Ege Haberleri

    "Bu anketleri ciddiye almam"

    Hürriyet Haber
    24.09.2012 - 15:12 | Son Güncelleme:

    İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 2 Mayıs 2011'deki ilk operasyondan itibaren bugüne kadarki sürecin Osmanlı'dan bu yana Türkiye Cumhuriyeti'nde bir belediyeye yönelik oynanan en büyük oyun olduğunu söyledi.


    Başkanı Aziz Kocaoğlu, internet üzerinden yayın yapan Ben TV’de Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Osman Gencer'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kocaoğlu, Ak Parti'nin yaptırdığı ve basında yer alan İzmir'de CHP'ye yüzde 43,5 Ak Parti'nin 40 oy çıktığı, 30 ilçeden 13'ünde Ak Parti'nin oy oranının CHP'yi geçtiği yolundaki anketi değerlendirdi.

    Kocaoğlu “O büyük ilçeleri AKP alıyorsa, Büyükşehir’de de son derece iddialıdır. O seçim kafa kafaya demektir. Ancak, anketler kendi yol haritanızı belirlemek için, kendinizi tartmak için yapılırsa ve kimseye dağıtılmazsa, basına sızmazsa, bana göre anlam ifade eder. Anketler basına verilirse o anketlerden sadece kamuoyu oluşturmak için yapılan anketlerdir. Fazla ciddiye almamak gerekir. Bana göre bu anket kamuoyunu yönlendirmek için yapılmıştır. ‘Biz de bu yarışta varız’ demeye çalışıyorlar. Yani 3-3.5 puanlık fark, 'Ha yüklensek alacağız' anlamını taşıyor” dedi. Kocaoğlu, 2009 seçimlerinde yüzde 56,7 oy aldığını belirterek önümüzdeki seçimde çıta olarak 56,7'yi koyduklarını söyledi.

    Kocaoğlu, bu anketlerde ortaya çıkan başta Gaziemir, Bayraklı olmak üzere bazı gibi ilçelerde Ak Parti'nin önde olduğu söylemine de katılmadığını belirtti. Kocaoğlu, “Belli ilçelerde örgütler iyi çalışmadıysa, partiye ve başkana karşı soğuk durma olabilir. Bizim için de aynı şey geçerlidir. Ama üstün olduklarına katılmıyorum. Belediye başkanları ancak projelerini yaparlar, kendilerini gösterirler. Onlar gün ışığına çıktığı zaman belediye başkanlarını ve siyasi konjonktürü değerlendirmek daha doğrudur. 2007’de ortada hiçbir şey yoktu. Ancak Seçime doğru açıldık” dedi.

    AK Parti projelerini değerlendiren Kocaoğlu, “Diğerleri ise sadece İzmir değil, diğer kentleri de ilgilendiren devlet projeleridir. Örneği İzmir-İstanbul karayolu. Bu sadece İzmir'in projesi değil. İzmir'de Balıkesir’de projesidir. Ildırı ile Balıklıova arası tünel için fizibilite çalışmalarına başlanıyor. Tüp geçit projesi var. Hızlı tren var. Bizim bildiklerimiz bunlar. Bunların hepsi uzun erimli işler. Altyapıya girdiğiniz zaman, projelerin zaman alması kaçınılmazdır. Banliyö hattının Torbalı'ya ve Bergama'ya uzaması ise hem bizim hem TCDD'ni projesi” dedi.

    YA YENİLE YA SAT
    Kocaoğlu, İkiçeşmelik Caddesi'ndeki spotçuların kaldırımları işgali ve görüntü kirliğiyle ilgili de çarpıcı açıklamalar yaptı. Spotçuları 22 Eylül Cumartesi günü bizzat kendisinin uyardığını belirten Kocaoğlu, “Zabıtalar bugünden itibaren uymayanlara müdahale edecekler. Spotçuların orada olması doğru değil. İkiçeşmelik Caddesi'nde cephe yenileme projemiz var. Kurul projeyle ilgili eksiklikler buldu. Tamamlanınca başlayacağız. Kaldırım yenilecek, binalar restore edilecek. Proje bitince, orası kabuk değiştirecek. Oradan spotçuların çıkması gerekiyor. Oraya başka fonksiyonlar yüklemeliyiz. Bölgede 1400 civarında tescilli bina var. Hepsi ayağa kalkacak. Esas İzmir orası. Tam 70 senede çöküntü haline gelmiş bir yeri ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bir binada 200 mirasçı var. Hak sahiplerine 'ya yenile ya sat' diyeceğiz. Kamulaştıracağız. Başka türlü kaldıramıyoruz” dedi.

    KPSS'YLE GELEN ZABITADAN MEMNUN KALINLMADI
    Zabıtayla ilgili ciddi zafiyetleri olduğuna dikkat çeken Kocaoğlu, kadroyu güçlendirmeleri gerektiğini söyledi. Kocaoğlu “Sokağı yönetebilecek tecrübeli bir insana ihtiyaç var. Hem vatandaşı kırmayacak hem de hem disipline edecek birine ihtiyaç var. Kadromuz zayıf. KPSS sınavını kazanarak gelen insanlar var. Memnun kalmadık. Biz zabıtanın, İzmir’de yaşamış insanlar olmasını istiyoruz. İzmir’i bilmeyenler geliyor. İzmir’i öğretmek zaman alacaktır. Sistem başka türlü kadro oluşturmamıza izin vermiyor. Bu nedenle biz başka formüller bulacağız” dedi.

    İKİ İSTASYONDA DENEME SEFERLERİ BAŞLADI
    Aziz Kocaoğlu, İzmirspor ve Hatay Metro istasyonlarının önümüzdeki günlerde açılacağını, trenin deneme seferleri yaptığını söyledi. Kocaoğlu, “Yeraltında dere patladı gibi durum yok. İzmirspor ve Hatay açılacak. Şu anda orada tren gidip geliyor. Deneme yapılıyor” dedi. Diğer istasyonlarda da çalışmaların sürdüğünü belirten Kocaoğlu, “Gerçeği şu bizim Göztepe istasyonun İlahiyat Fakültesi'nin orada 5 çıkışı var. Biz 4 çıkışı yaptık. Orası aynı zamanda çok büyük altgeçit. Metroya girmeyecek olanlar da kullanabilecek. Beşinci çıkış ise apartmanlara yakın bir yerden çıkıyor. Bu nedenle sorun oldu. Sürekli çözüm yolu aranıyor. Çözümler üretiliyor. Yurt dışından konunun uzmanını getiriyorsunuz. Ana tünelde ise sıkıntı yok. Poligon'da 30 metre kaldı. Yaklaşım tüneli açıldı. Burada inşaatı yukarıdan aşağı yapıyoruz. Poligon ve Üçkuyular'da aşağıdan yukarıya değil yukardan aşağı çalışarak geliyoruz. Tünele kadar yukarıdan sağlamlaştırıyoruz” dedi.

    GÜNAY'LA ARAMDA PROBLEM YOK
    Aziz Kocaoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'la arasında herhangi bir problem olmadığını açıkladı. Kamuoyuna yansıyan karşılıklı açıklamalarla ilgili konuşan Kocaoğlu “Ben hiç birinci demeci vermiyorum. Bilgi akışını doğru olması lazım. Ertuğrul beyle aramızda problem yok. Kimseyle yok. Ben belediye başkanıyım. Siyasilerle didişme lüksüm yok. Kent için çalışacağım. Herkesle de iyi geçineceğim. Ertuğrul bey, bazı yanlış, eksik bilgiden dolayı bazı açıklamalar yapıyor. Ama maksadını aşan açıklamalar olunca cevap vermek zorunda kalıyoruz” dedi.
    Son dönemde ikisi arasında sorun olduğu öne sürülen müze yeri hakkında da bilgi veren Kocaoğlu, eski Sümerbank arazisini kastederek, “Benim kafamdaki iş gerçekleşirse, kimse engel olmazsa, bu kentin iki sene içinde 5 yıldızlı bir oteli, istediği büyüklükte bir müzesi ve istediği büyüklükte bir kongre merkezi yapılır. Sayın valiye dosyayı verdim. Ertuğrul Günay'la paylaşacak” dedi.

