Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu aşırı öfke ve şiddet Başbakan’a hiç yakışmadı

BAŞBAKAN fena halde celallendi.

Siyasetin üslubuna hiç uygun olmayan o zehir zemberek açıklamayı yaparken gözlerinden şimşekler çakıyordu.

“Bu Amerikan projesidir diyenler bunu ispatlayamazlarsa alçaktırlar, namussuzdurlar” dedi.

70 milyonun önünde söylenen bu sözler Türkiye Cumhuriyeti başbakanına uygun düşmedi.

Sonradan “demokratik açılım” olarak değiştirilen “Kürt açılımı”nın Başbakan tarafından alelacele başlatılmasını “Amerika’nın bir empozesi” olarak değerlendiren yalnız Bahçeli değil ki...

Evet MHP lideri bu konuda çok sert bir politika izliyor.

Hem Cumhurbaşkanı’na, hem Erdoğan’a, hem de AKP’ye “Kürt açılımı” nedeniyle savaş açtı.

Her gün sert ve ağır suçlamalar yapıyor.

Bu suçlamalara tahammül etmek kolay değil.

Ama demokratik bir ülkenin başbakanın buna tahammül etmesi gerekir.

Bir şey anımsatmak istiyorum.

Nisan ayında ülkemizi ziyaret eden ABD Başkanı Obama TBMM’de yaptığı konuşmada bir dizi açılımlar yapmamız için Türkiye’ye direktif vermedi mi?

“Ermenistan’la sorunlarınızı giderin ve sınırı açın...

(Hükümet bu konuda her türlü girişimi yaptı.)

Ruhban okulunu açın...

Kürtlere haklarını verin...

PKK konusunda Irak hükümeti ve Irak Kürt liderleriyle işbirliği yapın...”

Demedi mi?

Başbakan da Obama’yı sessiz sedasız dinlemedi mi?

* * *

Şimdi de 2007 yılında Amerikan Dış Politikası ile ilgili Ulusal Komite adına hazırlanan David Phillips imzalı rapora bakalım.

Raporda Türkiye’ye şu öneriler yapılıyor, hatta dayatılıyor:

“301’inci maddedeki Türklüğe hakaret suç olmaktan çıkarılmalı. (Çıkarıldı.)

Kürtçe yayın yapan bir kamu kanalı kurulmalı. (Kuruldu.)

Topluma Kazandırma Yasası adıyla genel af getirilmeli. (Açılımın içinde af yok mu?)

134 PKK yöneticisinin bir üçüncü ülkede ‘mülteci’ olması sağlanmalı.

Kuzey Kürt liderleriyle ilişkiler geliştirilmeli. (Geliştirildi.)

DTP muhatap alınmalı.” (Alındı.)

Bir ikinci rapor daha var.

2008’de ABD Dışişleri Bakanlığı uzmanlarından Henry Barkey tarafından hazırlandı.

Obama başkan olduktan sonra yönetime sunulan bu raporda da hemen hemen aynı önerilere yer veriliyor.

Başbakan bu raporlarda Türkiye’ye dayatılan önerilere de hiç kızmadı.

* * *

Bu öneriler sadece Amerikan’dan da gelmedi.

Avrupa Birliği bunun katbekat fazlasını yaptı.

Hatta birtakım adamlar gelip gidip akıllar verdi.

Avrupalı dostlarımızın (!) sık sık Ankara’daki muhataplarından önce bölgeye gidip görüşmeler yapmalarını devlet büyüklerimiz bile olağan karşılar oldu.

Bir sürü 5’inci sınıf adam eyalet valileri havasıyla Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almamakla tehdit etti.

Ama nedense Başbakan Erdoğan bu densizliklere, saygısızlıklara hiç celallenmedi.

Bugün gösterdiği aşırı öfkenin binde birini onlara gösterseydi ya...

X