Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Bu güzelliği havuza gömme

Hürriyet Gazetesi'yle birlikte ücretsiz olarak verilen Hürriyet Spor Eki, bu hafta da ilginç konularla geliyor...

İşte bazı başlıklar...

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

HÜRRİYET SPOR BUGÜN BAYİLERDE

* Bu güzelliği havuza gömme!

Erotik filmlerin ünlü yönetmeni Tinto Brass, dünya rekortmeni ve olimpiyat şampiyonu İtalyan yüzücü Federica Pellegrini’ye film teklifi götürdü. Daha önce Fox dergisine soyunan güzel Federica, Brass'ın filminde soyunma teklifine sıcak bakıyor.

* Yeni paraların üzerinde niye sporcu yok?

Yeni liraların üzerinde edebiyatçı, tarihçi, mimar, bilim adamı resmi var ama bir tek Türk sporcu resmi yok. Hıncal Uluç ve Erman Toroğlu bu ilginç durumu yorumluyor?

* Rengarenk bir Beşiktaşlı: İddialı, sürprizi seviyor, hücuma bayılıyor

Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü Mustafa Denizli'yi mercek altına aldık. "Çocukluğumda manyak seviyesinde Beşiktaşlıydım" diyen Denizli, tarihe geçen, "içimizdeki İrlandalılar" ve "Yüzde 51 favoriyiz" sözlerini ilk ne zaman söyledi?

* Estonya'yı tanıyalım. İşler kötü giderse hoca oyuna girebilir!

A Milli Takımımız'ın çarşamba günü karşılaşacağı Estonya Milli Takımı'nın teknik direktörü Rüütli, futbolculuk hayatını amatör bir takımda devam ettiriyor. 54 yaşındaki antrenörün bu sezon 13 maçta 3 golü var.

* 3 savaş gören basketçi

Almanya 1. Basketbol Ligi takımlarından Trier'de forma giyen George Evans, Amerikan Ordusu'nda astsubay olarak Irak, Haiti ve Somali'de savaşmış.

* İşte en pahalı Türk futbolcu: İlhan Eker. Bonservis fiyatı: Peşin 4 milyon YTL

Gençlerbirliği'nin bu sezon yaptığı futbolcu alışverişleri çok ilginç. Hacettepe'den aldığı defans oyuncusu İlhan Eker'e 4 milyon YTL ödeyen kırmızı siyahlı kulüp, 2.7 milyon euro değerindeki Mehmet Çakır'ı Ankaraspor'a yok pahasına vermiş.

HABERİMİZE önemli bir soruyla başlalım:

Bu sezon Türkiye içinde transfer yapan Türk futbolcular içinde en pahalısı kim?

Manisaspor'dan Fenerbahçe'ye giden Burak Yılmaz? Yine Manisaspor'dan Beşiktaş'a geçen Uğur İnceman?Ya da Trabzonspor'un Kayserispor'dan aldığı Gökhan Ünal?

Cevap: Hiçbiri.

Bu sezon yurt içinde transfer yapan en pahalı Türk futbolcu; eski adı Gençlerbirliği Oftaş olan Hacettepe'nin Gençlerbirliği'ne sattığı İlhan Eker...

Bonservis bedeli; tam 4 milyon YTL. Üstelik Gençlerbirliği bu parayı peşin ödemiş. Yani, tek seferde. Kırmızı siyahlı kulübün hesaplarında aynen böyle yazıyor.

Nasıl, şaşırdınız değil mi? Evet, duyunca biz de şaşırdık.

Bonservisine 4 milyon YTL peşin para verilen İlhan Eker'in, istatistikleri olaya daha bir ilginçlik katıyor. Çünkü, söz konusu futbolcu ligdeki 6 maçın sadece 2'sinde oynayabilmiş.

Oysa Cavcav kamuoyunda, "20 bin dolara aldığı futbolcuyu 2 milyon dolara, büyük kulüplere satar" diye biliniyor.

