Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu ilaç tedavi eder mi?

Oktay EKŞİ

Haber iyi! Üstelik hükümetin belli bir kararlılığını da gösteriyor. Nitekim hükümet, ‘‘İrtica yuvası yurtları’’ nihayet ele almış.

Arkadaşımız Kamuran Zeren'in haberini okuyunca anlıyorsunuz ki hükümetin amacı iyi ama konuya yaklaşımı -hiç değilse bize göre- yanlış.

Habere göre, sayısı 2064'ü bulan ‘‘yurt’’ların ‘‘Açılması, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında’’ki yönetmelikte ciddi değişiklikler yapılacakmış. Örneğin artık ‘‘haber vererek teftiş’’ usulüne son veriliyormuş.

Teftiş zaten ‘‘haber vererek’’ olur mu, demeyin. Eğer sistem teftiş edenin aldatılması esasına göre kurulduysa olur.

Kaldı ki bu yönetmelik, Turgut Özal'ın başbakanlığı zamanında ve onun (sonra aralarının bozulmuş olmasına bakmayın) sevgili müridi Hasan Celal Güzel'in Milli Eğitim Bakanı olduğu sırada, yani 17 Mart 1989 tarihinde çıkarılmıştı. Yani asıl maksat, bu yurtlarda ‘‘laik cumhuriyetin’’ değil, Özal ve Güzel'in istediği zihniyette çocuklar yetiştirmekti.

Nitekim şimdi üniversitelerde karşılaştığımız huzursuzlukları göz önünde tutunca, bayağı başarılı olduklarını hemen anlıyorsunuz.

Tekrar konuya dönecek olursak: Şimdi devlet, bu ‘‘haberli teftiş’’ maskaralığına son vermekle kalmayacakmış, bu yurtlar yılda dört kere kesinlikle teftiş edilecek, ayrıca gerektiğinde ‘‘baskın’’ nitelikli teftişler de yapılacakmış. Hem de teftiş edecekler arasında mutlaka bir ilköğretim müfettişi ile polis veya jandarmadan bir yetkili bulunacakmış.

Haberi özetler hale gelmeyelim ama, getirilen bu yeni kurallarla da bir şeyler yapılabilir. Ama istenen çözüm sağlanmış olmaz.

Neden olmaz?

Bir defa bu yurtları bile bile tarikatların elinde bırakırsanız, ne yapsanız oradaki yönetim zihniyetini değiştiremezsiniz.

Efendim artık ‘‘Atatürk ilke ve devrimlerine aykırı hareket eden(...) kurumlara’’ kapatma cezası vermekle yetinilmeyecekmiş. Bundan böyle ‘‘laik cumhuriyetin temel ilkelerine aykırı hareket eden, din ve vicdan özgürlüğüyle bağdaşmayan davranışlarda bulunan ve öğrencilere baskı yaparak bu tür faaliyetlere zorlayan’’ kurumlar da ‘‘süresiz’’ olarak kapatılacakmış.

Kimse kendisini aldatmasın. Gerçi bu kurallar işleseydi ‘‘Atatürk ilke ve devrimlerine aykırı hareket’’ yüzünden sözünü ettiğimiz yurtların yüzde 95'ini kapatmak gerekirdi ama, sayın ki bundan sonra işletilecek...

Bu yönetmeliği hazırlayanlar bilmezler mi ki, ‘‘kapatma’’ kararı göstermeliktir. Kaldı ki bu kararın verilmesiyle uygulanması arasında en az bir buçuk iki sene geçer...

O nedenle Bakanlık, ‘‘kuzu’’yu sonunda yine ‘‘kurda’’ emanet edeceğine, bu yurtları kamulaştırmalı ve çocukları tarikatların elinden kurtarmalıdır. Gerisi lafügüzaftır.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI