Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bu gençler dikkat çekiyor

    Ezgi Atabilen eatabilen@hurriyet.com.tr
    23 Haziran 2013 - 00:00Son Güncelleme : 22 Haziran 2013 - 23:08

    Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü’ne bu yıl 370 sanatçı başvurdu. Aralarından seçilen 12 eser, şimdi Akbank Sanat’ta. Birinci seçilen dört eseri sanatçıları anlattı.

    Engin Konuklu (1990, Adana)
    El Feneri

    Netlikten uzak muğlak bir görünüme sahip olan çalışmalarımdaki amacım, direkt bir fotoğraf aktarımı yerine görüntünün tuval yüzeyinde bir imasını elde etmek ve onu yapıbozuma uğratmaktır. Genellikle nostaljik olan imgeler izleyiciyi resme çekmeyi ve ilişki kurmayı amaçlar. Resimler gerçekliklerini izleyicinin anı-belleği, hatıraları ve resmin atmosferinin yarattığı his yoluyla bulur. Resimlerdeki belirsizlik yeni bir gerçeklik ortaya koymayı amaçladığı gibi izleyicinin de resmi kendine ait hissetmesini sağlar. Zamansal etkiyi desteklemek adına resimler monokrom ya da düşük renk şiddetine sahip. Alttan ışık alan portre serisiyse belleğimizde korku, gerilim filmlerinden kareleri çağrıştırıyor. Resimler tedirgin, gergin bir his uyandırıyor. Alışılagelmişin dışındaki ışık kaynağı figürlerde psişik, kaotik bir atmosfer oluşturuyor.

    Serkan Çalışkan (1981, İzmit)
    Biletler

    Kamusal alan, özel alan, alter-ego, zaman ve mekân gibi kavramları kapsayarak ‘gerçeklik’ kavramının ‘ne kadar gerçek’ olduğunu sorguluyor. Belli bir sürece ve performansa dayalı olan çalışmada biletler belge niteliğinde. Dille oluşturulan gerçeklik algısı, süreçle birlikte benim gerçekliğim ve şu an yaşamayan sanatçıların gerçek olduğunu vurguluyor. Yapılan yolculuklar benim yerime onların yaptığının resmi belgesi. Belgelerin üzerindeki isimler gerçekse “Ben gerçek değil miyim?” sorusuna izin veriyor. Başka bir bakış açısıyla; gösteren ve gösterilen, diğer bir deyişle ‘kelimeler ve şeyler’ gerçeklik nedir üzerine tartışılabilir alan yaratıyor. Ne gösteren ne de gösterilen gerçek değilken, alter-ego kavramı süreç ve mekânla birlikte yeniden gündeme gelir. Bu da güncel hayatın paranoid algısına fazlasıyla hizmet eden bir hal alır. Kamusal alanın ve özel alanın sınırlarının eridiği veya birbirine girdiği günümüzde, bana ait olmayan bir isimle yaptığım yolculuklar her ne kadar ironik bir bağlamda okunsa da, aslında sosyolojik bağlamda da güncel sorunlara ya da tartışılan konulara göndermeler barındırıyor.

    Kıvılcım Harika Seydim (1987, Çorum)
    İsimsiz

    Gündelik hayatımızın bir parçası olan market kasalarının hareketli görüntüleri, farklı kadrajlarla yan yana gelerek yeni bir görsellik oluşturuyor. Market kasasının işlevinden kaynaklanan hareketli görüntülerinin çoğaltılarak bir araya getirilmiş hali, aslında göstergenin kendi nesnel gerçeğinden koparılarak soyut bir biçime dönüşmesi durumu. Müdahale ederek yerinden ettiğim bu gündelik nesne karşımıza minimalizmin soyut referanslarıyla ve farklı yüzey aralıklarıyla çıkar.

    Suat Öğüt (Diyarbakır, 1986)
    İTG YA DA DİK

    İTG YA DA DİK, Türkiye’nin 1960’larda ‘konuk işçi’ ve ‘sosyal güvence’ anlaşmasını yaptığı 9 Avrupa ülkesini temel alıyor. Bazı Türkiyeli göçmenler, sözümona misafir işçilerin dışında, gerçekte Türkiye’den giden siyasi göçmenleri de kapsıyor. Türkiye’den ayrılma nedenleri dönemin Türkiyesi ile uyuşmayan siyasi görüşlere sahip olmalarıydı. Ancak kaçmalarının arkasında umursamazlık yoktu; siyasi göçmenlerin pek çoğu siyasete aktif olarak devam ettiler. Türkiye’den siyasi nedenlerle ayrılmak zorunda kalan ‘siyasi göçmenler’ bu projede seslerini duyuracaklardır. Toplam beş bölümden oluşan proje, sergi kapsamında sadece bir bölümüyle gösteriliyor.

    Sergi 31 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta görülebilir. (212) 252 35 00

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı