Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bu aşıları kim ithal etti?

    Hürriyet Haber
    08 Kasım 2009 - 12:44Son Güncelleme : 08 Kasım 2009 - 16:21

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, günlerdir süren domuz gribi aşısı tartışmalarına son noktayı koydu. Erdoğan, bir televizyon kanalında katıldığı programda, bugüne kadar 500 milyon liraya ithal edilen aşılarla ilgili olarak çok kritik bir açıklama yaptı ve ABD'deki aşılarla bizdekilerin farklı olduğunu söyledi.

     

    Erdoğan'ın bu sözü üzerine 'peki bu aşıları kim ithal etti?' sorusu gündeme geldi. Göz
    ler şimdi Sağlık Bakanı'ndan gelecek açıklamada...

    İşte Başbakan Erdoğan'ın, İrtica ile Eylem Planı'ndan demokratik açılıma, tartışılan El Beşir ziyaretinden domuz gribine kadar gündeme ilişkin bir çok konuda yaptığı açıklamaları:

    10 KASIM MATEM GÜNÜ DEĞİL

    İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla ilgili Orgeneral İlker Başbuğ’la aralarında güven sorunu olmadığını söyleyen Erdoğan, TSK’nın “Belgeyi 3 kez istedik, fotokopisi geldi” açıklamasına “Asker Yargı, Adli Tıp Raporu’nu esas almalı. Kilidi ıslak imza çözecek” yanıtını verdi.

    Başbakan Erdoğan, 10 Kasım'ın matem günü olmadığını ve demokratik açılımın TBMM'de 10 Kasım'da görüşülecek olmasının Atatürk'ün anlayışına uygun olduğunu belirtti.

    AÇILIMDA DTP’NİN ROLÜ

     

    - Bir defa siz bir legal örgüt olduğunu bilmelisiniz. Biz illegal bir şahsı hiçbir zaman muhatap almayız. DTP Türkiye partisi olmalıdır. Belli bir bölgenin partisi olmaktan çıkmalıdır. Türkiye’de 80 vilayetten milletvekili çıkarmış bir AK Parti, bununla biz bir şeyi ortaya koyuyoruz, AK Parti Türkiye’nin partisi.

     

    - Fakat DTP, PKK’yla bu iletişimi sürdürüyor. Ama onlara demokratikleşme sürecine katkı sağlamak yok, tam aksine İmralı’yı muhatap alsınlar. Böyle şey olur mu? Nasıl konuşulur? Böyle saçmalık olur mu? Bunu söylemek onların nerede olduğunu gösteriyor.

     

    - Biz terörle mücadele asla taviz vermeyeceğiz. Ama ne var? Bu işin sadece güvenlik boyutu yok. Bunun psikolojik, ekonomik, sosyolojik boyutu var.

    "DARFUR'DA SOYKIRIM TESPİT EDEMEDİK"

    - Bir kere davet bizim davetimiz değil, İslam Konferansı Örgütü’nün daveti. Ben Darfur’a da gittim. Orada böyle bir soykırım tespitini biz yapamadık. Afrika ülkeleri de buna katılmıyorlar. Şu anda BM’nin de Türkiye’ye yönelik herhangi bir yazısı yok.

     

    - Bunlar tabi medyada çok farklı şekilde yer alıyor. Ama Gazze durumu çok çok farklı.  Burada 1500 insan öldürülmüş, fosfor bombaları kullanılmış, 5000 insan yaralanmış. Ben Darfur’a giderken öbür taraftan ben Gürcistan’da da en aktif rolü oynadım, çözüm için gayret sarf ettim. Biz sıkıntılı bölgelere aynı hassasiyetle yaklaşıyoruz.

     

    - Yardım kararının üzerinden 9 ay geçti ama hala yardım yapılmadı. Oradaki okul hastanedeki yıkımlar aynı şekilde durmaktadır. Gıda ve ilaç konusunda içeriye çok zor yardım girebiliyor. Durum içler acısı devam ediyor. Bir Müslüman soykırım yapamaz. Varsa böyle bir şey rahatlıkla söyleriz. Türkiye’nin bu noktada özgüveni var ve bu konudaki rahatlığımızı Ban Ki Moon’a da açıkladım.


    İŞSİZLİKLE MÜCADELE

     

    - Türkiye işsizlikte Avrupa, Uzakdoğu ülkeleriyle müzakere edilirse iyi bir noktada. İspanya’da işsizlik 19. ABD’ye bakıyorsunuz yüzde 9’a ulaştı. Japonya’ya bakıyorsunuz 9.

