"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Bu da size kâbus olsun

ŞİMDİ oradan bize bakıyor. İlahi adaletin kıyısından. En büyük, en son ve en yüce mahkemeden...

Bizi seyrediyor, utançtan ve şaşkınlıktan kızaran yüzlerimize bakıyor.

Ve adaletsizliğin isyana dönüştüğü bu tarafa baktıkça, çektiği kabir azabı misliyle artıyor.

Kendisine o işkenceyi yapanları gördükçe sinir uçlarında volkanlar patlıyor.

Bitmek bilmeyen o işkenceyi hatırlıyor.

Sanki yeniden yaşıyor.

Onu evin altına gömdükleri gün...

Kafasını bile kaldıramıyordu.

En ufak hareketinde gözlerine, ağzına, burun deliklerine toprak doluyordu.

Zifiri bir kuyudaydı. Kıpırdayamıyordu bile. Mezardaydı sanki. Dikine bir mezar.

Aman Allah’ım! Diri diri gömülmek buydu işte.

Elleri bağlı, ağzı bantlı sorgusunu bekliyordu.

Yukarıdan cılız bir ışık sızıyordu.

Arada dualar geliyordu... Üzerinde topluca namaz kılıyorlardı. Bazen su veriyorlardı.

O zaman çıkarıp yürütüyorlardı. Sonra o bitmek bilmez işkence. Satırlar gösteriyorlardı.

Söyle:

“Şeytana uydum de. Günahkârım de!”

 Söyledi:

“Şeytana uydum!”

- Şeytan nerede?

- O zifiri kuyunun üstünde!

Bir daha söyle:

“Şeytana uydum!”

Şeytan nerede?

İnsanı böylesine vahşileştiren, zulmü hak saydırtan şeytandan başkası olabilir miydi?

Ağladı. İnledi. Yalvardı. Olmadı.

O sakallı adam tekrar koydu onu zifir gibi toprak kuyuya...

Gözlerini kapattı.

Bir Fatiha okudu. Sonra bir daha. Bir daha!

“Zalimlerden Allah’a sığınırım!”

Sonra...

Hizbullah tarafından kaçırılan Konca Kuriş’in cesedi, Konya’da bir evin bahçesinde bulundu. Mezar evlerden birinde işkence görmüştü.

Hizbullah’ın hücre evinde sorgu CD’si çıktı.

Ve aradan yıllar geçti. O zavallı kadına kabir azabı yaşatanlar salıverildi.

Şimdi görüyor mudur acaba olanları Konca.

İlahi adaletin kıyılarından bakıyor mudur, utançtan ve şaşkınlıktan kızaran yüzlerimize.

Konca ve diğerleri...

Böyle kuyularda, günlerce kabir azabı çeker gibi can verenler.

Ölmek için yalvaranlar!

Bunları niye mi yazdım?

Yargıtay’ın üzerinden iş yükünü almak için 4 yıldır kanun çıkaramayan o milletvekilleri için yazdım.

Adaleti körkuyularda bekletenler için yazdım.

Rüyalarına girsin istedim.

Konca’nın o körkuyudaki azap dolu günleri, hepimize kâbus olsun diye yazdım.

O katilleri, o vahşi robotları serbest bırakan nasıl bir adaletse?

O körkuyulardan isyan fışkırsın, o acılı insanların uğradığı işkenceyi, azabı, toprak yüzümüze tükürsün diye yazdım.

Ağzımıza burnumuza toprak dolsun diye yazdım!

Allah rahmet eylesin Konca...

X