Futbol Bu Fener’e Azizsilin yetmez!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    23
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu Fener’e Azizsilin yetmez!

HERKES A tipi gripten beklerken, Fenerbahçe’deki virüs, daha da güçlenip, mutasyona uğradı!...
Uzmanlara göre, geçen sezon takımı perişan eden virüs, Türkiye’ye Brezilya’dan futbolcularla geldi. Futbolcu virüsü, İstanbul’u ve Fenerbahçe Kulübü’ndeki ortamı çok sevdi.

Virüsün futbolculardaki belirtilerini şöyle özetlemek mümkün:

“Tembellik, umursamazlık, para düşkünlüğü, yenilgiyi kabullenme, gece hayatı ve eğlenceyi sevme, kronik uykusuzluk, buna bağlı olarak da yorgunluk, bitkinlik, istem dışı kontrolsüz davranışlar ve halüsinasyon...”

Roberto Carlos’un çelişkili açıklamaları, halüsinasyona tipik örnek olarak gösteriliyor.

Dünya çapında saygın bir uzman, Roberto Carlos’un durumunu açıklarken şunları söyledi:

“Carlos, biraz da ilerlemiş yaşının etkisiyle olacak, kendisini Türkiye’ye, bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında gelmiş gibi hissediyor. Hiç para almadığını sanıyor ama, sponsorlar ve reklam gelirleriyle birlikte, yılda yaklaşık 5 milyon Euro’yu cebe indiriyor!.. Fenerbahçe’ye hiçbir şey vermemiş olmasına rağmen, ikide bir gideceğini söylüyor!..”

Uzman, istem dışı davranışları da şöyle sıraladı:

“Colin Kazım’ın durumu ortada... Eskileri tekrarlamanın bir anlamı olmadığına göre, son olayını anlatayım: Fenerbahçe’nin, Eskişehirspor’la oynadığı maça 2 saat kala, Kazım neredeydi biliyor musunuz? Yanında sevgilisi ve otomobil kazasında kendisiyle birlikte yaralandığını düşündüren, ayağı alçılı, koltuk değnekli biriyle, Kanyon Alışveriş Merkezi’nde!.. Fenerbahçe’de oynayıp oynayamayacağı tartışılabilir ama, melek gibi kişiliği asla tartışılamayacak bir futbolcu olan Önder Turacı’nın yaptığı istem dışı davranışlara bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!..”

Virüsün etkilediği futbolcularda, eğlence ve gece hayatına düşkünlüğe bağlı olarak gelişen kronik uykusuzluk, onları yatağa düşürmese bile, bitkin düşürüyor.

Örnek istiyorsanız, Eskişehir maçındaki Andre Santos’u gözünüzün önüne getirin...

Bırakın koşmayı, adamın sahada yürümeye bile mecali yoktu!.. Virüsün belirtilerinden biri olan “umursamazlık”, özellikle Brezilyalı futbolcuları, açık farklı yenilgileri bile doğal kabul eder hale getiriyor.
Onların kabul edemeyeceği tek şey, paralarının ödenmemesi. Böylesine durumlarda hastalık belirtilerine bir de “bunalım” ekleniyor ve alınan sonuçlar daha da ağırlaşabiliyor!

Futbolcuları böylesine etkileyen virüs, teknik direktörler ve yöneticilerde farklı belirtiler yaratabiliyor... Lafı uzatmadan söyleyelim. Luis Aragones gibi, bağışıklık sistemi zayıflamış yaşlı hocalarda bu virüs, ölümcül etkiye sahip!.. Uzmanlar radikal önlemler alınmadığı takdirde, kariyerini hüzünle noktalayan Aragones’ten sonra, ‘futbolcu virüsü’nün Daum’u da bitireceğini öne sürüyorlar...

Peki ya yöneticiler? Onlardaki belirtiler de şöyle:

“Gerçekle yüzleşmekten kaçınma!..

Eskilerin durumu ortadayken, yeni Brezilyalı futbolcular getirerek hatada ısrar etme!..

Türk futbolcuları küstürme pahasına, Brezilyalı oyunculara hak ettiklerinden daha fazla para verme!..

Böylece takımda Türk-Brezilyalı futbolcu ayrışmasının derinleştiğini görememe!..

Çöküşün sorumluluğunu başka kurum ve kişilerde arama!..”

Şimdi gelelim tedaviye... Bilindiği gibi virüslerin sebep olduğu hastalıklarda antibiyotik etki yapamıyor. Bu nedenle daha önceki rahatsızlıklarda başvurulan ve bir penisilin türevi olan “Azizsilin” yerine, bu kez, antiviral ilaçların kullanılması gerekiyor.

Antiviral ilaçlar ise, çok ağır yan etkiler yapmasına, başlangıçta tabloyu daha da ağırlaştırıyor görünmesine karşın, eninde sonunda virüsü yenmeyi başarıyor...

Yeter ki tedavide direnilsin!..

Biz Fenerbahçeliler şimdi ‘Azizsilin’in patentine sahip olan başkan Aziz Yıldırım’dan, bu virüsü yok edecek bir antiviral ilaç geliştirmesini bekliyoruz.

Aksi taktirde bu ölümcül virüs, onun başkanlığının da sonunu getirebilir!..

Yorumları Göster
Yorumları Gizle