« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Bu başarı her şeye değer

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim CNN Türk'ten canlı yayınlanan Mehmet Ali Birand'ın yönettiği 32. Gün Programı'nda Galatasaray Üniversitesi öğrencilerinin sorularını yanıtladı.

Sergen'in durumu nedir?

- Sergen in durumu Pazartesi günü belli olacak.

Neden götürülmedi?

- Daha evvel o başka yerlere gelmek istememişti, buna da biz götürmedik. O arkadaş, Avrupa kupalarında oynayamıyor. Leeds' e gelmek istemeyen oydu, buna da biz götürmedik

MİLLİ TAKIMDAN TEKLİF

Milli takımdan teklif geldi mi?

- Hayır efendim, sadece Federasyon Başkanımız ve diğer misafirlerimizle aynı uçaktaydık, o kadar.

TRANSFER NEDEN DURGUN?

Eskiden bu zamana kadar yüzlerce oyuncu transfer edilmiş olurdu, bu sene niye yok?

- Niye yok'u ben size söyleyeyim. Bundan on, onbeş gün önce, ben telefonla bir televizyon programına katıldım ve bir tek Denizlisporlu Yusuf ile ilgilendiğimizi söyledim. Daha kimse ilgilenmezken (büyük ihtimalle ocak ayıydı) bizim Yusuf'la bir görüşmemiz oldu. Mehmet Cansun, Denizlispor Başkanı ile görüşeceğini ifade etmişti bana. Leeds dönüşü, bir gün sonra, sayın Şadan Kalkavan beni aradı ve Yusuf'la ön mukavele imzaladıklarını söyledi, ben de hayırlı olsun, dedim. Mehmet Cansun Bey'e telefon açarak lütfen bu transfer kapansın dedim. Burada tekrarlıyorum, bu olaydan sonra kullandığım ifade şuydu: Şu anda Galatasaray Futbol Takımı'nın Türkiye'de yerli-yabancı ilgilendiği tek futbolcu yok. Bunu söylemek zorundaydım. Biz de şaşırıyoruz. Kimleri istemişiz? Her gün üç tane, beş tane futbolcunun adı dolaşıyor. Bu futbolcuya da zarar verir, bize de zarar verir, karşı kulübe de zarar verir. Biz anlaşma falan yapmadan sadece centilmenliği ön planda tuttuğumuz için böyle davrandık. Yoksa lüzumsuz para gidiyor. Bu doğrultuda biz hiçbir oyuncuyla görüşmedik, kimseye de bir teklifimiz yok.

GS TAKVİYE YAPACAK MI?

Gelecek sene Galatasaray aynı kadroyla devam edebilir mi yoksa takviye şart mı?

- En azından insanların monotonluğun dışına çıkması açısından birkaç oyuncuya ihtiyacı var. Mevcut kadronun büyük bir bölümünü veya faydalı olan oyuncularımızın büyük bir kısmını zaten tutma taraftarıyız. Onun için mevcut kadromuz ayakta kalacak, ancak takviyelendirilecek.

UCUZ AMA YILDIZ OYUNCU

Transferlerde özellikle Fenerbahçe milyon dolarları sokağa atarken, siz Capone gibi bir oyuncuyu bir milyon dolara nasıl alıyorsunuz? Ve Ümit gibi Emre gibi oyuncuları nasıl yıldız haline getirebiliyorsunuz?

- Şimdi hakikaten çok uğraştık. Geçen sezonun sonunda, beş günlüğüne, altı günlüğüne, eşinizle birlikte, Brezilya'ya gideceksiniz, bu bir çılgınlıktır. Brezilya yolunun ne kadar uzun olduğunu bilirsiniz, artı, içerde de en az iki saat uçtuk. Bizim araştırma ekibimiz, bizim dışımızdaki arkadaşlarımız da dahil olmak üzere çok iyi bir ekip. Bir: Bizim felsefemizde illa büyük paralarla alınan oyuncu doğru oyuncu demek değildir. İki: Ümit gibi oyunculardan söz ettiniz. Biz Ümit'i aldığımız zaman gelen faksları saklıyoruz, böyle şey olmaz, kimseyi almıyorsun, gidip ikinci ligden adam alıyorsun, biz nasıl şampiyon olacağız? Taffarel'i aldığımız zaman, yan topları zayıf, gözleri görmez diyenleri ne yapacağız? Türkiye'de ağlanacak halimize gülüyoruz. Bu kadar sene hayatımızı vermişiz bu işe. Geçmişe baktığımız zaman her şey var. En sonunda milli takımı ilk defa Avrupa Şampiyonası'na götüren bir hoca olarak Taffarel'i aldık, geldik, çok yanlıştır dediler. Sanki kulübümüze zarar olsun diye getirdik. Aynı Hagi'de olduğu gibi... Alkoliktir, yaşlıdır... Ama gülüyoruz, ben de gülüyorum, ben de asık surat yapmıyorum. Onun için, kendi sistemimize uyan oyuncunun fiyatı ne olursa olsun, hiç farketmiyor. Tabii gönlüm ister ki, o oyuncu alındığı zaman önyargıyla yaklaşmasınlar, onların da bir bildiği vardır desinler. Sonradan yanlışlık olursa tepki göstersinler... Ama bizde meşhurdur, ne yaparsanız yanlıştır.

HAKEM İYİ MİYDİ?

Arsenal maçında hakemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Hakem bariz bir hata yapmadı. Hagi'nin atılması haklıydı. Ama Keown ve Adams da ikinci sarıdan kırmızı kart görebilirlerdi. Neticede Niyeto bana göre iyi bir maç yönetti.

KALACAK MI?

Sayın Terim, sizin mükemmeli arayan bir insan olduğunuz söylendi, futbol anlayışı olarak bunu yakaladığınızı görüyoruz. Fakat mükemmelliğin bir önemli unsuru da bana göre sürekliliktir. Bir Hagi futbolu bırakırsa, bir Hakan Şükür başka bir takıma transfer olursa ve gelmek istediğim konu Fatih Terim eğer bu takımdan ayrılırsa, Galatasaray yine bu başarıları tekrarlayabilecek midir? Mesela UEFA finali oynayabilir mi yada daha ileriye giderek, Şampiyonlar Ligi'nde bir final görebilir miyiz?

- Bütün ülkenin, hepimizin isteği o. Ama, şöyle bir kısaca düşünecek olursanız, Türkiye'de 4 sene mukavele yapan bir teknik direktör yok şu anda. Bu durum zaten, dışarıya göre olmasa da, ülkemize göre bir süreklilik arzediyor. Hele 1996 yılından 2000 yılına kadar bir kontrat, hem Başkan ve yönetim bir çılgınlık, müthiş önemli bir iş yapmışlar, hem bizim için bir çılgınlık. Türkiye de çok zor. Yani demek istiyorum ki, zaten biz bir süreklilik arzetmişiz. Ben gideceğim demiyorum arkadaşlar, gitmek istediğimi ifade etmiyorum. Bana hedefimi sordukları zaman, ben Avrupa'ya gitmek istiyorum, diyorum. Avrupalı antrenörler Türkiye'ye geliyor. Kalitelilerine hiç itirazım yok, gelsinler, tatlı rekabetle, seviyeli rekabetle hoş şeyler çıkar ortaya. Ama kendi ülkesinin insanına, inanılmaz başarılı hocasına, antrenörüne eğitmenine güvenilmeyen bir ortamda pek de kalitelisi gelmiyor işte. O zaman ben de diyorum ki, onların çalıştığı yerde, bunu şimdi söylemiyorum, on sene evvelden söylüyordum, onların çalıştığı yerde biz haydi haydi çalışırız. Hem de mükemmel yaparız. Ondan dolayı bu bir hedef diyorum ve o hedef gerçekleşiyor gibi. Diyorum ki, ben Galatasaray'dan ayrılmayı ifade etmiyorum. Bunlar bunlar olmazsa ayrılabilirim, bu doğaldır, diyorum. Ben bu ülkeye hizmet etmekten, Galatasaray'a hizmet etmekten kaçmıyorum. Ama gerçekleri örtmeye kalkar isek, Galatasaray'a zarar veririz. En azından ben zarar veririm. Zarar verdiğimi anladığım anda da imzalamam diyorum. Bu sorunun cevabını daha açacağım ama bir iki hafta sonra...

SİZ DE Mİ HIRÇIN FUTBOLCUYDUNUZ?

Gördüğüm kadarı ile Hagi çok iyi futbolcu olmasına rağmen yada Karpatlar'ın Maradonası olarak nitelendirilmesine rağmen bazen takımı yarı yolda bırakıyor ve kırmızı kartla oyun dışında kalıyor. Sanırım hırçınlığından kaynaklanıyor. Buna nasıl tolerans gösteriyorsunuz? Bence kendinizi görüyorsunuz. Duyduğumuza göre siz de hırçın bir futbolcuymuşsunuz?

- Yapma ben sadece üç defa atıldım. Çok uzun seneler boyunca sadece üç defa...

Ukalalık yapmak istemiyorum ama Hakan'a atılan uzun toplarla neticeye gitmek istiyorsunuz. Capone'yi gizli golcü olarak değerlendiriyorsunuz. Ümit ve Ergün'ün attıkları şutlara bakılırsa, geri forvet anlayışı var sanki. Ama karşınıza Arsenal çıktığı zaman üç forvetle oynuyor. Sizin tarzınız biraz radikal. Bunun nedeni nedir? Çünkü orta saha oyuncularının da en az forvet kadar gol attığını görüyoruz...

- Türkiye'de herkesin en iyi bildiği iki şey var. Bir tanesi siyaset diğeri futbol. Bizim bir taktik anlayışımız var. O taktik anlayışımızın içerisinde de yılların deneyimi var. Hagi'ye gelince, futbol hayatı boyunca en mutlu olduğu dört yıl burada geçmiştir. Futbol hayatının en verimli dönemi burada geçmiştir. Çünkü kendisini anlayan, kendisinin inandığı ve saygı duyduğu ortam burada yaratılmıştır. Bunlar yetenekli oyunculardır, Hakan, Sergen, Hagi... Onlarla mesafeyi kaybetmeden, saygıyı kaybetmeden, ödün vermeden ilişki kurmak gerekir.

GS TARAFTARI NASIL?

Galatasaray taraftarını nasıl görüyorsunuz?

- Genel olarak taraftara baktığım zaman, Türk insanını görüyorum.

Soruyorlar, neden Türk futbolu geri, ben de cevap veriyorum, Türkiye'de ne ileri? Onlar bana derler ki bu cevabın futbolla ne alakası var? Yok mu futbolla alakası, her şeyle alakası var. Ekonomiden tut da siyasetine kadar her şey ile alakası var. Seyirci için de aynı şey. Mağlubiyeti kabul etmeyi öğreneceğiz, insanlara hitap etmeyi öğreneceğiz, bir defa küfür işini ortadan kaldırmamız lazım, herkesin eşi çocuğu maça gelebilmeli. Seyirci antrenman sahasını basmamalı, oyuncusuna hakaret etmemeli, hocasına küfretmemeli, yönetimini istifaya çağırmamalı. Yabancı bir sahada, Arsenal maçı kaybetti, en sonunda seyircisi ile karşılıklı olarak birbirlerini alkışladılar ve sahayı terkettiler. Manchester United, Real Madrid ile oynarken kendi sahasında maç kaybetti, 60 bin kişi vardı, hiç yapmadıkları kadar lehte tezahürat yaptılar. Dünyada hep kazanan yok.

Her şey Futbol mU?

Medyada sürekli futbol takımının başarısından bahsediliyor, oysa Galatasaray Spor Kulübü'nden bahsetmek lazım. Amatör dalları var, diğer profesyonel dalları var ve bu başarıya ulaşmak için hep futbolcunun özveride bulunduğu, maaşını almadan oynadığı söylendi. Oysa geçen sene bayan basket takımı, Avrupa üçüncüsü olmuşken, bu sene Avrupa'ya katılamadı. Basketbol takımı öyle, şampiyonluktan koptu. Amatör dallarda çok büyük kesintiler oldu ve fonlar size ayrıldı. Gerçekten bütün bu olumsuzluklar bu başarıya değer mi?

- Bir defa Galatasaray Başkanı yada Galatasaray Yönetim Kurulu üyeleri buraya gelsin bu soruları onlara sor. Çünkü biz buraya futbol şubesi olarak geldik, futbolla ilgili soruları cevaplandıracağız. Benim her şeyi cevaplandıracak halim yok. Sizin sorduğunuz soruya göre, bir yöneticinin gelmesi lazım, ona soracaksınız, bana değil. Ben hiçbir şubenin kapanmasını istemedim yada para almasına gerek olmadığını söylemedim. Bunu siz söylüyorsunuz, ben değil. Hangi şubenin paraya ihtiyacı var, söyler misiniz? Basketbol takımı şampiyon olmadı diye mi para alamıyor? Bütün fonlar bize ayrılmıyor, onlar da bizim takımımız, siz herhalde burada değildiniz. Yüzde yüzünün bize harcanmadığını ben zaten söyledim. Galatasaray bir futbol takımı değildir, Galatasaray bir spor kulübüdür. Spor kulübünün diğer dalları da daha fazla inkişaf ettirilmelidir, ben bundan yanayım. Ancak iki bin yılına geldik, bunun bir usulü vardır. Mesela sponsor bulursunuz... Ama esas sorunuzun cevabı şu: Evet, futbol takımının şu gün bulunduğu konum her şeye değer.


Bunları da Beğenebilirsiniz