Android 3.0 tableti olarak duyurulan Motorola Xoom da Barcelona’da yerini aldı. 10.1 inçlik 1280x800 piksel çözünürlüğünde ekranı olan Xoom, 10 saate kadar video oynatabiliyor. Çift çekirdekli Nvidia Tegra 2 işlemci, 1 GB bellek, 2 ve 5 megapiksellik çift kamera, Wi-Fi ve 32 GB’a kadar genişletilebilir SD kart yuvası, Xoom’un teknik özellikleri arasında.

Huawei’den tablete ‘ince’ dokunuş

ÇİNLİ Huawei, fuarda Android işletim sistemine sahip HSPA+ akıllı telefonu Ideos X3 ve ince Android tableti Ideos S7’yi duyurdu. Ideos X3 Gingerbread işletim sistemini kullanıyor 3.2 inç’lik ekranı var. İnce tablet kategorisin-deki Ideos S7’nin ise ise 7 inç’lik dokunmatik ekranı var.

HTC de Flyer’la tablete girdi

TAYVANLI akıllı telefon üreticisi HTC de sonunda tabletini çıkardı. Android 2.3.3 işletim sistemine sahip olan HTC Flyer’ın 7 inçlik 600x1024 piksel çözünürlüğünde dokunmatik ekranı var. 1.5GHz’lik tek çekirdekli işlemcisi ve 1GB’lık bir RAM’i bulunan üründe, 32 GB’lik dahili hafıza var. HTC, 5 megapiksellik arka kamera ve 1.3 megapiksellik ön kamerası olan Flyer’ın yanında Facebook akıllı cep telefonlarıyla ilgi çekti. HTC ChaCha ve HTC Salsa adlı yeni telefonlarda bulunan Facebook butonlarına basıldığında durum güncellenmesi, fotoğraf yükleme, lokasyon bilgisi, bilgi paylaşımı mümkün oluyor.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı