"Nil Karaibrahimgil" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nil Karaibrahimgil" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nil Karaibrahimgil

Bu hayatı biraz daha canlı alabilir miyiz Canım?

‘Tamam! Neresinden itibaren?’ denmesi gibi bir şansımız olmadığına göre, bir silkinelim.

Hayat tek çekim. Aynı sahne bir daha yok! Bakın, konu şu:

Bir tane canımız var. Adına kısaca Canım diyelim. O canımız çıkana kadar, canlı olmak lazım. Canlı değilmiş gibi yapmamak. Onu severek oynamak lazım canım, adı canım olan şeyi nasıl sevmiyecez? Bu kadar!

Gerisi emprovize! (Yani serbest istediğini yap, bir dakika müziği kısmam lazım, bu Ravel gibi bestecilerde can birbuçuk porsiyon, romantik bir aşkın ortasında koşa koşa savaşa gitti. Hah, şimdi de yaraları sarıyor.)

Filmimiz bilim kurgu değil, sadece kurgu. Önce karanlıkta Ravel çalarken -Satie daha iyi olurdu- şöyle bir yazı akıyor:

<ı>2000’in başında dünya can çekişmekteydi.

İnsanların içi geçmekteydi.

Onlara her gün daha fazla elektroşok uygulamak gerekiyordu. O zaman bir süre kendilerine gelirlerdi. Dünyanın büyük planı şu muydu, bu muydu, yoksa tüm bilgileri bilgisayar harddisklerine atıp, toz bulutu olmak mıydı? Canım kahramanımız bunu peşinde değildi. Peki neyin peşindeydi?

İşte böyle absürd bir film. Ama ciddi adam dolu. Bu onu daha da absürd yapıyor. Artı kahraman Canım ayrı şapşal, filmin kahramanı olduğunu unutup duruyor. Kamera bende değil nasılsa deyip, nasıl boşa vakit harcıyor bilemezsiniz!

Çekilenleri seyretse, kendine kızardı. Ama insan hem başrol oynayıp, hem seyredemez değil mi? Seyredermiş gibi oynayınca da, çok kötü oluyor.

Filmin konusunu belirleyen Canım. Canım ne isterse.

Ama Canım sıkılıyor genelde. Halbuki film biraz canlanmak için, onun gözünün içine bakıyor. Hem esprili film. Canımın ne istediğini biliyor, kendince işaretler yolluyor. Oynayanlar iyi, mekanlar iyi, ışık mışık hepsi iyi. Bu Canım’ı canlandırmak lazım. Ama nasıl desem leyla gibi geziyor bizimki!

Her sabah ışığı görünce kalkıyor, içeri gidip kağıda yapacaklarını yazıyor. Bunları yapsa milyonlar izler, gerçi o bunu hiç bilmeyecek, iyi oynadı diye oscar falan da almıyacak. Ama kendisi için iyi diyorum canlanmak! Yoksa canım daha da sıkılacak.

Filmin yarım saat öncesinden bir sahne.

Bir kamyonun arkasında Portekizce şu yazıyor:

tudo e força, so deus e poder. Altyazıda da şu: Kuvvet her şeydedir, ama güç yalnızca Tanrı’dadır.

Bu neye işaret acaba?

Canına kuvvet?
X