* * *

Kardeş kulüpler Gençlerbirliği ve Hacettepe ile ilgili iddialar, sorular o kadar çok ki...

Alın size bir soru daha...

Fenerbahçe'nin geçen sezon Gençlerbirliği Oftaş'tan aldığı Gökhan Gönül için ne kadar bonservis bedeli ödediğini biliyor musunuz?

Cevap: Kimse bilmiyor.

Evet, yanlış okumadınız... Hacettepe Kulübü'nden hemen hiçkimse bilmiyor. Sorduk soruşturduk, "Bilse bilse bir tek kişi bilir, o da kardeş kulübümüz Gençlerbirliği'nin başkanı İlhan Cavcav" diyorlar.

Başkent kulübünün hesap defterlerinde, bu futbolcunun satışı karşılığında ne kadar bonservis ücreti alındığı yazmıyor. Sanki bedavaya verilmiş gibi bir durum var ortada.

Ama ciddi bir para alındığı kesin. Çünkü aynı dönemde Gökhan Gönül'e Galatasaray da talipti ve sarı kırmızılıların 1 milyon dolar ödemeye hazır olduğu herkesçe bilinen bir şeydi. Bir söylentiye göre 2 milyon euro alınmış ama dediğimiz gibi kulübün defterlerinde bununla ilgili en ufak bir kayıt yok.

* * *

Bir soru daha...

Hacettepe'nin bu sezon Trabzonspor'a sattığı Giray Kaçar'ın bonservis bedelini biliyor musunuz?

Cevap bir önceki sorunun cevabıyla aynı:

Bilse bilse bir tek İlhan Cavcav bilir.

Transferin gerçekleştiği günlerdeki gazete haberlerine bakıyoruz; Trabzonspor'un 2 milyon 750 bin dolar ödeyeceği ifade edilmiş. Ama Giray Kaçar'ın bonservis bedeli de Hacettepe'nin defterlerinde net olarak yer almıyor.

Gençlerbirliği'nin, 2006-07 sezonunun devre arasında Trabzonspor'a sattığı Mısırlı Ayman ve İsveçli Risp'in bonservislerinden elde edilen 2 milyon 500 bin euronun da kulüp defterlerinde net olarak yer almadığı ileri sürülüyor.

2.7 milyon euroluk Mehmet Çakır 100 bin euroya satılmış

GENÇLERBİRLİĞİ'nin sezon öncesinde Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor'a sattığı Mehmet Çakır'ın transferiyle ilgili pekçok soru işareti var...

Kırmızı siyahlı kulübün defterlerinde, bu futbolcunun satışı karşılığında 100 bin euro alınacağı yazıyor.

Süper Lig'i az çok takip eden herkes bilir ki, 100 bin euroya ancak PAF takımı oyuncularını veya emekliliği gelenleri alabilirsiniz. Mehmet Çakır gibi iyi bir forveti satın almak istiyorsanız, en az 2 milyon euroyu gözden çıkarmak zorundasınız. (Avrupa'da futbolcuların piyasa değeri üzerine araştırma yapan transfermarkt.de'ye göre Mehmet Çakır'ın değeri 2 milyon 700 bin euro)

İddiaya göre, İlhan Cavcav'ın Mehmet Çakır'ı bu kadar ucuza vermesinin sebebi; aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor'un onursal başkanı olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile arasını hoş tutmak istemesi. Ankara'nın Balgat semtindeki un fabrikasını yıkıp yerine devasa bir iş merkezi yapmayı planladığı ileri sürülen Cavcav'ın; imar izni, ruhsat vb. işlerde kolaylık sağlanması amacıyla Gökçek'in takımına böyle bir jest yaptığı belirtiliyor.

İlhan Cavcav geçtiğimiz sezonun devre arasında da, dönemin teknik direktörü Bülent Korkmaz'ın kadro dışı bıraktığı kaleci Gökhan ve solbek Eren'i Ankaraspor'a vermişti.

Mesut Bakkal, 3 yıl önce aldığı paranın 3'te 1'ine çalışıyor!

GENÇLERBİRLİĞİ'nin teknik direktör Mesut Bakkal'a ödediği para da ayrı bir tartışma konusu...

Kulüp defterlerinde Bakkal'ın aylık maaşı 10 bin 45 YTL olarak görünüyor. Diğer bir ifadeyle yıllık 120 bin 540 YTL ödeniyor. Ama bu rakam pek inandırıcı bulunmuyor, çünkü aynı Mesut Bakkal üç yıl önce de Gençlerbirliği'nde teknik direktörlük yapmıştı ve o dönem aldığı aylık maaşı net 30 bin YTL (yıllık 360 bin YTL) idi. Yani Bakkal, bırakın enflasyon zammını, üç yıl önce aldığının 3'te 1'ine çalışıyor.

Oysa, 2 yıl önce Mesut Bakkal'ın yardımcılığını yapan ve teknik direktörlükte henüz yolunda başında olan Bülent Korkmaz, geçen sezon kısa bir dönem görev yaptığı Gençlerbirliği'nden ayda 60 bin YTL alıyordu. Yani Mesut Bakkal, yardımcısı Korkmaz'ın 6'da 1'i kadar ücret alıyor!

Gençlerbirliği Kulübü kayıtlarında yardımcı antrenörler Hayati Soydaş ve Ahmet Temur Atalay'ın maaşları 2 bin 545 YTL olarak görünüyor.

Bu arada, merak edenler için belirtelim; Süper Lig'de takım çalıştıran teknik direktörlerin aylık maaşı 15-20 bin YTL'den başlıyor. Bank Asya Birinci Ligi'nde bile 10 bin YTL maaşa çalışan hoca bulmak imkansız.

G.Birliği'nin defterleri mali işlerden sorumlu asbaşkana bile gösterilmedi

BÖYLESİNE akçeli işlere sahne olan Gençlerbirliği'nde dikkat çeken bir başka konu da kulübün defterlerini başkan İlhan Cavcav ve yakınındaki bir iki kişi dışında kimsenin görmesine izin verilmemesi. Hatta kulübün mali işlerden sorumlu asbaşkanına bile bu defterler gösterilmedi.

Mayıs 2006'dan bu yana Gençlerbirliği Kulübü'nün mali işlerden sorumlu asbaşkanı olan Prof. Dr. Şükrü Kızılot geçtiğimiz nisan ayının ortasında İlhan Cavcav'la görüşerek, kulübün hesaplarında inceleme yapmak istediğini bildirdi. Cavcav olumlu yanıt vermesine rağmen defterler Kızılot'a verilmedi. Kızılot normalde kendi kontrolünde olması gereken defterlerin gizlenmesi üzerine 30 Haziran 2008'de Gençlerbirliği Kulübü'ne noter kanalıyla ihtarname çekerek, kulübün hesap defterlerinin kendisine verilmesini talep etti.

İlhan Cavcav bu ihtarnameye de herhangi bir cevap vermedi. Fakat olay basında geniş şekilde yer alınca, aradan 2 ay geçtikten sonra, eylül ayının başında bir yazılı açıklama yapmak zorunda kaldı:

"İhtarın ardından yapılan incelemede sayın Kızılot'un siteminde haklı olduğu, muhasebe müdürünün senelik iznini kullandığı için görevinin başında olmadığı, daha sonra da uygun bir zaman ayarlanamadığı tarafımızca tespit edilmiştir."

Fakat bu açıklama hiçte ikna edici bulunmadı. Çünkü Kızılot defterleri nisan ayının ortasında istemiş ve 2.5 ay beklemesine rağmen eline geçmemişti. Bırakın eline geçmeyi, kendisi defalarca bizzat kulübe gitmesine rağmen bu defterler gösterilmedi. Cavcav ise kulüp muhasebe müdürünün yıllık izinde olmasını bahane ediyordu. Bu hesaba göre Gençlerbirliği Kulübü'nün muhasebe müdürü en az 2.5 ay yıllık izin yapıyor olmalıydı ki, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey mümkün değil.

Tüm çabasına rağmen kulübün defterlerini bir türlü göremeyen Prof. Dr. Şükrü Kızılot, çareyi yönetim kurulundaki bütün görevlerinden istifa etmekte buldu. Kızılot'la birlikte yönetim kurulunun önemli isimlerinden Asım Kayaalp ve Bolkan Başeğmez de aynı nedenlerden dolayı görevi bıraktı.

Bu arada İlhan Cavcav'ın, Prof.Dr. Şükrü Kızılot'u "defterleri görme" talebinden vazgeçirmek için, araya hatırlı kişileri soktuğu ancak başaramadığı da öğrenildi. Cavcav'ın Kızılot'a, "Bu işi büyütmeden kapatalım. Maliyenin yapacağı herhangi bir incelemeden sizin zarar görmemeniz için ne gerekirse yapacağım. İsterseniz bana eski tarihli bir istifa mektubu gönderip, kendinizi hiç mali işlerden sorumlu asbaşkanlık yapmamış gibi gösterebilirsiniz" dediği kaydedildi.

"Mezarıma bile gelmesin" dediği Cem Onuk'u tekrar işe aldı

GENÇLERBİRLİĞİ'nde, genel menajer Cem Onuk hakkında da son derece çarpıcı iddialar var. Başkan İlhan Cavcav'ın futbol takımındaki "eli ayağı" olan Onuk'un ne kadar ücret aldığı konusunda kulüp defterlerinde bir bilgi yok. Ancak Onuk'un harcamaları, kazancı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Ankara'nın en lüks sitelerinden Çankaya Alkazar Evleri'nde oturan Cem Onuk bir tane villaya sığmamış olacak ki, iki villayı satın alıp birleştirerek tek villa haline getirmiş. Onuk'un, en az 1.5 milyon dolar değerindeki bu villaların tadilatı için yüzbinlerce YTL harcadığı belirtiliyor.

Bu arada Cem Onuk ile İlhan Cavcav arasında da son derece ilginç bir ilişki var. Uzun yıllar Gençlerbirliği'nde menajer olarak görev yapan ve yabancı oyuncu transferlerini gerçekleştiren Onuk, Mayıs 2005'te aniden istifa etti. Ne Cavcav ne de Onuk bu sürpriz gelişmenin sebebini açıklamadı. Ancak Cavcav, Onuk'a çok kızmıştı ve bunu da yönetim kurulu toplantısında şöyle ifade ediyordu:

"Cem Onuk, ölürsem mezarıma bile gelmesin."

Bu sözleri söyleyen Cavcav, daha sonra nasıl oldu bilinmez, Mayıs 2006'da Onuk'u yeniden genel menajerliğe getirdi.

İlhan Cavcav'ın Cem Onuk'la ilgili olarak kulüp yönetim kurulunda anlattığı bir olay var ki, gerçekten çok önemli. Olay kısaca şöyle:

