"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Bu iş bel altına inecek matmazel

GALİBA durum ciddi...

Bu iş galiba bel altına inecek.
*
Nereden mi çıkarıyorum bunu?
Şuradan:
*
İktidar yandaşı gazetelerde dün bir haber yayınlandı.
Şöyle deniliyor haberde:
Silikon maske yöntemini deneyecekler.
“Görevimiz Tehlike” filmlerindeki gibi silikon maskeyle birilerinin kılığına girecekler.
Video çekecekler.
İtibar suikastı yapacaklar.
*
Yani demek istiyorlar ki:
Yakında bizimkilerin seks kasetleri çıkacak.
Sakın inanmayın.
Ses kasetleri nasıl montajsa bunlar da silikon.
*
Kısacası...
Adamlar, daha çıkıp çıkmayacağı bile belli olmayan seks kasetleri hakkında söyleyecekleri ilk kelimeyi bulmuşlar.
“Silikon” deyip geçecekler.
Nasıl ses kasetlerine “montaj” dedilerse...
Seks kasetlerine de “silikon” diyecekler.
*
İlahi Baykal!
İlahi MHP’li vekiller!
“Silikon” demeyi aklınıza bile getiremediniz ya...
Gerçekten de “beceriksizsiniz.”

Cemaat’in itirafçıları

İTİRAFÇILARI sevmem.
Hiç sevmem.
Eskiden de sevmezdim, şimdi de.
*
Nurettin Veren adlı bir Cemaat itirafçısı vardı mesela...
“Cemaat/Hükümet el ele” günlerinde ortaya çıkmıştı.
“İşte Cemaat’in iç yüzü” başlıklı itiraflarda bulunuyor, Cemaat’e saydırdıkça saydırıyordu.
*
Hükümet, Cemaat’le savaşa girişince... Yeni itirafçılar, yeni Nurettin Veren’ler peyda oldu.
*
Bu itirafçılardan birini dinliyorum:
Adam, 15 sene evvel ayrılmış Cemaat’ten.
Anlatıyor da anlatıyor.
Saydırıyor da saydırıyor.
Fakat bir kişi de çıkıp demiyor ki:
“İyi de baba... Madem 15 sene evvel ayrıldın Cemaat’ten... İtirafçı olmak için neden 15 sene bekledin ki? Neden 15 sene boyunca konuşmadın? Neden sustun? Neden 15 sene önce ayrıldığın bu yapının iç yüzünü anlatmak için Cemaat ile hükümetin kavgaya girişmesini bekledin?”
*
Savaşın bir ahlakı olmalı...
Bir tarafın telefon dinleyerek, bel altına girerek...
Diğer tarafın ise itirafçılara bel bağlayarak, ağza geleni söyleyerek...
Yürüttüğü kirli bir savaştan iki taraf da mağlubiyetle çıkar.

Madem aykırı soru istemiyorsun

TEK başına çık televizyona.
Çık tek başına...
Kendi sorunu kendin sor, kendi cevabını kendin ver.
*
Mesela...
“Paraleller gerçekten de tehlikeli mi?” diye sor.
Sonra ver cevabını.
*
Mesela...
“Seçimde silip süpürüyoruz değil mi?” diye sor.
Sonra ver cevabını.
*
Ne diye “Gazeteciler soruyor, ben de cevaplıyorum” izlenimi vermek adına gazeteci katliamı yapıyorsun ki?

Önder Sav’dan özür dileyin

CHP’li Önder Sav densizlik yapmış, kutsalla alay etmişti.
O zaman bu densizliğe en sert tepkiyi göstermiştim.
*
Önder Sav’ın yaptığı densizliğe benimle birlikte sert tepki gösterenler, bugün bir eski bakan ile bir gazetecinin yaptığı densizliğe “çıt” bile çıkarmıyorlar.
Hükümet yanlısı medya suskun...
Bu konularda her zaman şampiyon olan Akit bile ses etmiyor.
*
E peki şimdi bu durumda...
“Sizin açınızdan önemli olan kutsalla alay edilmesi falan değil, sizin açınızdan önemli olan kutsalla alay edenin sizden olmamasıdır” dense...
Haklı olmaz mıyız?

Neden? Neden? Neden?

NEDEN Zafer Çağlayan çıkıp da, “Ben koluma taktığım saati rüşvet olarak almadım... Bastırdım parasını, öyle aldım. İşte saatin faturası” demiyor, diyemiyor?
*
Neden Muammer Güler, “Oğlum trilyona üç-beş kuruş diyor, çünkü oğlumun parası çok. Oğlum parayı şuradan kazanmıştır. Aha da hesabı” demiyor, diyemiyor?
*
Neden Egemen Bağış, “Evime gümüş tepside çikolata ve yanında beş yüz bin dolar gelmemiştir. Böyle bir olay olmamıştır” demiyor, diyemiyor.
*
Neden Başbakan Erdoğan, “Ben paraları sıfırla konuşması yapmadım. O kaset montajdır... Aha bu da o kasetin montaj olduğuna dair güvenilir bir kuruluşun raporudur” demiyor, diyemiyor?
*
Neden koca bakanlar, “Biz bu Reza denilen adamın işlerini güçlerini takip ettik ama karşılığında tek kuruş almadık... Reza’ya gösterdiğimiz ilginin sebebi şudur ya da budur” demiyor, diyemiyor?
*
Neden? Neden? Neden?

Bir çocuk cebine sığar mı bunlar?

BAŞBAKAN Erdoğan yine Berkin’le ilgili tanıklıkta bulunmuş.
*
Sanki olay yerindeymiş gibi ve sanki Berkin’e cep kontrolü yapmış gibi konuşmuş.
Söyledikleri şunlar:
Berkin’in bir elinde sapan, bir elinde taş vardı.
Cebinden 11 tane çeşitli patlayıcı çıktı.
Cebinden demir bilyeler çıktı.
*
İnsaf yoksa bile izan olmalı.
11 çeşit patlayıcı, demir bilyeler, sapanlar, taşlar bir çocuk cebine nasıl sığabilir?
*
Altı üstü bir çocuk cebi bu.
Milyon dolarların istiflendiği adam boyu para kasası değil.

X