Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Brezilya'ya gitmek zorunda kalan transeksüel Öykü: 30 yıl geçse de mutlaka döneceğim

Bursa’daki Gökkuşağı LGBTT Derneği’nin Başkanı olan Öykü Evren Özen, neden Türkiye’yi terk edip Brezilya’ya yerleşmek zorunda kaldığını anlattı.

Türkiye Özen’i, yeşil kart ile başaramayıncı, bankadan kredi çekerek gerçekleştirdiği cinsiyet değişimi sonrası 2007’de evlendiğinde tanımıştı. Daha sonra kurduğu çete ile travesti ve transseksüellere zorla fuhuş yaptırdığı iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklandığı haberlerini okuduk. Tahliyesinin ardından 30 Mart seçimlerinde CHP Bursa merkez Osmangazi İlçesi Belediye Meclisi Üyeliğine aday oldu ancak seçilemedi. Fuhuş için çıkar amaçlı örgüt kurmak ve zorla fuhuş yaptırmak suçlamasıyla yargılandığı davada çarptırıldığı 35 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanınca ortadan kayboldu. Nihayet dün, sosyal medyada Rio de Janeiro’dan yer bildirimi yaparak bir mesaj yayınladı. “Seçim yapmam gerekiyordu. Ya bu ülkeden gidecektim ya da tutuklanıp hak arayacaktım. Ne yazık ki ülkemde artık adalet kalmadığı için tekrar dönmek üzere ülkemi terk ediyorum. Travesti ve transseksüelleri fuhşa iten de bu toplum ve bu devlet. Bu ülke insanlara hayatta durma şansı vermiyor. Adaletin olduğu bir Türkiye, insan haklarının ve ayrımcılığın olmadığı bir Türkiye diliyorum” diyordu. Özen sorularımı, bir aydan uzun zamandır, bir arkadaşının evinde kaldığı Rio de Janerio’da, yine sosyal medya üzerinden yanıtladı.

Özen, CHP Bursa merkez Osmangazi İlçesi Belediye Meclisi Üyeliğine aday olmuştu

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURDUM

Yargıtay’ın kararından sonra sizin için iç hukukta kalan yol, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullanmak. Bunu yapacak mısınız?

- Yargıtay’ın dosyamı okumadan incelemeden karar verdiğinden eminim. Artık olmayan bir mahkemenin kararı da tartışılır. Yargılandığım yerel mahkemede dinlenmedik bile. Direkt suçlu görüldük. Yargıtay 9.Ceza dairesi Yargıtay savcısının usulden bozma talebini bile uygun görmedi. Hukuksuzluklar nedeniyle avukatım Nalan Bener Anayasa Mahkemesine ve Yargıtay Savcılığına başvuruda bulundu. Şimdi sonucu bekliycez. Ama umutluyum tabi ki.
Buradan da sonuç alamazsanız hukuk mücadelenizi nasıl sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
- Eğer bu kurumlardan da sonuç alamazsam AİHM’e başvuruda bulunacağım ve uluslararası alanda hak mücadeleme ve aktivizme devam edeceğim. Ne yazık ki özellikle ötekileştirilen kişilerin hak mücadelesi daha zordur. Görmezden gelinirsiniz, aşağılanırsınız…

ÜZERİME ATILABİLECEK EN İYİ İFTİRA FUHUŞTU

Masumiyetinizi savunurken, hakkınızda verilen 35 yılı nasıl izah ediyorsunuz?
- 20 Mart 2006 tarihinde Türkiye de ilk kez Travestileri, Transeksüelleri, Gey’leri, Lezbiyenleri Koruma Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikleri Geliştirme kısa adıyla Bursa GÖKKUŞAĞI LGBTT Derneği’ni 7 arkadaşımla kurduk. Amacımız zor durumda kalan arkadaşlarımıza destek olmak, ergenlik dönemindeki eşcinsel bireylere psikolojik destek olmaktı. Gerçek bir sivil toplum örgütüydü. Doğal olarak derneğe üye olan fuhuş yapan arkadaşlarımız da vardı. Fakat bizi devleti yönetenler her zaman sadece seks işçisi olarak görmek istedi. Herkes haktan hukuktan bahseder fuhuş yapmasınlar der. Fakat ne devlet ne de bu toplum bizlere iş vermemektedir. Bu nedenle eylemler yaptık, yürüdük, avukat tuttuk. Yani hak aradık. Ve bizi yönetenler, beni susturmak istedi. Atılabilecek en iyi iftira fuhuştu ve bizlerin birbirimizle konuşmalarımıza dayanarak bir fezleke hazırladı ahlak büro amirliği. Hatta Kaç İsmail Kaç vakasında olduğu gibi biz savcıya çıkmadan amir kimlerin tutuklanması gerektiğini söyledi. Ve ne kadar manidardır ki, aynı savcı bu amiri daha sonra çıkar amaçlı örgüt kurmaktan sanık yaptı ve aynı mahkemede yargılandık. O da ceza aldı. Daha da ilginci, bu amir “Hakkını helal et Öykü, hakkın geçti bana” dedi ama helal etmedim. Bu dosyada aleyhime ifade veren arkadaşları serbest bıraktılar, “Biz kötü bir şeyini görmedik” diyen travesti arkadaşlarımı da tutukladılar. Fuhuşa sürüklediğimi iddia ettikleri kişiler, halen fuhuş yapmaktalar. Bu devirde değil bir travestiye cılız bir kadına bile kimse zorla fuhuş yaptıramaz. Teknoloji çağındayız. Ülkemizde suçlu üretmek çok kolay ne yazık ki.

2007'de cinsiyet değişimi sonrası evlenmişti


Hukuki mücadelenize yurtdışında devam etmeye nasıl karar verdiniz ve neden gitmek için Brezilya’yı seçtiniz?
- Brezilya benim hayallerimin ülkesi. Yıllardır yaşamak istediğim bir ülke. İyi ki buraya gelmişim, özgür olduğumu hissettim. Couchsurfing (internet üzerinde faaliyet gösteren uluslararası bir misafirperverlik servisi ) sitesinden tanıştığım biri ile bu adımı attım. O benim buradaki en büyük desteğim. Çünkü Türkiye’de kalsaydım tutuklanacaktım ve bu mücadeleyi veremeyecektim.

BREZİLYA'YA KAÇAK GİRDİM

Hakkınızdaki 35 yıl hapis kararıyla yurtdışına çıkmayı nasıl başardınız?
- Önce yasal yoldan (geçerli vizeyle) başka bir ülkeye çıkıp oradan illegal olarak Brezilya’ya geçtim. O sırada hakkımdaki yakalama kararı onaylanmamıştı. Malum seçim telaşı vardı. Ülkeye kaçak girdim. Burada suça karışmadıktan sonra kimse kimseye kimlik sormaz.
Yeni hayata adım attığınızda ilk hissettiğiniz ne oldu?
- Ohhh be dedim… Uçaktan inince özgürlük dedim. Ve şimdi de bu hukuk mücadelesini kazanıp ülkeme döneceğim diyorum.

PORTEKİZCE ÖĞRENMEYE BAŞLADIM

Rio’da nasıl bir hayat kurdunuz ya da kurmayı planlıyorsunuz?
- Arkadaşımda kalıyorum. Biraz öğreneyim küçük bir ev tutuacağım. Portekizce öğrenmeye başladım. Çünkü ilk önce yaşadığım yerin dilini bilmeliyim. Sonra da burada iş kuracağım ve belki de ikinci evliliğimi yaparım. Tabii ki burada da LGBTİ mücadelesine devam edeceğim ve yaşadıklarımı da uluslararası areneya taşıyacağım. Ve hayatımı anlatan kitabımı yazmaya devam edeceğim. Türkiye’den önce yurtdışında yayınlamasını istiyorum.
Dönmek üzere gittiğinizi söylüyorsunuz. Hakkınızdaki karar değişmezse, dönememe ihtimali üzüyor, öfkelendiriyor ya da korkutuyor mu?
- Tabii ki dönmek üzere buradayım. 30 yıl geçse de mutlaka döneceğim ve yine siyasete devam edeceğim ve hak mücadelesine. Yürüdüğüm yolda engebelere, kayalara alışığım ben. Hayır hiç öfkelenmiyorum, çünkü haklı olduğumu biliyorum. Tutuklanırken de yüzümü kapamadım el salladım, çünkü suçsuzdum. Suçlu olmadığım için de susmayacağım hiçbir zaman. Türkiye de adalet sistemi, hukuk çöktü. Yoksa gerçekten adaletli savcılar, hakimler var hala. Devletin yok saydığı bir mahkemenin kararı ile cezalandırıldım. 4.770 yıl istendi hakkımda, akıllıca mı sizce? 300 küsur fuhuş eylemiyle suçlandım. Bu suçta erkekler de var ama hiçbir adam ne sanık, ne tanık ne de mağdurdu. Suçlu olarak sadece ben ve travestiler vardık. Böyle hukuk mu olur?

X