Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu çağda haber yasağı da toplum baskısı da, doğru olanı örtmemeli

Bazen öyle karmaşık bir sorunlar yumağı ile karşılaşırsınız ki, olaya hangi noktadan girilmesi gerektiğini kestirmeniz mümkün olmaz.

Güneydoğu Anadolu’da tırmanan ve şehit cenazeleri ile tüm Türkiye’yi içine alan terör ortamının yarattığı toplumsal teessür ve öfke, konuya sakin ve hesaplı yaklaşmayı zorlaştırıyor.

Biliyoruz kiPKK tarafından temsil edilen bölücü terör, çok boyutlu bir sorunun sadece bir parçası.

Ayrıca içinde bulunduğumuz zaman dilimine “bilgi ve iletişim çağı” deniliyor… Yani hiçbir şeyi gizlemek mümkün olmadığı gibi, “haber” adı altında her çeşit medyadan yayılan vedoğru olmayan bilgilerin de toplumları etkilemesi mümkün.

Bu çağı önce televizyon şekillendirdi, şimdi internet de devrede.

Televizyon sayesinde (veya yüzünden) Amerikalılar Vietnam Savaşı’nın kanlı çarpışmalarının evlerine taşındığına tanık oldular. Kuzey Vietnam lideri Ho Şi Minh, böylece 2’nci cepheyi, çocuklarını Uzak Asya’daki bir savaşa gönderen Amerikan vergi mükelleflerinin evlerinde açtı.

 

Vietnam’dan Irak’a…

 

Böylece Amerika önce içeride yenildi.

Şimdi de Amerika aynı durumu Irak dolayısıyla yaşamakta.

Geçmişte Başkan Johnson’un veya Nixon’ın Vietnam dolayısıyla yaşadıklarını, şimdiki Başkan Bush, Irak yüzünden yaşamakta. Amerikan tarihinin desteklenme oranı en düşük başkanı böylece oldu.

Vietnam’da ABD 50 bin ölü, 200 bin yaralı vermiş, 2000 uçak, 2500 helikopter kaybetmişti. Irak’ta ise kayıplar fazla değil. Ölü sayısı 4000 civarında.

Ama internet sitelerinde yayınlanan ve Amerikan askerlerinin Iraklılara yaptığı işkenceleri gösteren fotoğraflar, askerlerin internet sitelerine gönderdikleri bloglar, televizyonun etkisini katladı.

Önceki gün RTÜK tarafından televizyon kanallarına iletilen ve şehit haberlerine yasaklama getiren “Hükümet Kararı”nı da bu açıdan değerlendirmemiz gerekiyor.

Bu yasaklama gerçekten fazla anlam taşımıyor.

 

Bir Tayland anısı

 

Hep yıllar önce Tayland’da karşılaştığım tabloyu hatırlarım bu tür yayın yasaklarında.

Bangkok’da otel odasına girdiğimde, televizyon cihazının üzerinde hem Tayland dilinde hem de İngilizce yazıların bulunduğu bir kağıt bulmuştum. Özetle şöyle deniliyordu:

- Bu televizyondan BBC ve CNN gibi uydu kanallarını izleyebilirsiniz. Ancak Tayland’ın ulusal çıkarlarına aykırı yayınlara rastladığınızda bunları izlemeniz yasaktır. Televizyonu hemen kapatmanız ya da başka bir kanala geçmeniz gerekmektedir.

Bu çağda bir habere yasak koymak fazla anlam taşımıyor.

Aksine bu çağda söylentiler toplumu etkilediği zaman, yapılacak en doğru şey “gerçek haber” ne ise onu en şeffaf ve en hızlı biçimde hemen duyurmaktır. Özellikle yönetimlere düşen budur.

Ama bir de haberi değerlendirenlere düşen görevler var. Bunları da Herkül Millas’ın Zaman’daki yorumundan bölümler alıp, hatırlatalım:

 

Mahalleden topluma…

 

- Şimdi laf değil eylem gereklidir havası esiyor, güçlü bir biçimde. Öfke egemen. Bu güya 'milli' heyecanın ileride nelere mal olacağını konuşamamak ne kadar millidir? Acının gözyaşları üstünde yükselen bir hamaset söylemi sürüklüyor hepimizi. Medeni cesaretin ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorum. Sanırım biraz 'mahalle baskısına' karşı çıkmak anlamı da taşıyor.

- Mahalle baskısından çok korkanlar neden toplum baskısından hiç rahatsız olmazlar? Belki bunun yanıtı, kişinin ideolojisine göre seçtiği değerlerde yatıyor. Kimileri hepimizin (baskı altında) tek tip insan olmamızı istiyor ve bir potada erimemizi hoş karşılıyorlar. Çeşitliliği isteyenler ise mahallelere ayrılmamızdan pek rahatsız olmuyorlar. Ama ben, mahalle sakinlerinin de tek tek kişilere ayrılmalarından yanayım. Herhalde fazla ferdiyetçiyim.

 ABD için Türkiye de, Irak da müttefik ülkeler

Irak’taki Amerikan birlikleri komutanı Orgeneral David Petraeus’un BBC’ye verdiği özel demeç, Türk-Amerikan-Irak ilişkilerine Amerikan askerlerinin bakış açısını da yansıtıyor.

Bu demeçte Amerikalı general, bir Irak harekatında Türkiye ile Amerika’nın çatışmalarının düşünülmemesi gerektiğini söylerken “Biz Amerika olarak iki müttefikimizin arasında kaldık” şeklinde konuşuyor.

Burada anlaşılması zor olan durum, işgal edilen bir ülkenin hemen “müttefik” olmasıdır tabii ki.

X