     

    - Şimdi yeni bir şeyimiz var, son çeyrekte büyüme tekrar başlıyor. Önümüzdeki yıl ise, biz ABD’nin yakaladığını yakalayacağız.

     

    - Şimdi işsizlikte bizim bir handikabımız var. Artık Türkiye teknoloji bir istihdama gidiyor. Bunun için emekte kalite arıyor, maliyeti düşürecek teknolojik yatırımlar artıyor. Bu da istihdamı zorlaştırıyor. Onun için çok daha yoğun bir şekilde onu devam ettireceğiz. Çok farklı alanlar yaratmanın gayreti içerisinde olacağız. Eğitim ve hizmet sektörü. Hizmet sektörünü artırırsak buradaki istihdam çok daha fazla olacaktır.

     

    - Turizmde atılmış adımlar bunun örneğidir. 7 yıl önce Türkiye’ye gelen turist sayısı 1

     milyonken, şimdi 26 milyon turiste çıktı.

    “10 BİN KADROLU ÖĞRETMEN”

    - Bizim personel alımında kamu olarak yüzde 50 gibi hep eğitime ayırıyoruz. Çünkü birinci derecede onu halletmemiz gerekiyor. İki ay kadar önce biz 15 bin öğretmen alımı yaptık. Bunun 10 bini sözleşmeli, 5 bini kadroluydu. Bu ay içerisinde de 10 bin kadro alacağız. Bunlar tamamen bilgisayar ortamında yapılıyor.

     

    - Bizi üzen bir şey de budur. “Efendim bunlar kadrolaşma yapıyor” bilgisayarla kadrolaşma mı oluyor? Şurada 3 ayda 25 bin öğretmen göreve gitmiş olacak.

     

    - Enflasyon altında ne işçimizi ne memurumuzu bırakmadık. Kepçeyle alıp kaşıkla vermedik. Anlaşmayı yaptık, eğer enflasyon daha yüksek çıkarsa aradaki farkı öderiz. Bugüne kadar bunu yaptık, ödedik.

     

    - Bir anne özürlü çocuğuna bakıyor, biz ona asgari ücret kadar ücret veriyoruz.

     

    “İMKANI OLMAYANLARA KONUT”

    - İmkan olsa biz bu rakamları daha da artırırız. Dünya nasıl bir süreci yaşıyor ortada. Gelirken bir şey söyledik, biz ne aldatan olacağız, ne de aldatan olacağız.

     

    - Yoksulluk oranı 7 yılla bugünü kıyaslarsak ciddi şekilde düşmüştür. Biz devletin sosyal boyutunu öne çıkardık. Şu anda yaklaşık 400 bin konut inşaatımız oldu bunların 300 binini sahiplerine tespit ettik, kâr yok. Peşinat yüzde 10 – 15.

     

    - Şimdi yeni bir proje içindeyiz. Bunları biz hiçbir geliri imkanı olmayanlar için yapıyoruz. Peşinat yok, bunlara aynı zamanda da iş temin edeceğiz. İşe başladıktan sonra 100 lirasını ödemeye başlayacak. Bu adımları da atmış vaziyetteyiz.

      

    DOMUZ GRİBİ AŞISI

     

    - Ben bakanımla daha önce bu konuları görüştüm. Grup toplantısına giderken, bakanın yaptığı bir açıklamayı arkadaşlarım bana getirdiler. Orada siyasilerin de olması gerekir gibi bir açıklaması oldu. Ben kendisine daha önce söyledim. Bu yine söylenince, böyle bir şeyi ben yine doğru bulmuyorum.

     

    - Belirli bir risk yaşı ilan edilmiş. Ben bu işin ehli olan yani tıptaki insanlar bunu bu şekilde teslim ettikten sonra, ben bunların söyledikleri yanlıştır iddiası içine giremem.

     

    - Olay bir aslında bünyenin bir işe tahammülü olabilir. Ben kendi kararımı daha önce vermiştim. Benim buradaki isteğim, ağırlıklı olarak bu aşının yan etkilerini anlatmasını istemiştim. Her şeyi anlat.

     

    - Ama anlattıktan sonra da faydası zararından daha fazladır ilkesinden hareketle, en azından çocuklarla ilgili ebeveyn istiyorsa aşı yaptırsın ve bu konuda ebeveynleri özellikle bu süreci yakın takibe almalarını isteyelim.

     

    - Bazı ülkeler bu işe karşı olduklarını söylüyorlar. ABD’nin kullandığı aşılarda farklı şeyler olduğu, bize gelende farklı şeyler olduğu belirtiliyor. Zorlayıcı asla olmamalıyız. Yan etkileri ve faydaları anlatılmalı ve önüne gelen istediği gibi konuşmamalı.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı