Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu çocuklar bizim değil mi?

GALİBA Barış Manço’yu 31 Aralık 1999’da kaybettikten sonra hiçbir ortak paydamız kalmadı. Hukukun üstünlüğü ortak paydamız hiçbir zaman olamadı ama bari vicdanlarımız ortak paydada birleşse!

En son canım İzmir’i paramparça etmek gayreti içindeyiz.


* * *


Danıştay
katsayıyı yeniden koydu. Katsayıyı 28 Şubat askeri rejimi getirmişti, AKP’nin YÖK’ü ise kaldırmıştı.


 
Baştan kabul ediyorum, katsayı ile ilgili, lehte veya aleyhte, alınan tüm kararlar siyasi ve/veya ideolojik!


Kim kimi şikâyet etme hakkına sahip?


Ancak hâlâ sahip olanlar, ellerini vicdanlarına koysunlar ve söylesinler:


Meslek liselerine, imam hatiplere giden çocuklar bizim çocuklarımız değil mi?


Bari, çocuklarımız hepimizin ortak paydası olsa ne kaybederiz?


* * *


Danıştay 8. Dairesi
, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesinin oybirliği ile durdurulmasına ilişkin kararının gerekçesinde, herkese eşit bir katsayı uygulamasıyla, farklı hukuki statüdeki öğrencilerin aynı konumda değerlendirilmesi sonucu anayasal eşitlik kuralı ile çelişkili bir durum yaratıldığı, bu uygulamanın, hukuksal statüsü farklı olanları eşit koşullara tabi kılarak hak kaybı ve ihlaline sebep olacağı belirtiyor.

Öncelikle ben şunu anlamadım.


1) Herkese eşit hak tanıyarak eşitlik nasıl bozuluyor?


2) “Farklı statüdeki öğrenciler” ne demek? Zaten, statünün farklı olduğunu söyleyen zihniyet katsayıyı koyan zihniyet değil mi?

1998’e dek farklı katsayı yoktu, şimdi var!


Danıştay kararına göre 1998 öncesi üniversiteye katsayı uygulanmadan girmiş meslek veya imam hatip mezunlarının statüsü ne durumda?


Örneğin, imam hatipli Başbakan’ın katsayısız kazandığı okuldan aldığı yüksekokul diploması farklı statüde bir kişiye eşit hak verildiği için iptal mi edilmeli?


* * *


Vicdanınızı ön plana alın ve şunları aklınızdan geçirin:


1) 15 yaşında bir çocuk kendi seçimi ile lise seçmiyor.


2) Kaldı ki, herkes hayatının herhangi bir döneminde fikir değiştirebilir.


Temel eğitimin kesintisiz 8 yıla çıkması ile zaten meslek lisesinde 3 yılda meslek kazanamayan çocuklar üniversite sınavına katsayı uygulanmadan katılsa bile zaten hâlâ dezavantajlı.


Zira, üniversiteye giriş sınavlarının içerdiği alanlar bu çocukların aldığı meslek eğitiminin müfredatında hemen hemen hiç yok. ÖSS’de ağırlıklı bir şekilde matematik, Türkçe, fen ve sosyal bilimlere yönelik sorular var.


Zaten, katsayı uygulanmayan dönemlerde bile meslek lisesi öğrencilerinin sadece %0.6’i (binde altı) kendi alanları dışında bir fakülte kazanabiliyordu.

Bazılarının hedef tahtası olan imam hatipler ise toplam meslek lisesi öğrencilerinin %10’u bile değil.


Meslek lisesi öğrencilerinin katsayı uygulanmadan kendi alanları dışında bir fakülte kazanabilmeleri için çok özel gayret göstermeleri gerekiyor!

Bırakın, bu gayreti gösterecek çocukların önü açılsın!


Üstelik hatırlatayım: Belirli cemaatler/dini hareketlere gönül veren üstün başarılı gençlerin büyük bir çoğunluğu imam hatiplerde okumuyor! 

X