« Hürriyet.com.tr

Brüksel guide

Hürriyet Haber
X
mutlaka görün

Grand Place ve civarı

Sonradan defalarca onarılan ama ilk inşası 14. yüzyıla uzanan Brüksel Belediye Meydanı ‘Grand Place’ şehrin en sembolik yeri addedilir.

Belediyenin dışında eski mesleki lonca binalarını da içeren alan Felemenk mimarisinin en mükemmel örneklerini sunar. Hemen 24 saat turistlerle dolu olan ‘Grand Place’da çok sayıda teraslı kafe ve lokanta mevcuttur.

Cumartesi sabahları kuş pazarı kurulur ve yaz geceleri müzik eşliğinde ışık oyunları yapılır. Karl Marx’ın Brüksel’de yaşamış olduğu ev de buradadır.

‘Grand Place’in hemen etrafında ise sayısız lokantanın yer aldığı küçük ve dar sokaklar bulunur. ‘Vincent’, ‘Aux Armes de Bruxelles’, ‘Taverne du Passage’ geleneksel gibi birkaç istisna hariç, ‘turist tavlamaya’ yönelik bu lokantalarda yemek yemeyin. Fiyat kalite ortalaması da ‘turistik’tir! Grand Place’ın Merkez İstasyonu tarafındaki çıkışından gidilebilecek olan ‘Galleries Royales’, Milano’dakiyle birlikte Avrupa’nın en eski ve şık pasajı addedilir.

Borsa ve civarı

‘Art Deco’ uslubunda birer ‘başyapıt’ sayılan ‘Falstaff’ ve ‘Cirio’ kafe - lokantaları Grand Place’in güney bitişiğindeki Borsa’ya bakar.

Bulvarın hemen karşısındaki ‘Antoine Dansart’ sokağı ve ‘Saint Gery’ Meydanı’nda ise hem gençlerle dolup taşan ‘in’ mekanlardan geçilmez, hem de özellikle Flaman kökenli ‘öncü’ stilistlerin moda butikleri buralarda toplanır. Ayrıca diğer sokaklarda, sürekli satranç oynanan ‘Greenwich’ gibi ‘eski zaman’ (!) kahvelerine raslanır.

Sablon Meydanı ve Civarı

‘Grand Place’in biraz yukarısındaki yine bu şık ve eski meydan hem teraslı kafe ve lokantalarla çevrilidir, hem de etrafında pek çok sayıda antikacı dükkanı vardır. Yaşlı Kıta’nın en tanınmış antika mekanlarından birisidir. Zaten her gün sabahları, cumartesileri ise bütün gün açıkhava antika pazarı da burada kurulur. Fiyatların biraz daha az ‘cep yakar’ olduğu bit pazarı (Place du Vieux Marché) ve eski mobilyacılar ise aşağıya doğru batı yöndedir. Her sabah kurulur fakat pazar günleri daha çok mal sergilenir. Sablon Meydanı’ndaki Gotik usluplu katedral ise vitraylarıyla meşhurdur.

Yine burada bulunan ‘Witthamer’ pastanesi ise leziz mamulatıyla dünyanın en mükemmel pastanelerinden birisi addedilir..

Atomium

Brüksel’in ‘modern sembolü’ addedilen ve 1958 Dünya Fuarı sırasında geçici olarak inşa edilmesine rağmen hálá duran bu çelikten yapı, adından da anlaşılacağı gibi atom çekirdeğini simgeler. Bugün son derece demode kalmaktadır ve boş yere duhuliye ödeyerek içine girmek anlamsızdır.

Çizgi roman müzesi ve diğerleri

Bu branştaki geleneğinden dolayı dünyanın ilk ve muhtemelen en iyi çizgi roman müzesi Brüksel’dedir. ‘Tenten’in yaratıcısı Herge’nin orijinal planşlarından diğer aksesuvar, tıpkıbasım ve desenlere kadar çok zengin bir koleksiyona sahip olan bu müzeyi mutlaka görmek gerekir. ‘Modern Sanatlar’, ‘Kraliyet’, ‘Müzik Aletleri’, ‘Kukla’ ve şehrin yaklaşık yirmi kilometre uzağındaki Tervueren ‘Afrika’ müzeleri de kendi dallarında Yaşlı Kıta’nın ünlü sergi alanları arasında yer alırlar. Ayrıca Brüksel’de çok sayıda sanat galerisi bulunur.

nasıl gidilir

THY ve SN Brussels Havayolları İstanbul’dan Brüksel’e her gün direkt olarak uçuyor. Yaz sezonunda bazı günler THY uçuşları ikiye çıkıyor. Aynı sezon boyunca değişik ‘charter’ firmalarıyla da seyahat etmek mümkün. Fakat bütün durumlarda önceden yer ayırtmakta fayda var, çünkü İstanbul Brüksel arasında her zaman yoğun bir yolcu trafiği yaşanıyor. Bilet fiyatları vergiler hariç sekiz günlük nisan sonuna kadar gidiş-dönüş 250 dolar civarında.

nerede yenir

Gerek Belçikalılar’ın boğazına düşkün olmasından, gerekse şehrin çokuluslu kozmopolit yapısından ötürü Brüksel Tokyo’dan sonra dünyada kişi başına en çok lokantanın düştüğü şehirdir. Brüksel’in en ‘klasik’ mönüsünün, yanında mutlaka çift porsiyon patates kızartmasıyla koca midye haşlamasının olduğu varsayılsa da, başta Fransız mutfağının belki Fransa’dan bile daha iyi örnekleriyle, her ulustan ve her bütçeye göre mükemmel lokantalar sonsuzdur. ‘Comme Chez Soi’ veya ‘La Villa Lorraine’ gibi hem dünyanın en ünlü lokantalarından olan, hem de müthiş ‘kazıkasyon’ hesaplar sunan ‘istisnai’ (!) yerleri bir kenara bırakırsak, ‘geleneksel’ bir mutfak için, şehir merkezinde, yukarıda saymış olduğum mekanlara gidilebilir.

Bunların haricinde, öteki yerler saymakla bitmez. Örnek olarak, şu an ‘moda’ olmayı sürdürenler arasında, ‘Bonsoir Clara’, ‘La Quincaillerie’, ‘Rosa’, ‘Le Toucan’, ‘Belgian Quen’, ‘Rick’s’ gibi tabelalar zikredilebilir ama bu liste hiçbir şekilde bağlayıcı addedilmemelidir.

Bu arada, başta ‘pralin’ türü olmak üzere Belçika binbir çeşit çikolatanın ‘anavatanıdır’ ve Brüksel’in her köşesinde, hallicesinden ‘ekstra ekstra’sına, çikolata imal eden dükkan ve işletmelerden geçilmez. Öte yandan, Çek Cumhuriyeti’nden sonra yine kişi başına en çok ‘arpa suyu’ tüketen Belçika yüzü aşkın çeşidiyle ‘bira cenneti’ addedilse de hemen her yerde en iyi cins şarapları içebilmek mümkündür.

nerede kalınır

Tek cevap, hemen her yerde! Fakat keseye güvenmek ve bilhassa da önceden rezervasyon yaptırtmış olmak kaydıyla... Şehrin ‘uluslararası vokasyonu’ndan dolayı, pek çok konaklama yerine ve genelde odaların fahiş fiyatına rağmen damdan düşer gibi otel bulabilmek hemen hemen imkansızdır.

YILLIK ORTALAMA HAVA SICAKLIKLARI

Ocak 3

Şubat 3

Mart 6

Nisan 9

Mayıs 13

Haziran 16

Temmuz 17

Ağustos 17

Eylül 14

Ekim 11

Kasım 6

Aralık 3

Kaynak:

GezginGezgin
Rüzgar uğultusundan başka hiçbir sesin olmadığı yer: Kayaköy
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en gizemli yapıları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İngiltere’nin sessiz gölü: Ullswater
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Türkiye'de ilginç bir yer: ‘Kırmızı periler diyarı’
GezginGezgin
Avrupa'da masal kasabası: Hallstatt!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Bu ülkeleri gezmek için ne vize ne de pasaporta gerek var