Gençlerbirliği Kulübü adına Brezilyal'da futbolcu izleyen Cem Onuk, 2007 yılının son günlerinde başkan İlhan Cavcav'a gelerek, "Tozo ve Sandro adında iki futbolcu buldum. Toplam maliyetleri 1.5 milyon dolar" dedi. Cavcav tam "evet" demeye hazırlanırken, Kral Mustafa diye anılan Mustafa Kaplan adlı bir antrenörün olayı öğrenmesi ortalığı karıştırdı. Halen Ankaragücü'nde çalışan Kral Mustafa, İlhan Cavcav'a bu futbolcuları tanıdığını, istemesi halinde ikisini toplam 600 bin dolara getirebileceğini söyledi. Rakamlar arasında bu kadar büyük fark olunca Cavcav olaya bizzat el koyma kararı aldı ve bir plan yaptı. Yanına Kral Mustafa'yı ve İngilizce tercümanlık yapan Aykut Akalın'ı alıp, Tozo ve Sandro'nun transferi için Brezilya'ya uçtu. Giderken de Cem Onuk'a, "Un fabrikama makina bakacağım, onun için Avrupa'ya gidiyorum" dedi. Cavcav gerçekten Kral Mustafa'nın dediği gibi iki oyuncunun transferini 600 bin dolara bitirdi.

İlhan Cavcav bu olayı daha sonra kulüp yönetim kurulu toplantılarından birinde aynen şu şekilde anlattı:

"Cem Onuk'un dediğine itibar etmedim, un fabrikama makina alacağım, onun için Avrupa'ya gideceğim diyerek Brezilya'ya gittim. Ve gördüm ki, olay çok farklı, rakamlar çarpıtılmış."


Bülent Korkmaz'ın faturası 1 milyon YTL

İLHAN Cavcav her ne kadar "Gençlerbirliği'ni baştan yaratan efsane başkan" olarak anılsa da kulüp içinde ona giderek artan ciddi bir muhalefet var. Cavcav'ın keyfi uygulamalarla ve belgesiz gözüken ödemelerle kulübü zarara soktuğunu savunan muhaliflerin bazı iddiaları şöyle:

1-) Oğulları Önder ve Murat'ı da yönetim kuruluna alarak kulüpte adeta hanedanlık kurdu. Kadir Aksoy gibi yakınındaki birkaç isim dışında kimseyi kulübün işlerine karıştırmıyor.

2-) İlhan Cavcav geçen sezon beş ayrı teknik direktörle (Ersun Yanal, Fuat Çapa, Reinhard Stumpf, Bülent Korkmaz, Mesut Bakkal) çalışıp, bunların dördünü tazminat ödeyerek gönderdi. Sadece Bülent Korkmaz'ın gönderilmesi bile kulübü milyonlarca YTL zarara soktu. 3 yıllık anlaşma yapılan Korkmaz'a, Futbol Federasyonu'nun kararı gereği, vergisi dahil 1 milyon YTL'nin üzerinde para ödenecek.

3-) Kulüp hesaplarındaki usulsüzlük nedeniyle sadece 2004 yılında Gençlerbirliği Kulübü'ne 13 milyon YTL vergi ve ceza kesildi.

4-) İlhan Cavcav'ın, 2008 yılında Gençlerbirliği Kulübü'nün kasasından almış olduğu 5 milyon YTL zimmetinde gözüküyordu. Ancak, defterlerin gizlendiğinin basına yansıması ve Şükrü Kızılot'un noterden, kişilerin zimmetinde görünen paraları sorması üzerine Cavcav, "Bu para değişik tarihlerde futbolculara ödenmişti" dedi. Fakat, yaptığını iddia ettiği bu ödemeyi Maliye'ye zamanında bildirmediği için 750 bin YTL ceza ödendi. Bu para da kulübün kasasından çıktı.

5-) Gençlerbirliği tesisleri içinde yer alan halı sahayı ücret karşılığında kullananlara herhangi bir makbuz kesilmiyor. Halı sahadan elde edilen gelirin kime gittiği belli değil.

Bu arada bazı muhaliflerin, Gençlerbirliği Kulübü'nün geçmişe dönük 5 yıllık hesaplarının incelenmesi amacıyla Maliye'ye ve Dernekler Masası'na şikayet başvurusunda bulunmaya ve onmilyonlarca liralık belgesiz ödemelerin Cavcav'a zimmet çıkartılmasını talep etmeye hazırlandığı bildirildi.


Bunları da Beğenebilirsiniz