Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bu adamla birlikte savaşa girilir mi?

Dünyanın gündemi Suriye... Kim, ne zaman harekete geçecek, ne olacak, herkes bunu bekliyor.

Suriye'ye olası bir askeri müdahale, ABD Kongresi'nde kalkacak ellere geldi, takıldı. Savaşın sözcülüğünü, Kongre’yi ikna işini ise çok ilginç bir isim yapıyor.

O da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry... İlginç diyorum çünkü Kerry savaşlara yabancı bir kişi değil.

Aynı şekilde, savaş söz konusu olduğunda sıkça taraf değiştirmeye de...

Biz burada Kerry’yi esasen 2004’te Başkan Bush’un karşısında yarışan Demokrat aday olarak tanımış olsak da esasen çok deneyimli bir siyasetçi.

Seçimleri kaybetti ve Senatörlüğe devam etti. Uzun yıllar Senato'nun Dış İlişkiler Komitesi'nin başkanlığını yaptı. Dışişleri Bakanlığı'na atanması ise biraz beklenmedik oldu.


OBAMA’NIN İKİNCİ TERCİHİ


Obama'nın ikinci döneminde, dışişleri bakanlığı için birinci tercihi olan Susan Rice’a Libya elçilik saldırısında yaptığı açıklamalar nedeniyle Kongre vize vermedi.

Bunun üzerine Kerry bakanlık koltuğuna oturdu.

Şimdi de Suriye'ye müdahalenin en ateşli savunucusu. ABD'nin dünyayı ve kendi kamuoyunu ikna etme çabalarının başrol oyuncusu. Suriye'ye müdahaleye savunanların kapak yüzü...

Başta demiştim, savaşlara hiç de yabancı bir isim değil, Kerry. Hatta Vietnam Savaşı sırasındaki başarılarından dolayı çok sayıda onur madalyası kazanan eski bir asker.

2004 başkanlık seçimlerinde bu özelliğini de kampanyasının önemli bir unsuru haline getirdi. Ancak askerlerine dair anlattığı bazı öyküler hem tartışma yarattı hem de güvenilirliğinin sorgulanmasına neden oldu.


HATALI ANILARA KARŞILIK KİTAP


Bu adamla birlikte savaşa girilir mi


Hatta, Kerry'nin askerlik anılarının hatalı olduğunu "kanıtlamak" amacıyla iki eski asker üşenmeyip bir de kitap bile yazdı.

Eski defterler de açıldı. Misal Kerry'nin 1986 yılında Senato'da yaptığı bir konuşmada söyledikleri neredeyse 20 yıl sonra başını tekrar ağrıttı.

Kerry, bir gece gizli bir görev için botla Kamboçya karasularına girdiklerini söylemişti. Oysa, dönemin ABD başkanı Kamboçya'ya hiçbir zaman girmediklerini açıklamıştı. Kerry sözlerini düzeltti ama hasar almıştı bir kere.

Kerry, Vietnam'dan döner dönmez savaş karşıtlarının arasına katıldı. Hatta 1971 yılında Vietnam konulu Kongre oturumlarına katılan ilk savaş gazisi oldu. Aynı yıl düzenlenen ve gazilerin etkiyi artırmak için madalyalarını Kongre binasının çitlerine astığı protestoda da en ön saflarda yer aldı.


SAVAŞ KARŞITLARININ POSTER ÇOCUĞU


Bu adamla birlikte savaşa girilir mi


O dönem yakışıklılığı ve hitabet yeteneğiyle bu kez savaş karşıtlarının yüzü haline geldi. Ülkenin en ünlü televizyon programlarına katılıp derdini anlattı.

Aradan yıllar geçti. Kendini siyasette buldu, Kerry. Senatör seçildi ve bakan olana kadar yıllarca bu görevi sürdürdü.

1991'de baba Bush'un Körfez Savaşı'na karşı çıktı. Saddam'a askerlerini Kuveyt'ten çekmesi için zaman tanınması gerektiğini savundu.

Sonra 2000'li yıllarda bu kez oğul Bush benzer bir taleple geldi, Kongre'ye.


“BAŞKAN GÖZÜNÜZE BAKIP BİRŞEY DERSE İNANIRSINIZ”


Küçük Bush'un Irak Savaşı'na destek verenler arasında yer aldı. Hatta, aynı şimdilerde olduğu gibi, "ABD'nin tüm istihbarat uzmanları, Irak'ın nükleer silah sahibi olmak istediğini söylüyor" minvalinde uzun nutuklar attı.

ABD Irak'a girdi... Yüz binlerce can kaybı, milyarlarca dolarlık yıkım olmuştu ki, Kerry bu kez yine saf değiştidi.

Irak'ta kimyasal silah olmadığı anlaşılınca Bush'u en ağır şekilde eleştirenlerin başında geldi. Kendisini ise "ABD başkanı gözünüzün içine bakıp bir şey diyorsa, buna inanırsınız" diye savundu.

Hatta eleştirilerini biraz daha ileri taşıyarak, 2006 yılında üniversite öğrencilerine yaptığı bir konuşmada, "Eğer okumazsanız, Irak'ta tıkılıp kalırsınız" dedi. Kıyamet kopunca özür dilemek zorunda kaldı.


HAKLI MI ÇIKACAK, SELEFİ GİBİ Mİ OLACAK?


Şimdi aynı Kerry, bu kez ABD dışişleri bakanı kameraların karşısına geçip kah sosyal medyayı kah "kamuya açıklayamayacakları" istihbarat raporlarından bahsedip kamuoyunu ve dünyayı Suriye'yi bombalamaya ikna ediyor.

Bakalım bu kez ne olacak?

Kerry ilk kez bir savaş konusunda durduğu yerde haklı mı çıkacak, selefi Colin Powell gibi ileride mahcup mu olacak?

Açıkçası, ben Suriye'de kimyasal silahla ilgili istihbarat raporlarının ne dediğinden çok, bu sorunun yanıtını merak ediyorum.





Yazarın son yazıları


#30 Ağustos 2013 Bak seni böyle vuracağım,haberin olsun!
#16 Ağustos 2013 Arapların gözünden pilotların kaçırılması
#8 Ağustos 2013 Prestij için ne kadar para ödersiniz?
#2 Ağustos 2013 Suriye'de "tersten deja vu"
#26 Temmuz 2013 Gazeteciler için tehlike çanları
#19 Temmuz 2013 CNN Türkiye'yi nasıl kurtardı?



YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

X