"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Bu bahsi kapatalım kuzum...

Tarkan'ın İngilizce albümü tam bir yılan hikayesi...

Çıktı çıkacak, Amerika'da hazırlanıyor, stüdyoda haberleriyle 10 yıl geçti.

Nihayet albüm olmasa da single olarak Tarkan'ın bir İngilizce çalışmasıyla karşılaşabildik.

Bounce, hazırlanan İngilizce albümün ilk single çalışması.

"Canlılık, canlanmak, dans etmek, oynamak" anlamına gelen Bounce, darbukalar ve Arap ritmleri ile adına uygun bir çalışma. Tarkan daha önce Dudu'da olduğu gibi single'ın kapağına yine otantik bir desen koymuş... (Serdar Ortaç da Çakra'da yapmıştı).

Bounce'un dört ayrı remix'inin bulunduğu single'da Shhh diye ikinci bir parça da yer alıyor.

Hem Bounce hem de Shhh, dile dolanacak, dans ettirecek parçalar.

Bu özelliğiyle kış sezonu boyunca kulüplerin en çok çalınan şarkılarından olacaktır.

Dağ fare doğurdu demek istemiyorum ama yıllardır ‘İngilizce şarkı İngilizce şarkı" diye tutturduğumuz bu işte...

Tarkan'ın önceki şarkılarından ve ritmlerinden pek farkı olmayan çalışmalar.

Bu şarkılar yurt dışında Şımarık'tan daha büyük iş yapar mı?

Sanmam!

Hiç değilse Şımarık'ı Holly Valance, Kiss Kiss diye çevirip söylemişti, Bounce'un bu şansı da yok.

Kıssadan hisse şunu söylemeye çalışıyorum; Bounce da Shhh de güzel, Tarkan'ın eline, ağzına sağlık.

Ama şu İngilizce şarkı söyleme sevdasından vazgeçse artık Tarkan.

Diskografisinde güzel bir anı olarak kalsa bu single...

Bunu bir takıntı haline dönüştürmese.

Ona harcayacağı enerjiyle bize o unutulmaz şarkıları gibi yeni Türkçe albümler sunsa.

Biz de Türk filmleri repliğiyle noktayı koysak;

"Lütfen bu bahsi kapatalım kuzum"...

Sertab’a değil Sandra’ya üzüldüm

Cumartesi gecesi ekranda bugüne kadar izlediğim en eğlenceli Eurovision'a tanık oldum.

50 yıldan geriye unutulmaz üç beş şarkı kalsa da, keçiboynuzu kadar olsa da Eurovision'un da lezzeti varmış meğer.

Sanki yıllardır görmediğimiz tanıdıkların resmi geçidiydi...

"Aaa ne kadar değişmiş..."

"Abi bu o mu ya..."

"Evet ya, travesti Dana International da vardı di mi..."

"Vay be Burçin Orhon'un sevgilisi Johnny Logan'a bak, ne olmuş..."

Başından sonuna bu ve benzeri yorumlarla izledik Eurovision'u.

Ne Waterloo'nun birinci seçilmesi, ne Sertab Erener'in ilk 5'e girememesi... Yarışmanın en önemli anı Sandra Kim'in sahneye çıkmasıdır.

Kendisi, "J'aime la vie" şarkısıyla 1986 yılı birincisi olup Eurovision tarihinde bizim kuşağın en büyük aşkıdır.

Sahneye bir çıktı ki... O ne?

Güzeller güzeli kızın yerinde, dombili kollar, sosis parmaklarla Eurovision'dan çok Şimdi Zayıflamak İstiyorum'a yakışacak biri var.

Hayallerimizin aşkı gitmiş, 70 kiloluk biri duruyor karşımızda...

Maç izler gibi Eurovision izleyen erkek grubu olarak, uzun süre şoku üzerimizden atamadık.

Böyle kişisel tarihimizde yolculuğa çıkmış, siyah beyaz görüntüler, unutulmaz şarkılarla nostaljiye boğulup giderken Bülend Özveren'in bizi 'cihada çağıran' sesiyle irkildik.

Özveren, "Şimdi Sertab'ı birinci yapmalıyız" diye yine Eurovision'u ölüm-kalım meselesine döndürmeyi başardı.

İyi ki Özveren'in gazına gelip de Sertab Erener'i birinci yapmadık.

Hem Abba'nın Waterloo'suna hem de diğer unutulmaz şarkılara çok ayıp olurdu.

Ama diğer yandan Yunanlı Elena Paparizou ilk 5'e girdiyse, Sertab Erener de haydi haydi girmeliydi...

(Yarışmadan önce bu SMS sistemiyle Sertab'ın birinci olacağını yazmıştım. Dokuzuncu çıkması büyük sürpriz. Demek ki Türkler de, yarışmaya gelmeyen ABBA gibi Eurovision'un 50. yılını SMS atacak kadar değerli bulmadı.)

Sinan Engin dizi oyuncusu olacak

Sinan Engin'den herkes Beşiktaş menajerliği bekliyor değil mi?..

Daha çok beklersiniz...

O kafayı şu sıralar televizyona takmış durumda. Halen TV8'de yorumcu olarak izlediğimiz Sinan Engin dizi oyuncusu olmaya hazırlanıyor.

Kendisine oyunculuk teklifi götüren de Birol Güven.

İki sıkı Beşiktaşlı birlikte bir dizi projesine kafa yoruyor şu sıralar.

Sinan Engin, muhabbeti, mimikleri, esprileriyle iyi bir malzeme olabilir.

"Kabul edecek misin teklifi" diye sordum.

Birol Güven'e "Eğer sahnelerin tamamını otrduğum yerden oynarsam olur. Ayakta rol yapamam" demiş...

Bu da ilginç!

Birol Güven ayağa kalkmaya ikna eder mi göreceğiz ama Sinan Engin ilk oyunculuk denemesini reklam filminde yapacak.

Engin, daha önce Nihat Kahveci'nin rol aldığı MNG Kargo'nun yeni reklam filminde oynayacak.
X