Bu hasar insanlık suçu

A.A
25.10.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, Japonya'da 7.6 şiddetinde bir deprem olduğunda hiçbir hasar meydana gelmezken, Türkiye'de büyük çaplı hasarların oluşmasının insanlık suçu olduğunu söyledi.

Artık bir yerde çizgi çekip bunu kapatmak gerektiğine işaret eden Durbakayım, “Hele hele kamuda bu tarzda binaların olması çok büyük ayıbımız. Devlet eliyle buna son verilmesi lazım. Teknolojik imkanlar emrimizde” dedi.

Durbakayım, deprem riski olan binaların derhal boşaltılması gerektiğini ifade ederek, “Halen, 'yapılan binalar fazla mı?, stok mu oluşuyor?' diye spekülasyonlar yapılıyor. Depremden sonra gerek TOKİ'nin katkılarıyla gerek özel sektörün katkılarıyla yapılan binalarda bu riskler artık yok” diye konuştu.

İSTANBUL'U DÜŞÜNEMİYORUM

7.2 büyüklüğündeki depremi İstanbul'da düşünemediğini de dile getiren Durbakayım, Van'da nüfusun seyrek olması ve ulaşım imkanlarının bulunması nedeniyle, can kaybının fazla olmadığını, ancak İstanbul'da benzer bir depremin olması durumunda çok fazla can kaybı meydana geleceğini vurguladı.

İstanbul'da bugün kat mülkiyetinden dolayı yenilenemeyen binlerce bina bulunduğuna işaret eden Durbakayım, şunları kaydetti:

“Bu depremden ders çıkarmamız lazım. Bunu milli politika olarak kabul edip seferberlik ilan etmeliyiz. Yapacağımız şey; deprem riski taşıyan binaları derhal boşaltmamız ve bunları yıkmamız lazım. Bunların yenilenmesi için kat mülkiyeti kanunundan yararlanıp, ayak direyen, farkı şeyler isteyenler var, bunun önüne geçilmesi lazım. Bu binaların özel sektör tarafından yenilenmesi mümkün. Yenilendiğinde, devlete bir yük olmadan, vatandaşların da cebinden para çıkmadan bu dönüşümler yapılabilir. Ekonomik değeri fazla olmayan bölgelerde de milli bir politika şeklinde belli bir fon ayırıp, vatandaşın da elini taşın altına koyması suretiyle, bu binalar yıkılıp tekrar yapılabilir. Belki TOKİ gibi bir kuruluş daha oluşturulabilir ve bu şekilde süratle bu riskler ortadan kaldırılabilir. Önümüzdeki 5 seneyi hedef koyarsak, Türkiye'deki bu kötü yapı stokunun yüzde 80'ini kaldırmak mümkün olabilir. Devlet ile vatandaş el ele bir kampanya açmamız lazım.”

“Kat mülkiyeti kanunu değiştirilmeli”

Dernek olarak üyeleri şu andaki yaraları sarmak için yardıma davet ettiklerini söyleyen Durbakayım, öteki taraftan da bu risklerin ortadan kalkması için önerilerini ilgili bakanlığa ulaştıracaklarını, bugün itibariyle bir sayfa açtıklarını belirtti.

Nazmi Durbakayım, “Öldüren, risk yaratan binaların derhal boşaltılıp yıkılması, buradaki insanların da daha güvenli binalara taşınması gerek. Yazlık bölgelerde binlerce boş ev var. Belki çok riskli olan bölgelerdeki insanlar geçici olarak buralarda ikame edebilir ve süratle deprem evleri yapılabilir. TOKİ acil ihtiyacın yüzde 20'sini karşılayabiliyor. Bunu daha büyük boyuta geçirebilmek için belki TOKİ gibi ikinci bir kuruluş oluşturulabilir ve bu şekilde süratle bu riskler ortadan kaldırılabilir” diye konuştu.

Büyük şehirlerde mevcut binaların dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Durbakayım, “Deprem riski taşıyan binlerce bina var. Ama buradaki maliklerinin hepsinin katılımı ile bu olabiliyor. Bir-iki kişinin 'hayır' demesi ile bina yenilenemiyor. Buna bir çözüm gelmesi lazım. Devlet anayasa hükmünde çıkartacağı bir kanunla mevcut kat mülkiyeti kanunundan vatandaşın kötü niyetle yararlanmasının önüne geçilmeli. Belli bir yüzdenin oyu ile bina yıkılıp yerine yenisi yapılmalı ve azınlık bunun önüne geçememeli” şeklinde konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı