"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Bu fırsatı kaçırmayın!

Bugün çok özel bir günü ve geceyi (Kadir Gecesi) yaşayacağız. Bu, bedeni ve ruhu yeniden inşa etmek, eksiği gediği telafi edip kırılıp döküleni onarmak için önümüze konulan altın bir fırsat.

Hayatımızı görgü, bilgi, tecrübe, eğitim ve aklımız dahil pek çok bileşkenin kesiştiği bazı kararlarla biz yönlendiriyoruz. Zaten bu nedenle de “Hayat bizim ondan yaptığımız şey” oluyor, dokusu, kokusu, tadı, rengi ve anlamının ne olacağına biz karar veriyoruz.
Kararlarımızı verirken yanlış veya doğrular yapabiliyoruz. Mesela kendimize iyi ya da kötü bakıyor, sigara içiyor ya da içmiyor, alkolle ilişkilerimizi medeni boyutlarda tutuyor ya da tutamıyor, yememize, içmemize, uykumuz ve aktivitemize dikkat ediyor ya da etmiyor, yaşam boyu aralıksız sürmesi gereken “ruhun inşası” sürecini sürdürüyor ya da ihmal edebiliyoruz.
Bugün bedeni ve ruhu yeniden inşa etmek, eksiği gediği telafi edip kırılıp döküleni onarmak için önümüze konulan altın bir fırsatın son virajına girmek üzereyiz. Özellikle “ruhsal iyileşme” ve “ruha yeniden hayat verme” noktasında adeta “can suyu” ölçüsünde değer taşıyan mükemmel bir fırsat gecesi var önümüzde. Çoğumuz tatildeyiz. Tatilde olmayanlar, çalışmaya devam edenler de, tatilin keyfini çıkaranlar da bu fırsatı değerlendirmeyi düşünmeli. Bir kez daha hatırlatalım, bugün çok özel bir günü ve geceyi (Kadir Gecesi) yaşayacağız.
Son günlerde içine düştüğümüz depresif ruhsal örgütlenmeden çıkmak, halimize şükredip olup bitenleri (yapabildiğimizce) kabullenmek, her şeyi ve herkesi bir kez daha hoş görüp affetmek, kendimizle, birbirimizle dertleşmek ve barışmak için ağırlıklar -fazlalıklar- ve sivriliklerimizden kurtulup hafiflemek, cömertlik, alçakgönüllülük, bağışlayıcılık, yardım, sevgi gibi sözcüklerin tadına yeniden varabilmek için güzel bir “fırsat gecesi” var önümüzde.
Ruh ve bedenin inançla birleşip zenginleşerek yapabileceği bu mükemmel fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ederim.

BiR BiLGi

Beslenmek neden önemli?

Neden hep beslenme üzerine yazılar yazıyorsunuz? Beslenme bu kadar önemli mi diye soran okuruma şunları anlattım:
“Beslenmek, bedensel anlamda da ruhsal anlamda da hayatımızı belirleyen temel faktördür. Beslenmek sadece lezzetli, mükemmel, doğal, organik şeyler yiyip içmek değil, ruha da ihtiyaç duyduğu şeyleri yeteri kadar vermek, ruhu da beslemektir.
İyi besleniyorsanız, hücreleriniz de, doku ve organlarınız da, siz de, yani dışınız da, içiniz de, ruhunuz da, bedeniniz de daha sağlıklı demektir.
Bu ‘bağışıklığınız daha güçlü, uykularınız daha derin, sabahlara uyanmalarınız daha dinç, hissiyatınız daha zinde ve formda’ anlamına da gelir.
Beden ve ruhunuzu iyi besleyebiliyorsanız, daha keyifli bir hayat sürersiniz. Daha az hasta olur, daha çok gülersiniz.”

BiR NOT

Ne yiyelim ne içelim?

Yiyip içtiklerimiz sadece karnımızı doyurmuyor. Protein, yağ ve karbonhidrat ihtiyaçlarımızı karşılamakla da kalmıyor. Besinler içlerindeki yüzlerce, hatta binlerce doğal mucize sayesinde adeta ilaç işlevi de görebiliyor.
Besinlerin içinde yer alan vitamin, mineral, antioksidan karetonoid ve flavonoid yapısındaki maddeler, hatta glukozit ve alkolit yapısındaki bileşiklerin her birinin önemli faydaları var.
Bu doğal mucizeler doğadaki halleriyle yani doğal yapılarının içinden ayrılmadan ve doğal şekilleriyle vücuda kazandırılabilirlerse bağışıklığınızı güçlendirmekten damar duvarınızı korumaya, şekerinizi, kolesterolünüzü, tansiyonunuzu dengelemekten belleğinizi takviye etmeye kadar birbirinden son derece farklı alanlarda işe yarayabiliyor.
Ama bunun için C vitaminini portakal, limonla, likopeni domates ve salçayla, kuvarsetini elma ve soğanla, rezveratrolü üzüm ve kirazla kazanmak en doğru yol gibi görünüyor.
Bu doğal doktorları, üretildikleri doğal besinlerin içinden ayırıp da yutmaya kalktığınızda faydaları hiçbir zaman yukarıdaki anlattığım sistemdeki kadar olmuyor.
Hatta bazıları hiçbir işe yarayamayabiliyor, bir kısmı fayda yerine zarar bile verebiliyor. İşte bu nedenle her doğal mucizeyi kendi kaynağı ile bedene kazandırmak öncelikli hedef haline geliyor.

X