"Nedim Bubik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nedim Bubik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nedim Bubik

Bu haberler ne güzel

“Engellileri engellemeyelim” deyip duruyorum. Zaman zaman da engelsizlerin bencilliklerini, koydukları engelleri sergilemeye çabalıyorum. Tepkiler geliyor, bazen de yüz güldüren haberler. Son olarak Burhaniye’den Müfide Esringün aradı. Belediye Başkanı Fikret Akova’yı göklere çıkardı. Neden mi? Çünkü Esringün bir engelli ve Akova’nın yaşamlarını kolaylaştırmak için her çabayı gösterdiğini, kendileriyle ilgilendiğini söyledi. Sonra Datça’dan bir haber geldi. Duyarlılık örneği. İşte o sevindirici haberler...

Engeli engelleyen kent: Burhaniye
Müfide Esringün 1960 İstanbul doğumlu, sekiz yıl önce yedi tepeli şehrin karmaşasından ve engelliler için değişmeyen sorunlarından uzaklaşıp kardeşi Esra Hanım’la Balıkesir’in Burhaniye ilçesine taşındı.
Geldiğinde Burhaniye’de de engelliler için sıkıntılar olduğunu belirten Müfide Esringün’ü dinliyoruz:

Özel yaşam alanı
“Şimdi kaldırımlar, kamu binaları ve hatta banka ATM’leri bile biz engelli insanlar için düzenlenmiş bir yaşam alanı gibi. Herhangi bir sıkıntımda bana gösterilen ilgiye bazen şaşırıyorum. Bu bilinç Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova’dan halka, esnafa, zabıtaya, işçiye kadar nüfuz etmiş durumda.”

Bu haberler ne güzel

Meclis de sırada
Başkan Akova, engellilerle ilgili proje üretmeyi sürdüreceklerini belirterek, “Bundan sonraki projemiz Burhaniye Kent Konseyi bünyesinde bir ‘Engelli Meclisi’ oluşturmak. Şimdiden bu konuyla ilgili çalışmalara başladık bile. Maksadımız daha fazla engelli insana ulaşıp, onları topluma ve yerel ekonomiye kazandırmak” diyor.
Burhaniye’nin sahil mahallesi Ören’de oyuncak satarak yaşamını sürdüren Esringün de duygularını, “Burhaniye’nin bu ilerici yürüyüşünde biz engellilere verdiği önem, çağdaş toplumların etiketidir, bu anlamda örnek bir ilçe haline dönüşen Burhaniye, ‘engelliler için engelsiz bir kent’ patentini gururla göğsünde taşımalı” diye dile getirdi.

Haydi plaja gidelim
DHA’nın Datça Muhabiri Mehmet Çil, belediyenin Hastanealtı Plajı’na engelliler için rampa yaptığını bildirdi. Çil’in haberinden aktarıyorum: Rampanın yapılmasından sonra rahatlıkla sahile inerek denize girebilen engelliler, Datça’nın tüm belediyelere örnek olmasını diledi. Bir yaşında geçirdiği çocuk felcinden sonra yürüme fonksiyonunu kaybeden evli ve bir çocuk babası 48 yaşındaki Ömer Hakan Babacan, engelliler rampasını ilk kullanan kişi oldu.

Bu haberler ne güzel

Bugün en mutlu günüm
Hayatında hiç yürümediğini belirten Babacan, ‘Bugün hayatımın en mutlu günü. İki bacağım tutmadığı için, yıllarca tekerlekli sandalyenin elverdiği ölçüde kendi başıma hareket edebiliyor ve birçok şeyden mahrum kalıyordum. Denize girip çıkmak benim için tam bir eziyetti. Bugün rampam yapıldı, çok mutluyum. Şimdi rahatlıkla sahile inebiliyor ve denize girip yüzebiliyorum’ dedi. Daha önce merdivenlerde adeta sürünerek sahile indiğini ifade eden Babacan, ‘Datça Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Plajda bir de engellilerin de yararlanabileceği tuvalet yapılırsa, Datça’da sorun kalmayacak’ dedi.

Bu haberler ne güzel

Yine otobüs yakınması
Geçtiğimiz 1 Ağustos’ta saat 18.00 gibi Alsancak Limanı yanındaki duraklardan 121 numaralı Konak-Mavişehir otobüsünü bekledim. Yaklaşık 15 dakika sonra eski bir Volvo otobüs geldi. Uzun zamandır bu kadar dolusuna denk geldiğimi hatırlamıyorum. Klima olmadığı için tüm pencereler açık. Ten tene değiyor. Bir kişi iniyor, 10 kişi biniyor. Birçok insan merdivende duruyor. Yine de şoför ısrarla yolcu almaya devam ediyor. Bunun üzerine yolcu sınırının aşıldığını söylüyorum, beklemediğim bir cevap alıyorum:
“Sınır yok, almak zorundayım. Kimse bana işimi öğretmesin.” Genç olduğum için mi böylesine terslendim bilmiyorum. Kalabalığa dayanamadım ve normalde ineceğim duraktan 2 durak önce inip evime yürüdüm. Burada asıl kızgınlığım şoföre değil, geç gelen otobüslere. Eğer 121 gibi en çok yolcu alan bir otobüsün kalkış aralığı 20 yerine 10 dakika gibi bir süreye düşerse hepimizin daha mutlu olacağına eminim.
? Sezin KILÖREN

X