    PATLAMALARIM BABADAN MİRAS
    Başkan Kocaoğlu, zaman zaman tartışmalardaki sert çıkışlarıyla ilgili olarak herhangi bir öfke kontrolü problemi yaşamadığını söyledi. Kocaoğlu, “Bu bana babamdan miras. Son derece toleranslı, üçe beşe bakmayan, sadece belli noktalarda, rencide olduğumuz noktalarda bomba gibi patlayan bir aileyiz. Kırmızı çizgilerimize müdahale edildiği yerde böyle birşeyimiz var. Öfke kontrolü ile alakası yok. Her koşulda ağzımızından çıkan sözü biliriz. Enteresan şeyler olduğunda, ben de insanım, etten kemikten yapıldım. Izzetif nefsime dokunan herşeyde tepkimi gösteririm”dedi. Kocaoğlu, İnciraltı'na EXPO 2020'nin kazanılması durumunda yapılacak binalrın simge yapılar hariç geçici olduğunu, organizasyon sonrası yıkalacağını söyledi. İnciraltı’nda imar hakkının yüzde 3 olduğunu belirten Kocaoğlu, “Asıl ve kalıcı olacak olan hastane ve sağlık merkezidir. EXPO işin şov tarafı” dedi.

    DEĞİRMENCİ'YLE İLGİLİ TETKİK YAPMAM İSTENDİ
    Aziz Kocaoğlu, bir şikayet dilekçesini dikkate alarak İçişleri Bakanlığı'nın müfettiş görevlendirerek Büyükşehir davasını izlemeye Adliye'ye gelenlerin belediye yöneticileri tarafından baskıyla getirildiği, yönlendirildiği iddiaları hakkındaki soruşturmayla ilgilide çarpıcı açıklamalar yaptı. Belediye'nin üst düzey bürokratlarının suçlandığı, belediyenin yargılandığı davaya kişilerin yakınlarının, ailelerinin komşularının, çalışma arkadaşlarının gelmesinden daha doğal bir durum olamacağını belirten Kocaoğlu, “Nedir bu soruşturma? Birisi dilekçe yazmış. Sanal ya da gerçek bir kişi. Bununla soruşturma başlıyor. Bu taciç değil midir? Birisi bir ihbar mektubu gönderiyor. Daha önce de oldu. İhbar mektubu üzerine eşimin protokol görevlerien giderken kullandığı arabayla ilgili Özel Kalam ve şoförün ifadesini aldılar. Geçenlerde ‘Hakkında tetkik yapılarak bilgi verilmesi’ diye bir yazı gelmedi. Kişinin benimle ilgisi yok. Seçilmiş bir kişi. Ancak, Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı değil. İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci'yi birisi şikayet etmiş. Tetkik edilmesi için yazı yazılmış. Vali Yardımcısı yazıyı bana göndermiş. Değirmenci'nin benimle uzaktan yakından ilgisi yok. Ama İzmir Büyükşehir Belediyesi olunca herkes zevkle imzalıyor. Yerel seçimlere kadar yoğunlaşır mı bilmem. Bu oyunu kim kuruyorsa, ona sormak lazım. Yaptığımız ve yapmadığımız iş belli. Birisi bir dilekçe yaçacak ve 'Aziz’in gözü ela mı? Yoksa siyah mı” diyecek. Müfettiş gelip bakacak. “Elaymış” diye rapor yazacak. İş bu noktaya geldi. Dilekçe mekanizması herkes için geçerli. Bütün belediyeler müfettiş baskısı altında. Operasyon başlıbaşına bir oyun zaten. Bundan büyük bir oyun mu olur. Osmanlı'dan bu yana Türkiye Cumhuriyeti'nin Belediyecilik tarihinde böyle bir oyun yok. Buna rağmen çalışıyoruz” dedi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı